
Hollanda’da göç ve çalışma hayatına dair son düzenlemeler, ülkede yerleşik düzen kurmaya çalışan göçmenler için hem bürokratik hem de ekonomik zorlukları beraberinde getiriyor. Göç ve Vatandaşlık Dairesi (IND) üzerindeki iş yükü rekor seviyeye ulaşırken, yüksek nitelikli göçmenlerin en büyük motivasyon kaynağı olan vergi avantajlarında da kesintiye gidildi.
IND’de “18 Ay” Çıkmazı: Aile Birleşimleri Sekteye Uğruyor
Hollanda Göç ve Vatandaşlık Dairesi (IND), son yılların en büyük başvuru yoğunluğuyla karşı karşıya. Kurumdan yapılan son açıklamalara göre, özellikle iltica ve aile birleşimi dosyalarında karar verme süreleri yasal sınırları zorlayarak birçok vakada 18 aya kadar uzatıldı.
Bu durum, eşlerini veya çocuklarını Hollanda’ya getirmek isteyen Türk vatandaşları için uzun ve belirsiz bir bekleyiş süreci anlamına geliyor. Uzmanlar, personel yetersizliği ve artan başvuru sayısının IND sistemini kilitlenme noktasına getirdiğini, bu durumun sosyal entegrasyonu da olumsuz etkilediğini vurguluyor.
Yüksek Nitelikli Göçmenlere “Yüzde 30” Darbesi
Hollanda’nın kalifiye iş gücünü ülkeye çekmek için uyguladığı en önemli teşviklerden biri olan “%30 Vergi İndirimi” (30% Ruling) kuralında kademeli azalma süreci devam ediyor. Hollanda hükümetinin tasarruf tedbirleri kapsamında hayata geçirdiği yeni model, 2025 yılı itibarıyla etkilerini daha sert hissettirmeye başladı.
Tavan Sınır Belirlendi: 2025 yılı verilerine göre, bu avantajdan yararlanılabilecek maksimum brüt maaş tutarı (Balkenende Normu ile uyumlu olarak) yaklaşık 73.800 Euro olarak sınırlandırıldı. Bu tutarın üzerindeki kazançlar için vergi indirimi uygulanmayacak.
Kademeli Azalış: Hatırlanacağı üzere, beş yıllık yararlanma süresinin ilk 20 ayında %30, sonraki 20 ayında %20 ve son 20 ayında %10 indirim uygulanmasını öngören “20-20-20” kuralı, yeni gelenlerin net gelirlerinde ciddi bir düşüşe neden oluyor.
“Hollanda Artık Daha Pahalı ve Daha Yavaş”
Göçmen hakları savunucuları ve insan kaynakları uzmanları, bu iki gelişmenin Hollanda’nın “cazip ülke” imajını zedelediği görüşünde. Hem oturum süreçlerindeki yavaşlık hem de yaşam maliyetlerinin artmasıyla birleşen vergi kesintileri, özellikle teknoloji ve mühendislik alanındaki Türk profesyonellerin rotasını başka ülkelere kırmasına neden olabilir.
…
Hollanda’da Türk Vatandaşları İçin Kritik Eşik: Süresiz Oturumda ‘Uyum Sınavı’ Dönemi Başlıyor mu?
Hollanda hükümetinin göç ve uyum politikalarında yapmayı planladığı köklü değişiklikler, ülkede yaşayan binlerce Türk vatandaşını yakından ilgilendiren yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Yıllardır Ankara Anlaşması ve ek protokoller sayesinde “zorunlu uyum sınavından” (Inburgering) muaf tutulan Türk vatandaşları için yolun sonuna geliniyor olabilir.
Ankara Anlaşması Kalkanı Zayıflıyor mu?
Mevcut yasal düzenlemelere göre, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasındaki Ortaklık Konseyi Kararları (Ankara Anlaşması), Türk vatandaşlarına “kötüleştirmeme yasağı” (Standstill) ilkesi uyarınca özel haklar tanıyordu. Bu sayede Türkler, diğer ülke vatandaşlarının aksine süresiz oturum izni veya vatandaşlık başvurularında ağır dil ve uyum şartlarından muaf tutulabiliyordu. Ancak, Hollanda hükümetinin hazırladığı ve 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe sokmayı planladığı yeni düzenleme ile bu muafiyetin kaldırılması hedefleniyor.
Yeni Düzenleme Neleri Kapsıyor?
Taslak aşamasındaki düzenlemeye göre, süresiz oturum iznine başvurmak isteyen Türk vatandaşlarının:
Zorunlu Dil Şartı: Belirlenen seviyede (genellikle B1 veya A2) Hollandaca bildiğini kanıtlaması,
Uyum Sınavı: Hollanda toplumu, kültürü ve iş gücü piyasasına dair sınavları başarıyla tamamlaması gerekecek.
Bazı resmî kaynaklar, hazırlıkların hızlandırıldığını ve bu şartların 2025 yılı bitmeden de yürürlüğe girebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
STK’lar Harekete Geçti: “Kazanılmış Haklar Gasp Edilemez”
Söz konusu düzenleme, Hollanda’daki Türk sivil toplum kuruluşlarını (STK) ve hukukçuları ayağa kaldırdı. Türk toplum temsilcileri, bu adımın Avrupa Adalet Divanı’nın önceki kararlarıyla çeliştiğini ve “kazanılmış hakların ihlali” olduğunu savunuyor.
Yapılan ortak açıklamalarda, konunun yargıya taşınacağı ve gerekirse Avrupa Komisyonu nezdinde girişimlerde bulunulacağı vurgulandı. Hukukçular, Ankara Anlaşması’nın sağladığı korumanın Hollanda iç yasalarından üstün olduğunu hatırlatarak, vatandaşlara başvurularını bu değişiklik resmileşmeden yapmaları yönünde tavsiyelerde bulunuyor.
Uzmanlardan Uyarı: “Süreç Yakından Takip Edilmeli”
Uzmanlar, süresiz oturum alma hakkı yaklaşan Türk vatandaşlarının IND (Göç ve Vatandaşlık Dairesi) açıklamalarını ve yasal duyuruları çok yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle Ocak 2026 öncesindeki bu “geçiş dönemi”, hak kaybı yaşamak istemeyenler için kritik bir öneme sahip.
DRT Haber Merkezi
@pixabay
