
Hollanda Türk Gazeteciler Birliği (HTGB), 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü anlamlı ve duygusal bir programla kutladı.
Meslektaşlarını görevleri başında hayatını kaybeden gazetecilere adayan HTGB, Hollanda’da bir ilke imza atarak bu özel günü “anma” temasıyla gerçekleştirdi.
Resmî kuruluşunu 20 Ekim 2025 tarihinde düzenlenen tanıtım resepsiyonu ile kamuoyuna duyuran HTGB’nin ev sahipliğinde düzenlenen programa; Türkiye Cumhuriyeti Lahey İletişim Müşaviri İsmail Erkam Sula, Hollanda’da aktif olarak görev yapan gazeteciler Yavuz Nufel, Deniz Erkocu, Ergun Kula, Özcan Özbay, Mahmut Eröztürk, Ömer Atıf, Zeynel Abidin Kılıç ile çok sayıda yazar ve davetli katıldı.
Rahatsızlıkları veya yurt dışında olmaları nedeniyle programa katılamayan İlhan Karaçay, Ahmet Kaya, Ali Okşak, Hamit Sürmeneli, Ebubekir Turgut, Ayhan Sucu, Murat Yakar ve Recep Soysal, Burhanettin Carlak ise gönderdikleri mesajlarla 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı.
Program Takdim Konuşmasıyla Başladı
Program, HTGB Başkan Yardımcısı Zeynel Abidin Kılıç’ın açılış ve takdim konuşmasıyla başladı. Kılıç, 10 Ocak 1961’de yürürlüğe giren Basın İş Kanunu’nun gazetecilere önemli mesleki ve sosyal haklar kazandırdığını hatırlatarak, HTGB’nin bu özel günü her yıl düzenli olarak kutlama sorumluluğunu üstlendiğini vurguladı.
Katılamayan Gazetecilerin Mesajları Okundu
HTGB Genel Sekreteri Mahmut Eröztürk, programa katılamayan gazetecilerin gönderdiği mesajları katılımcılarla paylaştı. Mesajlarda, gazetecilerin duyduğu dayanışma duygusu ve birlik vurgusu dikkat çekti.
Başkan Özcan Özbay: “Gazetecilik Giderek Yok Oluyor, Gençlere İhtiyacımız Var”
HTGB Başkanı Özcan Özbay, yaptığı konuşmada gazeteciliğin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekti.
Özbay, mesleğin Hollanda’da giderek azaldığını belirterek şu mesajı verdi:
“Gazetecilik neredeyse nesli tükenen bir meslek haline geldi. Gençlere ihtiyacımız var. Medya kuruluşlarının kapılarını gençlere açması gerekiyor. Bu meslek ancak etik, kalite ve meslek kültürü aktarılırsa ayakta kalabilir.”
Yazılı basının dijitalleşme sürecine de değinen Özbay, dijital medyanın kaçınılmaz olduğunu ancak basılı medyanın taşıdığı kültürel değerin unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Dünyadaki savaş ve çatışmalarda hayatını kaybeden gazetecileri de anan Özbay, konuşmasını “İyi ki varsınız” sözleriyle tamamladı.
İletişim Müşaviri Sula: “Gazeteciliğin Emeğini Yakından Gördüm”
Türkiye Cumhuriyeti Lahey İletişim Müşaviri İsmail Erkam Sula ise gazeteciliğin zorluklarını yakından gözlemlediğini belirterek, HTGB’nin kısa sürede önemli bir yol kat ettiğini söyledi.
Sula, Türkiye Cumhuriyeti kurumları olarak gazetecilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, gençlerin dijital medya ve yeni haber üretim modelleriyle sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.
Hayatını Kaybeden Gazeteciler Beyaz Balonlarla Anıldı
Programın en duygusal anlarından biri, görevleri başında hayatını kaybeden gazeteciler için düzenlenen anma töreni oldu.
HTGB yöneticileri ve üyeleri, ofis önünde beyaz balonları gökyüzüne bırakarak yaşamını yitiren tüm gazetecileri saygı ve rahmetle andı.
