
Rotterdam’ın kalbinde, hepimiz için gurur vesilesi olan TCG Anadolu için bir fuar ve ardından resepsiyon organize ediliyor. Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktayı temsil eden böylesi önemli bir platformda, Hollanda’daki Türk toplumu adına yayın yapan basın kuruluşlarının davet edilmemesi ise kabul edilebilir değildir.
Bu organizasyonu yapanlara açıkça soruyoruz: Hollanda’daki Türk basını neden davet edilmemiştir?
Hollanda Türk Basını Neyi Temsil Eder?
Hollanda Türk basını, yıllardır bu ülkede faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara, temsilciliklere ve resmî makamlara her zaman sağduyulu yaklaşmıştır. Kısıtlı imkânlara rağmen pozitif haber yapmaya, toplumsal birliği öncelemeye, Türkiye ile Hollanda arasındaki köprü görevini sürdürmeye gayret etmiştir.
Ancak bu iyi niyet asla yanlış anlaşılmamalıdır.
Türk basını;
• Davet edilirse gelen,
• Edilmezse susan,
• “Gel” denince gelen, “Git” denince giden bir yapı değildir.
Bizler, burada yaşayan yüz binlerce insanın sesi olma sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluk, davet listelerine göre şekillenmez.
Rotterdam’da Ne Oldu?
Rotterdam’da düzenlenen fuar ve resepsiyona Hollanda’daki Türk medya temsilcileri çağrılmamıştır. Buna karşılık davetli listesinde, hangi kurumu temsil ettiği belirsiz birçok ismin yer aldığı görülmüştür. Sosyal medya paylaşımlarında fotoğraf veren, protokolde boy gösteren fakat kamuoyunda herhangi bir kurumsal karşılığı olmayan kişilerin davet edilmesi, basının dışarıda bırakılması ciddi bir tercihin göstergesidir.
Bu tercihi kim yapmıştır?
Hangi kurum davet listesini hazırlamıştır?
Basını dışarıda bırakma kararı kim tarafından alınmıştır?
Bu soruların cevabı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Basını Dışlamak, Toplumu Dışlamaktır
Basın; sadece haber yapan bir mekanizma değildir. Basın, toplumun hafızasıdır. Basın, kamu adına soran ve sorgulayan bir organdır. Eğer bir organizasyon kamuoyuna açık bir nitelik taşıyorsa, hele ki Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden stratejik bir platform söz konusuysa, o organizasyonda Türk basınının olmaması izah edilemez.
Bu durum, yalnızca bir davet meselesi değildir.
Bu durum, yaklaşım meselesidir.
Şayet maksat yalnızca belirli isimlerin fotoğraf vermesi, sosyal medyada görüntü paylaşması ise, bunun adı temsil değildir. Bunun adı vitrin organizasyonudur.
Doğuş Gazetesi Olarak Beklentimiz
Biz, Doğuş Gazetesi olarak bu tavrı esefle kınıyoruz.
Hollanda’da 28 yıldır yayın yapan bir gazete olarak, hiçbir kurumun arka bahçesi olmadık. Olmayacağız. Destek verdik diye susmayız, davet edilmedik diye geri çekilmeyiz.
Bu organizasyonu yapan yetkililerden açık ve net bir açıklama bekliyoruz:
• Türk basını neden davet edilmedi?
• Davet kriterleri neye göre belirlendi?
• Kurumsal temsiliyeti olmayan isimler hangi sıfatla davet edildi?
Şeffaflık, saygının ilk şartıdır.
Bizler yapıcıyız. Ama edilgen değiliz.
Bizler iyi niyetliyiz. Ama edilgen değiliz.
Bizler destek oluruz. Ama yok sayılmayız.
Türk basını bu toplumun onurudur.
Ve o onur, davet listeleriyle ölçülmez
