
Ölüm şah damarımızdan daha yakın. Buna rağmen hayatın meşgalesi, keşmekeşi bize bu gerçeği zaman zaman unutturuyor. Bu gerçeği bize hatırlatmak ve o acılı anımızda yanımızda olmak amacıyla 40 yılı aşkın bir süredir hizmet sunan Çınar Cenaze Vakfı sorumlusu Feyzi Aksoy ile sizden gelen sorular çerçevesinde hoş bir söyleşi gerçekleştirdik. İlgiyle okuyacağınızı ve istifade edeceğinizi umuyoruz…
Bağışçı olarak yıllık aidatımı ödememe rağmen yeni bir ödeme çeki aldım. Sebebi nedir?
Gönderilen mektupta, “kayıtlarımızda yapmış olduğunuz ödeme gözükmüyor” diye bir ibare yer almakta. Ödemeyi yapmış olabilirsiniz, ancak bağışçı kayıt numarasını yazmadığınızda veya bir açıklama yapmadığınızda, biz o ödemenin kime ait olduğunu göremiyoruz. Bundan dolayı hesaba giren o meblağ, vakfın hesabında umumi olarak bekletiliyor. Bağışçımız bu durumda, bizden hatırlatma mektubu aldığında, ödediğine dair belgeyi bize ulaştırırsa, biz onun adına gelen meblağı kendi adına havale edilmiş olarak kaydederiz. Vakıf, size en geç üç hafta içerisinde işlemin düzeltildiğini mail yoluyla haber verir. Her hatırlatma mektubu için büro ve posta masrafları bağış bedelinin üzerine eklenir.
Aile olarak bağışçı olmamıza rağmen evladımızın isminin kayıt formundan silindiğini gördük. Nedeni nedir?
Hollanda’da, vakıf kuralları gereği çocuklar 18 yaşına geldiğinde bağımsızdırlar. Ama Cenaze Vakfı’nda, 21 yaşına gelinceye kadar aile ile beraberdir. Size gönderilen yıllık mektubun üst tarafında, size kimlerin dâhil olduğu belirtilir. Yani siz Çocuğunuzun ismini görmüyorsanız çocuk artık o sene içerisinde 21 yaşına girecektir ve kendi adına bağışçı olacak demektir. Vakfın 6. maddesinde bu durum şöyle özetlenir: “Çocuklar eğitim hayatına devam ederlerse 21 yaşına kadar, eğitimlerini bırakırlarsa 18 yaşına kadar aileler ile beraberlerdir”. Aileden bağımsız kalan çocuklar ise yıllık aidatın yarısını ödeyerek kendi adına ayrı bağışçı olabiliyorlar. Kasım ayında 21 yaşına giren ve bağışçı olmak isteyen çocuklardan bağış alınmaz.

52 yaşındayım, vakfa üyelik için başvurdum. Benden yüklü bir ön kayıt bedeli istendi. Sebebi nedir?
Biz ona ön kayıt bedeli demeyelim. Vakıf, insanlığın ortak malıdır ve bağışçı olan herkesin orada hakkı vardır. Çınar Cenaze Vakfı bir şirket değildir. Kâr amacı gütmeyen bir yardım kuruluşudur. Kişi veya aile kendi cenaze masrafını karşılamakta zorlanır. Vakıf olmamız hasebiyle herkese eşit ve adil bir şeklide hizmet etmemiz gerekiyor. Bir kişi 20 yaşına girdiğinde vakfımıza bağışçı oldu ve 50 yaşına kadar düzenli olarak ödemelerini yaptı ve vakfa bu süre içerisinde 1500 euroluk katkısı oldu. Bir başka kişi de hastalandı, ölüm aklına düştü ve 50 yaşında Cenaze Vakfı’na bağışçı olmak istedi. 30 yıl boyunca ödemesini yapan bağışçımız ile yeni üye olmak isteyen kişiye adil bir şekilde hizmet sunabilmemiz için aradaki bu farkın ödenmesi lazım. Bundan dolayı bu istenilen bir ön kayıt bedeli değil, eksik kalan yıllarının toplu olarak tanzim edilmesidir. Yani 50 yaşındaki bir kişi, bağışçı olmak istediği zaman 30 yıllık kaybının her yılını 50 euro ile çarparak çıkan sonucu ödeyerek bağışçı statüsüne geçebilir. Bu da 1500 euroluk bir meblağ tutuyor.
Türkiye’ye kesin dönüş yapacağım. Üyeliğimi durdurmak istiyorum. Sizin öneriniz ne olur?
Cenaze fonu bir sigorta şirketi değildir. Yıllık çok cüzi bir bağışla hizmet yürüten İslami bir oluşumdur. Biz kesin dönüş yapan bağışçılarımıza imkânları varsa üyeliklerini durdurmamalarını tavsiye ederiz. Özellikle yurt dışına aile ziyareti çerçevesinde gidip gelecekler olanlar durdurmasınlar, ödemelerini bir şekilde yapsınlar. Ama gidip gelmeyeceklerse durdursunlar. Bu şekilde bazı tatsız durumlarla karşılaşıyoruz. Üyeliğini durdurmuş, evlatlarını ziyaret için gelmiş, Türkiye’den gelirken seyahat sigortası da yaptırmamış olanların vefat sonrası evlatlarına yük olduklarını görüyoruz. Buna meydan vermemek için Hollanda’yı sık sık ziyaret edecek olanlar cenaze vakfına bağışçı olarak kalsınlar ya da sağlam bir seyahat sigortası yaparak yola çıksınlar.
