
Parlamento, kabinenin Maduro’nun tutuklanmasını kınamasını istiyor, ancak ABD’ye karşı alınan önlemlere pek ilgi yok.
Lahey – Temsilciler Meclisi, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından tutuklanmasını uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendiriyor. Meclis, geçici hükümetin kınanmasını istiyor. Dışişleri Bakanı Van Weel bu kadar ileri gitmekten çekinirken, Amerikan eyleminin “uluslararası hukuka nasıl uygun olduğunu” da “anlayamadığını” söylüyor.
Temsilciler Meclisi’nin çoğunluğu, ABD’nin Maduro’yu tutuklayan askeri müdahaleyle sınırlarını aştığına inanıyor. D66 Milletvekili Van der Werf, konuyla ilgili bir tartışmada, “Bu saldırıyı olduğu gibi kabul etmeliyiz: Uluslararası hukukun ihlali” dedi.
VVD Milletvekili Van der Burg da Maduro’nun devrilme “şeklinin” hukuka aykırı olduğunu söyledi. Bu nitelendirme, GL/PvdA ve SP’den JA21’e (“uluslararası hukuka aykırı”) ve SGP’ye (“İşgal için haklı bir gerekçe yok”) kadar Meclis’in hem sol hem de sağ kanadı tarafından yankılanıyor.
Başkan Donald Trump, Eylül 2025’te Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüştü.
PVV ve BBB gibi partilere ek olarak, CDA da böyle açık bir değerlendirme yapmaktan kaçınıyor. Parti lideri Bontenbal, bu hafta kabinenin isteksizliğine anlayış gösterdiğini ifade etti. Parti üyesi Boswijk ise tartışmada durumu “rahatsız edici” olarak nitelendirdi: “Bu siyah-beyaz bir hikaye değil. Evet, Maduro suçlu bir lider, ancak bu, uluslararası bir yetki olmaksızın başka bir devletin tutuklanmasını haklı çıkarmaz.” Kabineyi, “müttefikler için rahatsız edici olsa bile, uluslararası hukuka sıkıca bağlı kalmaya” çağırıyor.
ABD’ye karşı önlemlere pek heves yok
Ancak Parlamento’da ABD’ye karşı önlemlere pek heves yok. PVV (Özgürlük Partisi) bile kabineyi övüyor. “Hükümetimizin itidal göstermesi ve Amerikan eylemlerinden uzaklaşmaması akıllıca ve takdire şayan.” Ancak VVD (Özgürlük Halk Partisi) de yaptırım fikrini “küfür” olarak nitelendiriyor ve ülkemizin ve Avrupa’nın ABD’ye bağımlı olduğunu belirtiyor. SGP üyesi Van Dijk, “Uluslararası hukukun ideal dünyasında yaşamıyoruz” diye katılıyor. Bu nedenle birçok parti, bu yeni gelişmeyi öncelikle Avrupa’nın ABD’ye olan bağımlılığını azaltması için bir teşvik olarak görüyor.
ABD, Grönland’ı ilhak etme baskısını artırıyor.
Dışişleri Bakanı Van Weel, ABD’yi açıkça kınamaya henüz yanaşmıyor. Daha önce Maduro’nun tutuklanmasının uluslararası hukuka nasıl uygun olduğunu sorgulayan Van Weel, Perşembe günü bir adım daha ileri gitti. “Aldığım bilgilere dayanarak, bu eylemin uluslararası hukukla nasıl bağdaştığını göremiyorum,” diyen Van Weel, bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Bakan Rubio ile de görüştüğünü belirtti.
Parlamentodan gelen daha fazla baskıya rağmen, ayrıntı vermeyi reddetti. ABD operasyonu hakkında önceden bilgilendirilmeyen Van Weel, Venezuela’daki müdahaleyi ilk kınayan ülkelerin kendilerinin de “uluslararası hukuku tamamen hiçe saydığını” belirtti. Aralarında Rusya ve Kuzey Kore’nin de bulunduğu ülkeleri kastediyordu.
Van Weel ayrıca, Brüksel’in Venezuela’daki gelişmelere verdiği yavaş tepkiyi de dolaylı olarak eleştirdi. “AB olarak daha hızlı bir şekilde ortak bir anlayışa ulaşabilirsek bunu harika bir şey olarak değerlendiririm.” Tüm AB ülkelerinden gelen bir yanıtın, “bazen istediğiniz kadar net olmayabileceğini” belirten Bakan, “Ancak yine de güçlü bir sinyal. Ve 26 ülkeden gelmesi, tek bir ülkeden gelmesinden daha güçlü.” dedi.
Hollanda, Grönland’ın korunmasına katkıda bulunmaya ‘olumlu’ bakıyor
Tartışmada ayrıca ABD Başkanı Trump’ın da hedef aldığı Grönland’daki durum ele alındı. Hollanda, Grönland’ı da içeren Danimarka’yı destekliyor. NOS’un olası bir NATO Grönland misyonu hakkındaki haberlerinin ardından Van Weel, tartışmada Hollanda’nın da katkıda bulunmaya istekli olabileceğini belirtti: “Bu, bölgede bir yoğunlaşmaya veya misyona yol açarsa, yapabileceğimiz veya yapmak istediğimiz katkıyı çok olumlu bir şekilde değerlendireceğiz.” Bakan, bir NATO misyonunun gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.
