Burak Budak

Dünyanın farklı ülkelerinden yaklaşık 300 IGMG’li genç, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yılı dolayısıyla düzenlenen Barış Yürüyüşü programına katılmak üzere Bosna Hersek’te bir araya geldi. Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden gelen gençler, Bosna’nın yakın tarihine tanıklık ederken, yaşanan acıların unutulmaması gerektiği mesajını verdi.

Camia Haber’e konuşan gençler, Srebrenitsa’yı yerinde görmenin, kitaplardan okumaktan çok daha derin bir farkındalık oluşturduğunu ifade etti. Gençler, hafızanın canlı tutulmasının ve geçmişten ders çıkarılmasının yeni nesiller için önemli bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

“Gençlik Artık Sessiz Kalmak İstemiyor”

İslam Toplumu Millî Görüş Belçika Bölgesi Kadınlar Gençlik Teşkilatı Üniversiteliler Başkanı Rüveyda Şimşek, Srebrenitsa’da yaşanan katliamın, geçmişte yaşanmış bir trajedi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Bosna’da yaşananlarla bugün Gazze’de yaşananlar arasında benzerlik kuran Şimşek, gençlerin zulüm karşısında sessiz kalmak istemediğini belirterek, “Bir soykırım unutulduğunda yenilerinin yaşanmasının önü açılır. Burada bulunmak hem Bosna’da yaşananları unutturmamak hem de bugün dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden zulümlere karşı ses yükseltmek anlamına geliyor. Gençlik artık susmak istemiyor,harekete geçmek ve sorumluluk almak istiyor.” dedi.

“Bu Hafızayı Yeni Nesillere Aktarmak Bizim Görevimiz”

Almanya’nın Frankfurt kentinden programa katılan eğitimci Melike Dinç, Avrupa’da yaşayan Müslümanların, Avrupa’nın göbeğinde yaşanan bu trajediyi gelecek nesillere aktarmasının önemli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Dinç, “Srebrenitsa’yı sadece kitaplardan öğrenmek yeterli değil. Burada bulunmak, şehit ailelerini görmek ve onların acılarına ortak olmak insanı çok farklı etkiliyor. Eğitimci olarak bu hafızayı çocuklara ve gençlere aktarmayı bir görev olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı.

Tarihin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, geçmişten ders çıkarılmadığında benzer acıların yeniden yaşanabileceğini belirterek gençlerin bu bilinçle yetişmesinin önemine işaret etti.

“Bosnalı Kardeşlerimizin Yanında Olduğumuzu Göstermeye Geldik”

Belçika’dan gelen Tuğra Bayansar, yaşadığı duyguları paylaşırken, gördükleri karşısında konuşmanın kolay olmadığını söyledi. Bayansar, “Şehitlikte çocukların, kadınların ve yaşlıların mezarlarını görmek insanı derinden sarsıyor. Buraya Bosnalı kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstermek için geldik.” diye konuştu.

“Bu, Tarihi Yaşamak”

Genç katılımcılardan İrem Gülaksoy, Bosna ziyaretinin kendileri için sıradan bir gezi olmadığını belirterek, tarihin izlerini yerinde görmenin unutulmaz bir tecrübe olduğunu söyledi. “Srebrenitsa hakkında daha önce okumuştum, Bosnalı arkadaşlarımdan dinleme fırsatım da olmuştu. Ancak burada olmak bambaşka bir duygu. Bastığınız her toprağın bir hikayesi var. Acıyı yerinde hissedince insan yaşananları çok daha iyi anlıyor.” diyen Gülaksoy, Barış Yürüyüşü’nün de bu hafızanın canlı tutulmasına önemli katkı sunduğunu ifade etti.

“Burada Olmak Empati Kurmayı Sağlıyor”

İstanbul’dan gelen Meymuna Meryem, Bosna’nın yalnızca tarihi bir coğrafya olmadığını, aynı zamanda insanın vicdanıyla yüzleştiği bir yer olduğunu dile getirdi. Meryem, “Burada bulunmak dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümleri de daha iyi anlamanızı sağlıyor. İnsan empati kurmayı öğreniyor ve yaşanan acıları çok daha derinden hissediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Savaşın İzlerini Görmek İnsanı Derinden Etkiliyor”

Türkiye’den programa katılan kuzenler Zeynep ve Beyza Kahraman, Bosna sokaklarında hala görülebilen savaş izlerinin kendilerini derinden etkilediğini anlattı. Gezi öncesinde Srebrenitsa üzerine araştırma yaptığını söyleyen Zeynep Kahraman, “Evlerdeki kurşun izlerini, sokaklardaki savaşın izlerini görmek insanın tüylerini ürpertiyor. Bu topraklarda yaşananları görmek, bugün Gazze’de yaşananları anlamaya da farklı bir pencereden bakmayı sağlıyor.” dedi.

Beyza Kahraman ise rehberlerin anlattığı hatıraları dinledikçe yaşanan acıları daha iyi hissettiğini belirterek, “Anlatılan her hikaye insanı derinden etkiliyor. Buraya gelmek, tarihle yüzleşmek açısından çok kıymetli.” ifadelerini kullandı.

Gençler Barış Yürüyüşü’nde

Srebrenitsa Barış Yürüyüşü’nde (Marš Mira) yer alan gençler, akşam saatlerinde Anıt Mezarlığı’nın da bulunduğu Potoçari’ye ulaşacak. Geceyi burada kurulan çadırlarda geçirecek olan katılımcılar, 11 Temmuz’da düzenlenecek anma programı ve defin törenine iştirak ettikten sonra ülkelerine dönecek.