Bir de Türkiye’den yurt dışına çıkarken hizmet aldığınız sağlık kurumuna bunu mutlaka bildirin. Onlar sizin bu bildiriminizden sonra belli bir mablağa kadar sigorta yapıyorlar. Bildirilmediği takdirde SSK yükümlülük almıyor.
Evliliğimiz sona erdi, eski eşim üzerinden kayıtlı idik. Şimdi üyeliğimin devamını nasıl sağlayabilirim.
İnsanlar 25 yaşında bağışçı oldular. Evlendiler, belli bir zaman geçti, 60 yaşına geldi ve birbirlerinden ayrıldılar. Bu boşanmanın hemen bize bildirilmesi gerekiyor. Bunlar yıllarca birlikte bağışçımız olduğu için yaş farkı ödemeden kayıtlarını ayırırız ve ayrılan kişiye yeni bir kayıt numarası verilir, bir bağışçı kartı gönderilir ve yılın bedeli olan meblağı ödeyerek bağışçımız olur. İlave hiçbir ücret talep edilmez. Boşanma sonrası çocukların durumu da çok önemli. Velayet kimin üzerindeyse, çocuk parasını kim alıyorsa ve kimin evinde kalıyorsa onun üzerinde kayıtlı olmalı. Vakfın kuralları son derece açıktır. Lütfen birkaç dakikanızı ayırarak okuyun ve yükümlülüklerinizi öğrenin.
Bağışçılarınıza ve henüz olmayanlara neler söylemek istersiniz?
Bağışçılarımız Ocak ayı içerisinde ödeme çeki alırlar. Şubat sonuna kadar bu ödemelerin gerçekleşmesi gerekir. Bu tarihten sonra ödemeyen bağışçılarımızın durumları sıkıntıya girmekte. Eğer bağışçımız bizlere gecikmeli olarak ödeyeceğini bildirmişse, biz onun bu samimi davranışı karşısında herhangi bir işlem yapmadan bekliyoruz ve onun bir bağışçı olarak haklarını muhafaza ediyoruz. Bazen de bu çağrılarımızı duymazdan gelen ve 30 yıl ödemesine rağmen son yıl ödeme yapmayan birinin cenazesi olduğunda “ben 30 yıl ödemişim, son bir yıl aksatmışım, bana bunu yapamazsınız” diye tepki veriyor. Vakfımız, insanlarımızın bir araya gelerek belli bir bütçe oluşturarak kurdukları, samimiyet üzerine inşa edilmiş bir dayanışma vakfıdır. Siz vakfa karşı olan sorumluluklarınızı yerine getirin ki vakıf da sizin en acılı anlarda yanınızda olsun, yalnız bırakmasın.
Her şey kayıt altına alındığı için bütün değişiklikler yazılı olarak bildirilmelidir. Bazen küçük hesaplar yapılıyor. Biz bunları gördüğümüz de çok üzülüyoruz. Sonuçta biz ölümle uğraşıyoruz. Ölüm anında insanların hâlleri çok değişiyor. Zira bu, her gün yaşanan bir durum değildir.
Biz yılda yaklaşık olarak 150 insanımızın cenazesi ile ilgileniyoruz. Vefat eden şahsa bizler, “anamızdır, babamızdır, bacımızdır, kardeşimizdir, evladımızdır” diye bakıyor, öyle muamele ediyoruz.
Milli Görüş Cenaze Vakfı’nı diğerlerinden ayıran en büyük özellik de budur: O gün o acılı ailenin yanında olabilmek, acısını paylaşabilmek ve varsa bir sorunu, sıkıntısı çözebilmektir. Biz asla bir cenaze firması mantığı ile meseleye bakmadık. “Cenazemi aldım, yıkadım, namazını kıldım, hadi eyvallah” demedik, demeyiz. Arkada kalanların ruh hâlleri, psikolojileri nasıldır, maddî imkânları nelerdir gibi insani bir yaklaşımla durumlarını öğreniyor ve ona göre bir yol haritası çiziyoruz.
Gerekirse imamlarımızı, manevî rehberlerimizi devreye sokuyoruz. Cenaze defin sonrasında “siz bu işi çok doğru ve güzel yapıyorsunuz, Allah sizden razı olsun” diye bir geri dönüşüm aldığımız da çok mutlu oluyoruz.
Henüz herhangi bir cenaze vakfına bağışçı olmayan insanlarımızın da derhal bir cenaze vakfına üye ve bağışçı olmasını isterim. 10 yıldır beni derinden sarsan, üzen, dehşete düşüren, şaşkına döndüren pek çok hadise yaşadım. Bunları kimsenin yaşamaması için bugünden itibaren kaydınızı yaptırın “kimseye yük olmayın, Çınar Cenaze Vakfı’na üye olun” diyorum.
Ölüm ne yaşa ne sağlığa bakıyor, sadece saati sayıyor…

Söyleşi: Zeynel Abidin —◄◄
