Doğukan Ergin’e göre olası yasak, din özgürlüğünü kısıtlıyor
Hollanda’da, yaklaşık 15 yıl aradan sonra bayıltılmadan gerçekleştirilen ritüel kesim yeniden siyasi gündemin konusu oldu. Hayvanların bayıltılmadan kesilmesini yasaklamayı öngören teklif, Hayvanlar İçin Parti (PvdD) tarafından gündeme getirildi. Devlet Bakanı Silvio Erkens’in (VVD) de bu öneriyi desteklemeye sıcak baktığı belirtiliyor.
DENK cephesinde ise bu girişim tepkiyle karşılandı. DENK Milletvekili Doğukan Ergin, olası yasağa karşı olduğunu açıkça dile getirdi.
Ergin: “PVV söylemi kullanılıyor”
Ergin, Temsilciler Meclisi’ndeki haftalık soru-cevap oturumunda Devlet Bakanı Erkens’e sert eleştiriler yöneltti. Ergin’e göre konu yalnızca hayvanların refahıyla sınırlı değil. Olası bir yasağın, Hollanda’daki Müslüman ve Yahudilerin din özgürlüğünü doğrudan ilgilendirdiğini savundu.
Ergin, öneriyi “bir milyondan fazla Müslüman ve Yahudinin din özgürlüğünün kısıtlanması” olarak nitelendirdi. Ayrıca Erkens’i “doğrudan PVV söylemi kullanmakla” suçladı.
Ergin, Meclis dışında da konuyla ilgili açıklamalarını sürdürüyor. Instagram hesabından yaptığı paylaşımda da itirazlarını yineleyen Ergin, söz konusu planın hayata geçirilmesi halinde Hollanda’daki çok sayıda Müslüman ve Yahudinin mağdur olabileceği uyarısında bulundu.
Dini kesime tanınan istisnanın kaldırılması için ikinci girişim
Hayvanlar İçin Parti (PvdD), mevcut yasal düzenlemelerde dini amaçlı kesim için tanınan istisnanın kaldırılmasını istiyor. Hollanda’da prensip olarak hayvanların bayıltılmadan kesilmesi yasak. Ancak dini ritüeller kapsamında gerçekleştirilen kesimler için istisna uygulanıyor.
PvdD, bu istisnanın tamamen kaldırılmasını savunuyor. Partiye göre gereksiz hayvan acısının mümkün olduğunca önlenmesi gerekiyor ve bunun yolu, hayvanların kesimden önce bayıltılmasından geçiyor.
Bu tartışma Hollanda’da ilk kez yaşanmıyor. Yaklaşık 15 yıl önce de bayıltılmadan gerçekleştirilen ritüel kesimin tamamen yasaklanmasını öngören bir teklif gündeme gelmişti. Teklif, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğun desteğini almasına rağmen Senato’da kabul edilmemişti.
Böylece aynı temel soru yeniden gündeme geliyor: Devlet, hayvan refahını korumak amacıyla ne ölçüde düzenleme yapabilir ve bu düzenlemeler dini bir uygulama özgürlüğünü ne ölçüde sınırlandırabilir?
Nieuwnieuws
