Bakanlar Kurulu, azot emisyonlarını azaltmaya yönelik kapsamlı bir plan paketine onay verdi. Önlemlerin büyük bir kısmı daha önce basına sızmıştı. Hükümet, bu planlarla Hollanda’yı “azot çıkmazından” kurtarmayı ve böylece yeni konut inşaatı gibi projelere yeniden izin verilebilmesini hedefliyor.

Planın amacı, 2035 yılına kadar azot emisyonlarını 2019 seviyesine göre ciddi ölçüde azaltmak. Hedefler şu şekilde belirlendi:
Tarım sektöründe emisyonların %42 ila %46 oranında azaltılması,
Ulaşım ve sanayide ise %50 oranında azaltılması.
Böylece şu anda azot izni alamayan büyük inşaat ve altyapı projeleri yeniden hayata geçirilebilecek.
Bu hedefe ulaşabilmek için hükümet, süt sığırcılığı yapan çiftçilerin 2035 yılı itibarıyla hektar başına en fazla 2,6 inek bulundurmasına izin vermeyi planlıyor. Bu da bazı çiftçilerin hayvan sayılarını azaltması anlamına geliyor.
Tarım Bakanı Van Essen düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu:
“Hollanda çok uzun zamandır kilitlenmiş durumda. Bugün anahtarı yeniden çeviriyoruz. Ve ülkemiz bölge bölge yeniden hareketlenmeye başlayacak.”

Doğa koruma bölgelerinde sıkı kurallar
Planın en önemli bölümlerinden biri, yaklaşık 15 doğal alanın (örneğin Veluwe ve Peel bölgeleri) çevresinde 1 kilometrelik düşük azot emisyonu bölgeleri oluşturulmasıdır.
Bunun yanında 85 diğer doğal alanın çevresinde ise 500 metrelik koruma bölgeleri oluşturulacak.
Bu durum, bu bölgelerde faaliyet gösteren çiftçiler için önemli sonuçlar doğurabilir. Pek çok işletme:
faaliyetini sonlandırmak,
başka bir yere taşınmak,
ya da daha çevreci teknolojilere yatırım yapmak zorunda kalacak.

Planın en önemli maddeleri

Tarımda azot emisyonunun %46’ya kadar azaltılması.
Ulaşım ve sanayide %50 emisyon azaltılması.
2035 yılında hektar başına en fazla 2,6 inek.
Yaklaşık 15 doğal alanın çevresinde 1 kilometrelik düşük emisyon bölgesi.
85 doğal alanın çevresinde 500 metrelik düşük emisyon bölgesi.
20 milyar avroluk destek
Hükümet, bu planları uygulayabilmek için

20 milyar avro ek bütçe ayırıyor.

Bu paranın büyük bölümü, çiftçilerin düşük emisyonlu yeni tekniklere geçiş yapabilmesi için kullanılacak.
Bunun yanında 2 milyar avrodan fazlası, kuraklıkla mücadele gibi doğa koruma projelerine ayrılacak.

Zorla kamulaştırma olmayacak

Bakan Van Essen, hükümetin çiftlikleri zorla kamulaştırmayacağını özellikle vurguladı.
Ancak 2035 yılında emisyonlar yeterince düşmezse, ülke genelinde hayvan sayısının azaltılması seçeneğinin masada kalacağını söyledi.
Bakan, bu “son çareye” ihtiyaç duyulmayacağını düşündüğünü belirtti. Şu an önerilen önlemlerin azot emisyonunu yeterince azaltacağına ve doğanın yeniden toparlanmasını sağlayacağına inanıyor.

“Plan ancak bir bütün olarak işe yarar”

Tarım Bakanı’na göre bu önlemler ancak birlikte uygulanırsa başarılı olabilir.
Örneğin çiftçilere getirilen yeni kurallar, ancak devletin maddi ve teknik desteğiyle uygulanabilir.
Ayrıca yeni projelere izin verilebilmesi de doğanın yeterince iyileşmesine bağlı olacak.
Yıl sonunda değerlendirme yapılacak
Hükümet, yıl sonunda alınan önlemlerin etkisini değerlendirecek.
En geç 2027 yılının sonuna kadar, küçük miktarlarda azot salımı yapan projelere yeniden izin verilmesi hedefleniyor.

Siyasi süreç
Teklif önce Temsilciler Meclisi’ne (Tweede Kamer) gönderildi.
Azınlık hükümetinin planı kabul ettirebilmesi için muhalefet partilerinin desteğine ihtiyacı var. Önümüzdeki hafta konunun Meclis’te görüşülmesi bekleniyor.
Daha sonra teklif Senato’nun (Eerste Kamer) onayına sunulacak. Hükümet burada da çoğunluğa sahip değil.

Başbakan Jetten sunum öncesinde şunları söyledi:
“Azot krizi nedeniyle yedi yıldır siyasi bir çıkmaz içindeyiz. Lahey’de gerekli kararların alınmaması yüzünden aslında bütün ülke durmuş durumda ve özellikle çiftçiler büyük bir belirsizlik içinde yaşıyor.”
Jetten ayrıca, şu anda koalisyonu oluşturan D66, VVD ve CDA partilerinin de bu durumun ortaya çıkmasında büyük ölçüde sorumluluğu bulunduğunu kabul etti ve bunun sorunu artık çözme konusunda kendilerine ek motivasyon sağladığını ifade etti.

NOS