
Ülkede gittikçe artan ırkçı eylemler toplumsal bir kaosu da beraberinde getiriyor. Kutuplaşmaların arttığı, insanların birbirinden uzaklaştığı bir suni atmosfer oluşturuluyor. Oy kaygısıyla insanlar arasına ekilen bu ayrılık tohumları meyvesini farklı şekilde vermeye başladı. Son günlerde camilere yollanan tehdit ve üzerinde kan izleri olan mektuplar, bu sürecin bir parçası olarak karşımızda duruyor.
Bu münasebetle IOT Başkanı Zeki Baran, İçişleri Bakanına kamuoyunun endişe ve kaygılarını dile getiren tbir mektup yazdı. Mektupta sorunun çerçevesi çizilirken çözümüne dönük somut adımların atılması yönünde istek ve tavsiyelerde bulundu.
IOT tarafından mektupta şu ifadelere yer verildi:
İçişleri Bakanı
Sayın F. Rijkaart
P.O. Box.MCBZK@minbzk.nl
Sayın Bakan,
Bu hafta çeşitli şehirlerdeki dokuz camiye, üzerinde kan lekeleri olduğu iddia edilen tehdit ve ayrımcı metinler içeren nefret dolu mektuplar gönderildi. Bu iğrenç mektuplar, toplumumuzda büyük bir huzursuzluğa neden oldu. Camiler haklı olarak etkili güvenlik önlemleri alınması çağrısında bulundu. Böyle bir durumda, belediye başkanlarının, polisin ve cami yönetim kurullarının alınacak önlemler konusunda birbirleriyle istişare etmeleri özellikle önemlidir. Tehdit tespit edilen tüm belediyelerdeki belediye başkanlarını cami cemaatleriyle bu tür istişarelerde bulunmaya teşvik edeceğinizi umuyoruz.
Bu tür tehlikeli eylemler, İslam’ın Hollanda için en büyük tehdit olduğunu ısrarla savunan PVV ve BBB gibi aşırı sağ partiler tarafından körükleniyor. Bunu yaparken ırkçı bir dil kullanmaktan ve Nazi propagandasından türetilen görseller yaymaktan çekinmiyorlar. Hollanda hükümetinin ülkemizdeki tüm vatandaşların güvenliğini savunduğunu açıkça belirtmesi bugünlerde özellikle önemlidir.
Saygılarımla,
Zeki Baran
Türkiye Danışma Kurulu Başkanı
NL
Aan de minister van Binnenlandse Zaken
Dhr. F, Rijkaart
Postbus.MCBZK@minbzk.nl
Mijnheer de minister,
Negen moskeeën in verschillende steden hebben deze week haatbrieven ontvangen met dreigende en discriminerende teksten en besmeurd met zogenaamde bloedvlekken. Over deze walgelijke brieven is in onze gemeenschap veel onrust ontstaan. Terecht hebben de moskeeën aangedrongen op effectieve veiligheidsmaatregelen. In een dergelijke situatie is het vooral van belang dat burgemeesters, de politie en moskeebesturen met elkaar in overleg treden over de te nemen maatregelen. Wij hopen dat u erop aandringt dat burgemeesters in alle gemeenten waar sprake is van een dreiging dit overleg met moskeegemeenschappen aangaan.
Gevaarlijke acties als deze worden aangewakkerd door extreemrechtse partijen als de PVV en de BBB, die er onophoudelijk op blijven hameren dat de islam de grootste bedreiging is voor Nederland. Daarbij schromen zij niet racistische taal te gebruiken en meme’s te verspreiden die aan NAZI-propaganda zijn ontleend. Van belang is in deze dagen vooral dat de Nederlandse regering duidelijk maakt dat zij staat voor de veiligheid van alle burgers van ons land.
Met de meeste hoogachting,
Zeki Baran
Voorzitter van Turkse Ispraak Orgaan
