
Duvarlara çizilen gamalı haçlar ve ırkçı sloganlar, nefret mektupları ve saldırılar… Kısa süre içinde yaşanan çok sayıda olayın ardından İslami sivil toplum kuruluşları camilerin güvenliği konusunda ciddi endişeler taşıyor. Kuruluşlar, Müslümanlar için ortamın giderek daha olumsuz hale geldiğini söylüyor.
Hollanda Müslümanlar ve Hükümet İletişim Kurulu (CMO), camilere yönelik vandalizm ve şiddet olayları için bir ihbar hattı kuruyor. Ayrıca örgüt, İslami ibadethanelerin korunması için hükümetten mali destek verilmesini talep ediyor.
Gamalı Haçlar
Geçtiğimiz hafta sonu Lahey’deki Noeroel Islam Camii saldırının hedefi oldu. Binanın duvarlarına gamalı haçlar çizildi ve ırkçı sloganlar yazıldı.
Camiler çevresinde vandalizm ve gözdağı verme olayları yıllardır zaman zaman yaşanıyor. Olaylar merkezi olarak kayıt altına alınmasa da CMO ve Hollanda İslam Vakfı’na göre son yıllarda camiler daha sık hedef haline geliyor.
CMO Başkanı Muhsin Köktaş, bunu siyasi iklimin sertleşmesine bağlıyor. Ona göre Müslümanlara yönelik nefret artık daha açık şekilde dile getiriliyor ve bu durum internette de görülüyor.
“Hollanda’da bir milyondan fazla Müslüman var. Her toplumda kötü niyetli kişiler bulunabilir. Ancak birkaç kişinin davranışı sanki 1,2 milyon Müslümanın tamamını temsil ediyormuş gibi gösteriliyor.”
Olayların Kayıt Altına Alınması İsteniyor
Kuruluşlar, camilere yönelik olayların merkezi bir sistemde kayıt altına alınmasını istiyor. Böylece camilerin ne sıklıkla hedef alındığı net şekilde ortaya konabilecek.
Onlara göre bu olayların Müslüman toplum üzerinde ciddi etkileri bulunuyor.
Örneğin Rotterdam’da mayıs ayının sonunda Mevlana Camii’ne taş atılmıştı. Cami çevresindeki birçok kişi, siyasetin Müslümanlara yönelik olumsuz görüşleri körüklediğini düşünüyor.
Bir vatandaş durumu şu sözlerle ifade etti: “Ortaya çıkan toplumsal atmosferden gerçekten endişe duyuyorum.”
Rotterdam Belediye Başkanı: Sorun Gerçek
Rotterdam Belediye Başkanı Carola Schouten da Müslümanlar için ortamın kötüleştiğini düşünüyor: “Şehrimizde Müslümanlara yönelik ayrımcılık için bir ihbar hattımız var. Buraya yapılan bildirimlerde artış görüyoruz. Bu da bunun gerçek ve ciddi bir sorun olduğunu gösteriyor.”
Mevlana Camii yönetimine göre, taşlı saldırı sonrasında polis ancak iki saat sonra ve birkaç kez arandıktan sonra olay yerine geldi.
Schouten bu konuda: “Bunun farklı şekilde ele alınması gerekirdi; bunu hemen söyledik.”
Bakanlık: Ek Bütçe Gündemde Değil
CMO’nun ihbar hattı gelecek ay faaliyete başlayacak.
Başkan Muhsin Köktaş, hükümetten daha fazla adım atılmasını da istiyor. Hükümet, artan antisemitizm nedeniyle sinagogların güvenliği için bütçe ayırıyor.
Köktaş şöyle diyor: “Hükümetin Yahudi kurumlarına karşı hassasiyet göstermesini anlıyorum. Herkes korunmalı. Buna biz de dahiliz. Eşit muamele görmek istiyoruz ama bunu göremiyoruz.”
Ancak İçişleri Bakanlığı, Nieuwsuur’a yaptığı açıklamada camilerin korunması için özel bir finansman sağlanmasının “şu anda gündemde olmadığını” belirtti.
Bakanlık sözcüsüne göre: “Kuruluşlara ek güvenlik önlemleri sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin kararlar, kurumun kimliğine göre değil, güncel tehdit bilgileri ve risk değerlendirmeleri temelinde alınır. Bu ilke tüm dini topluluklar için eşit şekilde geçerlidir. Ek önlemlerin alınmasından sorumlu olan makam yerel yetkililerdir.”
