
A – Bütün canlılar ve insan çift (ezvac) yaratılmıştır.
“Her şeyden de çift çift yarattık ki, düşünüp öğüt alasınız.” (Zariyât 52/49. Bir benzeri: Şuarâ 26/7. Ra’d 13/3. Hacc 22/5. Lukman 31/10)
Âyetlerde geçen ‘ezvac’; eş demektir. Ama birbirini tamamlayan, biri olmadan diğerinin tamam olmadığı şekilde bir eş… Tıpkı ayakkabı teki gibi. Ama insanların aslı birdir. Aynı özden, aynı asıldan, aynı cevherdendir.
“Sizi bir tek candan (Âdem’den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini yaratan O’dur…” (A’raf 7/189. Bir benzeri: Nisâ4/1. Zümer 39/6)
Bu âyetlerde çekirdeğini erkek ve kadının oluşturduğu aileyi ortaya çıkaran biyolojik süreç yer alıyor.
-İnsan aile sayesinde artık bir erkek ve kadından yaratılıyor: “Şurası muhakkak ki (rahime) atıldığında nutfeden, erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.” (Necm 53/45-46. Bir benzeri: Kıyâme 75/37-40)
“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık…” (Hucurât 49/13)
b- Üreme ihtiyacı aileyi zorunlu kılıyor
Herkes bilir ki üreme ve karşı cinse ihtiyaç fıtridir (yaratılıştandır). İslâm’a göre bu ihtiyacın de helâl yoldan karşılanması (evlenme ve nikâh ile) dini bir görevdir.
Bu ihtiyaç yeme içmeye, giyinme ve barınmaya benzer. Müslümanım diyen kimse nasıl ki bunları helâlden temin etmesi gerekirse, bu ölçü cinsel ihtiyaç için de geçerlidir.
Bu ihtiyacı helâl yoldan (nikâhla/evlilikle) gidermeyenler, -Allah korusun- İslâm’ın haram kıldığı yollardan giderirler. Bunun da ailelerde, Müslüman toplumda ve hayatta ne kadar yıkımlara, rezilliklere, felâketlere yol açtığı bilinen bir gerçektir.
Kadın-erkek ilişkilerinde her ne kadar Avrupa ülkelerinde alabildiğine serbestlik olsa da, “Rabbim Allah’tır” diyenler bu konuya onlar gibi bakamazlar. İslâm’a uyarak nikâhlanırlar, ev hayatı kurarlar. Böylece iffetlerini, şeref ve namuslarını korurlar, temiz nesiller elde ederler.
c-İslâm’da nikâh ibadettir
Müslüman gençler/bekârlar evliliğe Allah’ın emri, Peygamberin kavliyle (Besmele ile) adım atarlar. Besmele ile başlayan her amel (eylem) de ibadettir.
Her ibadet gibi evlenmek (nikâh) ibadetinin de Peygamberin öğrettiği, ya da çerçevesini çizdiği gibi eda edilmesi gerekir. Buna nikâhı ilan etme, duyurma anlamına delen düğün de dahildir.
Nikâhlanma (evlenme-yuva kurmak) her bekâr Müslüman genç için yapsan da olur, yapmasan da olur anlamında ‘nafile’ değil, vacip anlamında kuvvetli sünnettir. Zira evlenmek yemek içmek gibi zaruri bir ihtiyaçtır. Neden? Çünkü:
1- Allah emrediyor.
“Aranızdaki bekârları… evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.” (Nûr 24/32)
Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
“…Ben kadınlarla evlenirim. Kim ondan yüz çevirirse o benden değildir.” (Buhârî, Nikâh/1 no: 5063. Müslim, Nikâh/5(1041) no: 3403)
2- Cinsel ihtiyacı gayr-i meşru yollardan karşılamak, yani zina Müslümana haramdır.
“Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsrâ 17/32)
3- Eş olma Allah’ın âyetlerindendir.
“Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir (âyetlerindendir). Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (Rûm 30/21)
4-Yeni kulların/insanların dünyaya gelmesi buna bağlı.
“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının…” (Nisâ 4/1)
5-Temiz, sağlıklı, şerefli bir soya (nesle) sahip olmak buna bağlı.
Hatırlayalım; İslâm’ın hedeflerinden biri de insan hayatında beş önemli şeyi korumaktır. Bunlar: Dini korumak. Aklı korumak. Nefsi korumak. Nesli korumak ve Malı korumaktır.
Nesli korumak ancak İslâm’a göre kurulan ve sürdürülen bir evlilikle mümkündür.
6-Baba olmayan erkek, anne olmayan kadın galiba yarımdır, eksiktir, yetim gibidir. Kişi kendini evlilikle, eşiyle tamamlar.
7-Evlilik/nikâh İslâmî hayatı kurar.
Hayatı, yaratılış amacına uygun kurmanın imkanlarından biri de evliliktir, aile veya yuva sahibi olmaktır. Hayatı imana uygun kurmak ve yürütmek de Allah’ın emridir.
Hadis olarak rivâyet edilen bir sözde şöyle deniyor: “Kişi evlendiği zaman dininin yarısını korumuş olur. Diğer yarısı için de Allah’tan korkup-sakınsın.” (Heysemî, Mecme’u’z-Zevâid, no: 7310. Beyhakî, Şuabü’l-îmân, no: 5486, 4/382)
8-Evlilik/nikâh infak etmek imkânıdır.
Kur’an’da imandan sonra en çok emredilen amellerden (ibadetlerden) biri de infaktır. Evlilik infakın en iyi yapıldığı ilk yerdir. Zira kişini eşine/ailesine harcadığı her şey Allah yolunda infaktır.
Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Bir kimsenin harcadığı paraların en değerlisi (birinci sırada olan) aile fertlerine harcadığı paradır.” (Müslim, Zekât/38-39 (994-995) no: 2310-2311)
9-Âdem kıssası bir yönden aileyi işaret ediyor.
Kur’an Âdem’in yaratılıp Cennete konulduktan sonra ona kendi özünden bir eş yaratıldığı, sonra birlikte hata edip dünyaya gönderildikleri, birlikte tevbe edip bağışlandıkları, dünya hayatının onlarla başladığı anlatılıyor.
Kur’an’da Âdem ve eşinin bu şekilde anlatılması; insanların zevc-eş olarak yaratıldığına, evliliğe, aileye ve hayatın böyle kurulacağına işarettir. Bu aynı zamanda “ey iman edenler, siz de Âdem ve onun eşi gibi olan” demektir.
10-Önemli ibadetlerden biri de emâneti korumaktır.
Peygamberimizin dediği gibi eşler ve çocuklar insana Allah’tan birer emânettir. (Müslim. İbni Mâce, Menâsik/84 no: 3074. Ahmed b. Hanbel, 7/376. Ebû Dâvûd, Menâsik/56 no: 1905)
Evlilik olmasa bu emâneti taşıma görevi, yani ibadeti yerine getirilemez ve sevabı kazanılamaz.
d- Düğün gerçeği
Evlenme gibi kişi ve toplum hayatında önemli yeri olan bir faaliyet ve bunu hukuksal ve ahlâkî açıdan duyurma arzusu düğün denilen toplumsal gerçeği doğurmuştur.
Düğünle evlenme insanlık tarihi kadar eskidir. Toplumlara ve yörelere göre farklı düğün şekilleri, farklı evlenme âdetleri olsa da çoğunun ‘eğlenceye’ yönelik olduğu söylenebilir.
Düğünlerde hangi âdetin, geleneğin, uygulamanın, eğlencenin İslâmî ölçülerine uyup uymadığına bakmak gerekir. —◄◄
