
Hasene uluslararası insani yardım kuruluşu Türk Kızılayı ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen İyilik Ödülleri kapsamında “Yılın Uluslararası Bağışçısı” ödülü aldı. Hasene, böylece dünyanın farklı coğrafyalarında yürüttüğü insani yardım faaliyetleriyle önemli bir başarıya daha imza atmış oldu.
Afet yardımlarından yetim destek programlarına, su kuyularından Kurban organizasyonlarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Hasene, yıllardır sürdürdüğü çalışmaların karşılığını Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türk Kızılay Başkanı Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz ‘dan aldı.
Altaş: “Ödül Bağışçılarımıza Verildi”
Kurum adına ödülü alan Hasene Başkanı Bekir Altaş, ödülün yalnızca kuruma değil, dünyanın dört bir yanında iyilik için destek veren gönüllü ve bağışçılara ait olduğunu söyledi.
Altaş, “Bu ödül, bir yetimin yüzündeki tebessüme vesile olan, bir su kuyusuna katkı sunan, bir kurban hissesini ihtiyaç sahiplerine ulaştıran milyonlarca hayır sahibinin ödülüdür” ifadelerini kullandı.
https://www.facebook.com/reel/1410167661133138/?mibextid=rS40aB7S9Ucbxw6v
Avrupa’daki Dayanışma Kültüründen Doğan Bir Kurum
Hasene’nin hikâyesi, Avrupa’ya işçi olarak giden Türklerin oluşturduğu dayanışma ağlarına kadar uzanıyor. Özellikle 1960’lı yıllardan itibaren Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine yerleşen Türkler, camileri yalnızca ibadet mekânı değil aynı zamanda sosyal dayanışma merkezleri olarak kullandı.
Cenazelerin memlekete gönderilmesinden sosyal yardımlaşmaya kadar birçok ihtiyacın karşılandığı bu yapılar, zamanla daha kurumsal yardım organizasyonlarının temelini oluşturdu.
1990’lı yıllarda Bosna-Hersek’te yaşanan savaş ve soykırım ile Kafkasya ve diğer bölgelerde ortaya çıkan insani krizler, Avrupa’daki Türk ve Müslüman toplumların yardım faaliyetlerini daha da güçlendirdi. Bu süreçte ortaya çıkan ihtiyaçlar, Hasene’nin kurumsal bir yardım kuruluşu olarak şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.

“Hasene, Yokluğu Tanımış İnsanların Kurduğu Bir Dayanışma Ağıdır”
Hasene’yi farklı kılan yönün, kurucularının ve destekçilerinin hayat tecrübelerinde saklı olduğunu belirten Bekir Altaş, kurumun temelinde güçlü bir empati duygusunun bulunduğunu ifade etti.
“Hasene, yokluğu ve zorluğu yakından tanımış insanların kurduğu bir kurumdur” diyen Altaş, bugün yardım faaliyetlerine destek verenlerin önemli bir kısmının geçmişte ekonomik sıkıntılar yaşamış ailelerin çocukları ve torunları olduğunu vurguladı.
Bu nedenle Hasene’de yardım edenlerle yardım alanlar arasında yalnızca maddi bir bağ değil, ortak bir insanlık tecrübesinin bulunduğuna dikkat çekildi.
Yardımın Ötesinde Kalıcı Çözümler
Hasene’nin faaliyetleri yalnızca acil yardım ulaştırmakla sınırlı değil. Kurum, ihtiyaçların ortaya çıkmasına neden olan şartların ortadan kaldırılmasına da katkı sunmayı hedefliyor.
Afrika’da açılan su kuyuları, yetim destek projeleri ve afet bölgelerindeki yeniden inşa çalışmaları bu anlayışın somut örnekleri arasında yer alıyor.
Bekir Altaş, “Bir bölgede su kuyusu açarken sadece su ulaştırmıyoruz; insanların onurlu bir yaşam sürmesine katkı sunmaya çalışıyoruz. Bir yetime destek verirken sadece maddi yardım sağlamıyor, geleceğini inşa edebilmesine imkân oluşturuyoruz” dedi.
Hasene, insani yardımı kısa vadeli bir destekten ziyade insanların kendi ayakları üzerinde durabilmelerine katkı sağlayan bir kalkınma ve dayanışma modeli olarak görüyor.
İyilik Sınır Tanımıyor
Bugün Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar çok geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Hasene, yardım çalışmalarında milliyet, dil, etnik köken veya inanç ayrımı gözetmiyor.
Kuruluşun temel yaklaşımı, ihtiyaç nerede varsa orada bulunmak ve insanı merkeze alan bir yardım anlayışını hayata geçirmek.
Bu uluslararası perspektifin, Avrupa’da yaşayan Türk ve Müslüman toplumların farklı kültürleri tanıma tecrübesinden beslendiği belirtiliyor. Böylece yerel dayanışma kültürü zamanla küresel bir iyilik hareketine dönüşmüş durumda.
Ödülün Sahipleri Bağışçılar ve Gönüllüler
Hasene yönetimi, alınan ödülün en büyük sahiplerinin bağışçılar olduğunu vurguluyor. Kurban bağışlayan, yetimlere destek olan, afet kampanyalarına katkı sunan ve dünyanın farklı bölgelerindeki yardım çalışmalarına omuz veren milyonlarca hayırsever, ödülün gerçek muhatabı olarak gösteriliyor.
Bekir Altaş, “Bu ödülü Hasene adına değil, yıllardır bize güvenen ve iyilik yolculuğunda bizimle yürüyen bütün bağışçılarımız adına kabul ediyoruz” dedi.
Yarım asrı aşan dayanışma kültüründen beslenen Hasene, aldığı bu ödülle birlikte dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine ulaşma hedefini sürdürmeye hazırlanıyor. Kurum, gönüllüleri ve bağışçılarıyla birlikte gelecekte de “iyiliğin sesi” olmayı hedefliyor.

