
Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ile Amsterdam, Deventer ve Rotterdam Başkonsolosları, Hollanda’daki görev sürelerini tamamlayarak düzenlenen veda resepsiyonunda dostları ve Türk toplumuyla vedalaştı. Büyükelçi Yazgan, diplomasinin teknolojiden çok insan ilişkileri ve duygusal bağlar üzerine kurulu olduğunu vurguladı.
LAHEY – Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ile Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, Deventer Başkonsolosu Büyükelçi Hakkı Emre Yunt ve Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, Hollanda’daki görev sürelerini tamamladı.
Lahey Büyükelçiliği konutunda düzenlenen veda resepsiyonunda, Hollanda’daki Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, diplomatlar, müşavirler, Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, iş insanları ve çok sayıda vatandaş bir araya geldi.
Duygusal anların yaşandığı gecede, görev sürelerini tamamlayan diplomatlar yaptıkları konuşmalarla Hollanda’daki çalışma dönemlerini ve kurdukları dostlukları anlattı.
Yazgan: “Diplomasi insan ilişkileridir”
Veda konuşmasında Hollanda’da görev yapmanın kendisi açısından özel bir anlam taşıdığını belirten Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan, Hollanda’nın doğrudan ve sonuç odaklı çalışma kültürünün kendi diplomasi anlayışıyla büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi.
Diplomaside insan ilişkilerinin önemine dikkat çeken Yazgan, teknolojinin ve özellikle yapay zekânın bilgi toplama, mesaj oluşturma ve analiz süreçlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başlandığını belirterek, diplomasinin asıl fark yaratan unsurunun insan ilişkileri olduğunu vurguladı.
Yazgan, “Diplomasi bir insan ilişkisidir” Diplomacy is human relations”
Diplomatların yalnızca bilgi toplamak ve mesaj iletmekle sınırlı bir görev üstlenmediğini belirten Yazgan, farklı toplumlar ve kurumlar arasında ortak noktalar oluşturmanın da diplomasinin temel görevlerinden biri olduğunu söyledi.
Türk toplumu ile Hollanda toplumu ve iki ülke arasındaki ilişkilerde diplomatların önemli bir kesişim noktası olduğunu ifade eden Yazgan, Türk ve Hollandalı meslektaşlarıyla birlikte çalışmanın kendileri için büyük bir şans olduğunu dile getirdi.
“Ortak noktamız Türkiye ve Hollanda’nın geleceğinin parlak olması”
Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin geleceğine de değinen Yazgan, iki ülke halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşamasının ortak hedef olduğunu belirtti.
Yazgan, “Ortak noktamız Türkiye ve Hollanda’nın geleceğinin parlak olması. Ortak noktamız Türk ve Hollanda milletlerinin dünyada huzur, barış, refah içinde etkileşerek yaşaması. Ortak noktamız çocuklarımıza kendi değerlerimizin daha iyi aktarılabildiği, onların da geleceğe daha güvenle bakabildiği bir ortam kurmak” dedi.
Devlette devamlılığın esas olduğunu vurgulayan Yazgan, kendilerinden sonra göreve gelecek diplomatların da aynı anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini ifade ederek Türk toplumundan destek ve iş birliğinin devam etmesini istedi.
“Biz devlette devamlılık esastır. Herkes bir taş, bir tuğla koyarak devam eder. Biz de bugüne kadar bunu yaptık. Bizden sonra gelenler de bunu yapmaya devam edecekler” diyen Yazgan, büyükelçi ve başkonsolosların görevlerini tek başlarına yürütmediklerini, devletin farklı kurumları ve temsilcileriyle birlikte çalıştıklarını kaydetti.
Yunt: “Artık Ankara’ya dönüp emekli olma vakti”
Deventer Başkonsolosu Büyükelçi Hakkı Emre Yunt ise Hollanda’daki görevinin meslek hayatının son dönemine denk geldiğini belirterek, kendisine bu ülkede görev yapma fırsatı veren Dışişleri Bakanlığına teşekkür etti.
Görev süresince Türk toplumunu yakından tanıdığını ve yeni dostluklar edindiğini ifade eden Yunt, Hollanda’ya ve ülkede tanıştığı dostlarına veda ederken duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yunt, “Sizleri tanıdım, güzel Hollanda’yı gördüm. Yeni dostluklar, yeni arkadaşlıklar geliştirdim. Şimdi de artık Ankara’ya dönüp bir müddet sonra da emekli olma vakti geldi” dedi.
Yunt, resepsiyona katılan davetlilere teşekkür ederek kurulan dostlukların görev sonrasında da devam etmesi temennisinde bulundu.
Ersoy: “Çok daha büyük bir çevreyle beraber olduk”
Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy da yaklaşık dört yıllık Hollanda görev süresinin kendisi için önemli bir deneyim olduğunu söyledi.
Büyükelçi Yazgan ile yaklaşık bir yıl çalışma fırsatı bulduğunu belirten Ersoy, daha önce Büyükelçi Selçuk Ünal ile de çalıştığını ve bu süreçte önemli tecrübeler edindiğini ifade etti.
Hollanda’da toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelme fırsatı bulduklarını anlatan Ersoy, görev döneminin özellikle toplumla kurulan bağlar açısından unutulmaz olduğunu söyledi.
Ersoy, “Ben küçük bir aileden geliyorum, bir evin bir çocuğuyum ama bu kadar çok tanıdığımız arkadaşımız, dostumuz önceki tayinlerimizde bile yoktu. Burada çok daha büyük bir çevreyle beraber olduk. Bundan büyük memnuniyet duydum” ifadelerini kullandı.
Görevleri boyunca vatandaşların ihtiyaç ve beklentilerini karşılamak için çalıştıklarını belirten Ersoy; iş dünyası, sanatçılar, öğrenciler, gençler ve kadınlarla gerçekleştirilen etkinliklerin kendileri için ayrı bir önem taşıdığını dile getirdi.
Ersoy, Hollanda’da atılan temellerin bundan sonra görev yapacak diplomatlar tarafından daha da ileriye taşınacağına inandığını söyledi.
Kısacık: “İnşallah güzel anılar bırakmışızdır”
Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık da veda konuşmasında görev süresi boyunca Türk toplumuyla birlikte çalışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Kendilerine verilen desteğin önemine dikkat çeken Kısacık, görev döneminde hayata geçirmek istedikleri çalışmaların en azından bir bölümünü gerçekleştirmiş olmayı umduğunu söyledi.
Görev süresince temelleri atılan çalışmaların, görevi devralacak yeni diplomatlarla birlikte daha da geliştirilmesini ve ileriye taşınmasını temenni eden Kısacık, Türk toplumuna teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Davetlilerle tek tek vedalaştılar
Konuşmaların ardından resepsiyon daha samimi ve duygusal bir atmosferde devam etti.
Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan ile Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, Deventer Başkonsolosu Büyükelçi Hakkı Emre Yunt ve Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, geceye katılan davetlilerle tek tek sohbet ederek vedalaştı.
Uzun yıllar Hollanda’da görev yapan diplomatlar, vatandaşların ve dostlarının iyi dilekleri eşliğinde görev dönemlerini tamamlamanın hüznünü ve geride bıraktıkları güzel anıların mutluluğunu birlikte yaşadı.
Veda resepsiyonu, Türkiye ile Hollanda arasındaki dostluk ve iş birliğinin yanı sıra, görev süresince kurulan insani bağların diplomasinin en kalıcı miraslarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
