
18 Mart tarihinde gerçekleştirilecek olan yerel seçimler öncesi adaylar kendilerini ve partilerini tanıtmaya başladı. Oy vermenin önemini her seçimde görüyoruz ancak sandığa gitmekte ihmal davranıyoruz Bu da bizim geleceğimizi olumsuz etkiliyor. Schiedam’da son iki yıldır Belediye Başkan yardımcısı/Wethouder olarak görev yapan Cemil Kahramanoğlu’nu dinledik. Seçildiğinde neler yapacağını anlattı.
Cemil Bey sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ben Cemil Kahramanoğlu. Schiedam’da doğdum ve çocukluğumdan bugüne hayatımın bütün evreleri burada şekillendi. Bu şehirde büyüdüm, bu şehirde çalıştım, bu şehirde aile kurdum ve iki çocuk babasıyım. Yaklaşık 8 yıldır yerel siyasetin içindeyim. Son iki yıldır belediye yönetiminde Wethouder olarak görev aldım. Sahada insanların sorunlarını dinleyen, çözüm üretmeye odaklanan ve sorumluluk almaktan çekinmeyen bir anlayışla çalışıyorum.
– Neden siyaset ve neden DENK Partisi?
Siyaseti şikâyet etmek için değil, sorumluluk almak için yapıyorum. Yerel yönetimde görev aldığım süre boyunca temsilin ne kadar önemli olduğunu gördüm. Karar masasında yer aldığımızda toplumumuzun ihtiyaçlarını doğrudan dile getirebiliyoruz.
Aynı zamanda burada bulunduğumuzda toplumları birbirine yaklaştırma şansımız oluyor. İnsanların birbirini daha iyi tanımasını, önyargıların azalmasını ve kararların sizlerin gerçek ihtiyaçları doğrultusunda verilmesini sağlayabiliyoruz.
DENK Partisi eşitlik, adalet ve güçlü temsil anlayışıyla bu misyonu en net şekilde ortaya koyan partidir. Bu nedenle tercihim DENK oldu.
– Ülkenin/Şehrin en önemli üç sorunu nedir?
Schiedam’da ilk büyük sorun konut meselesi. Gençler ve yeni aileler uygun ev bulmakta zorlanıyor. Bu durum gelecek planlarını doğrudan etkiliyor.
İkinci önemli başlık gençlerimizin eğitimi ve eşit fırsatlara erişimi. Her gencin aynı başlangıç imkânına sahip olması gerekir. Eğitim desteği, staj olanakları, iş bulma sürecinde rehberlik ve normal hayata geçişte destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Gençlerimize daha fazla imkân sunmak zorundayız.
Üçüncü önemli konu yaşlılarımızın artan bakım ve sağlık ihtiyacıdır. Sistem bu büyüyen ihtiyaca ayak uydurmalı. Özellikle kültüre duyarlı bakım (cultuursensitieve zorg) çok önemlidir. Yaşlılarımızın dilini, kültürünü ve alışkanlıklarını anlayan bir bakım modeli hem hizmet kalitesini artırır hem de insan onurunu korur.
– Seçilmeniz halinde yapacağınız üç önemli çalışma ne olacak?
Birincisi, konut alanında gençler ve orta gelirli aileler için somut ve hızlandırılmış projeler geliştirmek.
İkincisi, gençler için eğitimden istihdama geçişi kolaylaştıracak programlar oluşturmak; staj, meslek yönlendirme ve iş bağlantılarını güçlendirmek.
Üçüncüsü, yaşlılar için bakım sistemini güçlendirmek ve kültüre duyarlı sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak.
– Oy verme hakkı olup da sandığa gitmeyen seçmene mesajınız nedir?
Sandığa gitmemek bir tepki olabilir ama çözüm değildir. Katılım arttıkça temsil gücü artar. Eğer biz karar vermezsek, başkaları bizim adımıza karar verir. Geleceğimiz için mutlaka oy kullanmalıyız.
– Son olarak ne söylemek istersiniz?
Ben bu şehirde büyüdüm, çocuklarımı burada büyütüyorum. Bu şehir benim evim. Tecrübem, sahadaki bağım ve yönetim deneyimimle Schiedam’da daha adil, daha kapsayıcı ve toplumları birbirine yaklaştıran bir yönetim anlayışı için hazırım.…

A5_groepsfoto_Rotterdam
DM —◄◄
