
Hasar raporu konusunu son günlerde çok konuşur olduk. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), hasar raporlarıyla ilgili alkışlanacak bir uygulamaya imza attı. Türkiye’de trafik sigortası uygulamalarında reform niteliği taşıyan yeni dönem 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla başladı. Özellikle trafik sigortasında değer kaybı tazminatı alanında yapılan değişiklikle, hak sahipleri tazminata daha hızlı ve doğrudan ulaşabilecek.
Değer kaybı noktası tamam. Yani araçta oluşacak değer kaybından dolayı çıkan anlaşmazlıklar yeni uygulama ile kontrol altına alınıyor.
Peki, yaralanmalı veya ölümlü kazalarda tazminat konusu ne oluyor? Zaten bu konuda da mahkemeye yansıya tonlarca hasar dosyası var. Bu dosyaların birçoğu, sigorta şirketlerinden haksız kazanç elde etmek isteyenlerin işin içine girmesinden kaynaklanıyor.
Bu haksız kazanç sorunu diğer ülkelerde nasıl çözülmüş?
Konuyu Hollanda’da 30 yıldır hasar süreçleriyle ilgilenen Ethem Emre ile konuştuk. Ethem Emre, aslen Trabzonlu… Hollanda’ya ailesiyle birlikte 10 yaşında gitmiş. Bize sigortamnews’in LinkedIn hesabından ulaştı.
Hasar Uzmanı Ethem Emre, “Hollanda’da polis tutanakları Stichting PV isimli kurumda toplanır. Bu kuruma üye olan kuruluşlar harç bedeli karşılığında bu raporları ister ve alır” diyor.
Emre, “Hollanda’da yaralanmalı veya ciddi maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğinde, polis olay yerine gelerek resmi bir kaza raporu veya tutanak (proces-verbaal ya da kısaca pv) hazırlar. Ancak polis bu tutanakları doğrudan kazaya karışan taraflara veya sigorta şirketlerine göndermez. İşte Stichting PV isimli vakıf tam bu noktada devreye girer. Polis, hazırladığı tüm trafik kazası raporlarını bu vakfın veri tabanına aktarır” dedi.
Stichting PV bizim Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) gibi bir kurum
Hollanda’da sahte rapor düzenlenmesinin önüne Stichting PV üzerinden geçildiğini vurgulayan Emre, “Ayrıca bedensel hasarların düzenli ve adil uygulanması için Hollanda Sigortalar Birliği, De Letselschade Raad isimli bir yapı kurdu. Buradan onay almayan kurumlar, avukatlar veya hasar organizasyonları, sigortalılar tarafından ciddiye alınmıyor” diyor.
Emre ayrıca Hollanda yasalarınca mağdurun aldığı avukat, uzman, sağlık ve diğer hizmetlerin mağdur adına sigorta şirketi tarafından hizmet verenlere ödendiğini de belirtiyor. Bu durum mağdurun alacağı tazminatı etkilemiyormuş.
Mağdurun alacağı tazminat, sözleşme imzalanınca direkt kendisine ve hizmet verenlerin alacakları da direk onlara ödeniyor.
Hollanda’da kaza davalarının yüzde 98’nin mahkemeye yansımadan çözüldüğüne dikkat çeken Emre, “Mahkemeye giden davalar en fazla 2-3 yıl sürer. Mahkeme sürecinde mağdura avanslar ödenir. Ödenen tazminatlar vergiye tabi değildir. Sigorta şirketi dosya kapanınca mağdura anket soruları gönderir ve memnuniyeti sorulur. Varsa şikâyetleri kayda alınır. Bir diğer önemli nokta da Hollanda’da hafifi bedensel hasarlarda uyuşmazlıkların yüzde 55’i sigorta şirketi ile sigortalı arasında aracısız çözülüyor olmasıdır” diyor.
Emre, bizde kasko poliçelerinde bulunan hukuksal korumanın Hollanda’da zorunlu sigorta poliçelerinde isteğe bağlı sunulduğunu ve bunu alan sigortalıların yaşanacak hukuki riskleri de sigorta şirketine devrettiğini belirtti.
Emre’ye Türkiye’de büyük şikâyet konusu olan kazazedelerin aranmasını da sorduk. Hollanda’da kişisel verilerin korunmasının çok titizlikle takip edildiğini söyleyen Emre’den, “Bu kuralı çiğneyenler ağır tazminat cezası alıyor. Ancak sigortalının aracısı olan acente, yine sigortalıdan izin alarak hasar takibi işini bir başkasına aktarabilir” cevabını aldık.
Zaten bizde de SEDDK’nın 1 Temmuz’da başlattığı uygulama bu sıkıntıyı da ortadan kaldırıyor.
Emre, Hollanda’da kaza mağdurlarına devlet tarafından manevi destek hizmetleri verildiğini de sözlerine ekledi. Emre, Türkiye’de bu konularla ilgili yetkililerle görüşebileceğini ve Hollanda’daki sistemi anlatabileceğini de vurguladı.
Sigortamnews.com