Balonlar öncesinde konuşan HTGB Başkanı Özbay, “Bugün özgürlük ve huzur balonlarını, görev şehidi olan meslektaşlarımızın anısına gökyüzüne bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.
İletişim Müşaviri Sula da, anma programının anlamlı olduğunu belirterek hayatını kaybeden gazetecilere Allah’tan rahmet diledi.
Dayanışma ve Sohbetle Sona Erdi
10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü programı, sohbet, karşılıklı fikir alışverişi ve mesleki dayanışma vurgusuyla sona erdi.
HTGB’nin düzenlediği bu etkinlik, Hollanda’daki Türk basın camiasında birlik, vefa ve mesleki farkındalık açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Usta gazeteci ve HTGB Onursal Başkanı İlhan Karaçay anma programına gönderdiği mesajda şunları dile getirdi:
“DEĞERLİ YÖNETİCİ ARKADAŞLARIM, KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM,
Bugün aranızda olmayı yürekten isterdim. Ancak yaşadığım hafif bir sağlık rahatsızlığı ve bu günlerde hayatı zorlaştıran olumsuz hava koşulları nedeniyle ne yazık ki sizlerle aynı salonda bulunamıyorum. Bu durumdan dolayı hepinize içtenlikle özürlerimi sunuyorum.
Bedenen aranızda olamasam da, gönlüm ve düşüncelerim bu salondadır.
Bugün bir araya gelişiniz, benim gözümde sıradan bir buluşma değildir. Bu toplantı, yarım asrı aşan bir eksikliğin giderilmesi ve geç kalmış ama son derece kıymetli bir birlikteliğin hayata geçirilmesidir. Hollanda’daki Türk gazetecilerinin nihayet aynı çatı altında toplanmış olması, mesleğimiz adına tarihi bir adımdır.
Gazetecilik hayatım boyunca pek çok girişime tanıklık ettim. Ne yazık ki yıllarca, başkalarına örgütlenmeyi ve dayanışmayı öğütleyen biz gazeteciler, kendi aramızda bunu başaramadık. İşte bu nedenle, Hollanda Türk Gazeteciler Birliği’nin kurulmuş olmasını son derece anlamlı ve değerli buluyorum.
Şahsımı bu birliğin Onursal Başkanlığına layık görmeniz ise benim için ayrı bir mutluluk ve büyük bir onur kaynağıdır. Bunu, kişisel bir unvan olarak değil; yıllar boyunca verilen emeğin, çekilen zorlukların ve bu mesleğe duyulan sadakatin bir takdiri olarak görüyorum.
10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü, sadece bir kutlama günü değildir. Bu gün, doğru bilginin, ifade özgürlüğünün ve gazetecilik onurunun ne kadar hayati olduğunu yeniden hatırlama günüdür. Özellikle diasporada gazetecilik yapmak, iki kat sorumluluk gerektirir. Çünkü bizler hem yaşadığımız ülkeye hem de köklerimize karşı sorumluyuz.
Bu birliğin değeri de tam burada ortaya çıkmaktadır. Bu çatı, yalnızca haber yapanların değil; meslek ahlakını, etik duruşu ve gazeteciliğin geleceğini korumaya kararlı olanların çatısıdır. Genç kuşaklara bırakabileceğimiz en kıymetli miras da budur.
Bu vesileyle, başta yönetim kurulundaki arkadaşlarım olmak üzere, bu birliğin kurulmasına emek veren herkesi yürekten kutluyor, siz değerli üyelere de bu çatıya sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum.
Daha sağlıklı ve daha güzel günlerde, yine aynı meslek onuru etrafında yüz yüze buluşmak dileğiyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

…

…

…

…

…

