Röportaj: Nihat Özkan ve Abdullah Uzunalioğlu

Hazırlayan: Dr. Kemal Aydın

Almanya’ya 1960’lı yıllardan itibaren “misafir işçi” olarak gelen Türklerin karşılaştıkları en önemli sosyal sorunlardan biri, vefat eden vatandaşların cenaze işlemleriydi. O yıllarda birçok aile, sevdiklerini İslami usullere göre defnedebilmek için büyük mücadeleler vermek zorunda kalıyordu.

Bugün Almanya’da binlerce ailenin güvendiği Cenaze Fonu sistemi, aslında büyük fedakârlıklar ve toplumsal dayanışma ruhuyla ortaya çıktı.

Bu sürecin öncü isimlerinden Nihat Özkan ve Abdullah Uzunalioğlu, Cenaze Fonu’nun bilinmeyen hikâyesini anlattılar.

“Yakılma Riskiyle Karşı Karşıyaydık”

Abdullah Uzunalioğlu, Almanya’ya gelen ilk neslin yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor:

“Biz Almanya’ya çalışmak için geldik ama ölüm gerçeğiyle de burada karşılaştık. O yıllarda birçok vatandaşımızın cenazesinin ne olacağı belli değildi. Aileler maddi imkânsızlıklar içindeydi. Cenazelerin Türkiye’ye gönderilmesi çok masraflıydı. Hatta bazı durumlarda cenazelerin yakılması gündeme gelebiliyordu.”

Uzunalioğlu’na göre bu durum Türk toplumunda ciddi bir endişe oluşturuyordu.

“Biz Müslümanız. Cenazelerimizin İslami geleneklere uygun şekilde yıkanması, kefenlenmesi, cenaze namazının kılınması ve toprağa verilmesi bizim inancımızın temelidir. Bunun garanti altına alınması gerekiyordu.”

Hollanda Modeli Almanya’ya İlham Verdi

Nihat Özkan ise Hollanda’daki uygulamaların kendilerine örnek olduğunu belirtiyor:

“Hollanda Diyanet Vakfı yıllar önce çok başarılı bir cenaze fonu sistemi kurmuştu. Üyeler küçük katkılar yapıyor, vefat halinde bütün işlemler profesyonel şekilde yürütülüyordu. Biz bu modeli inceledik ve Almanya’da uygulanabilir hale getirmek için çalıştık.”

Özkan’a göre amaç yalnızca cenaze masraflarını karşılamak değildi.

“Bu aynı zamanda bir insanlık görevi ve sosyal dayanışma hareketiydi. İnsanların en zor günlerinde yalnız olmadıklarını hissettirmek istedik.”

Stuttgart’ta Yaşanan Olay Dönüm Noktası Oldu

Cenaze Fonu fikrinin yaygınlaşmasında Stuttgart’ta yaşanan dramatik bir olay önemli rol oynadı.

Abdullah Uzunalioğlu şu olayı anlatıyor:

“Alman bir hanımla evli olan Mehmet Bey vardı. Bir ay boyunca Ramazan orucunu tutmuştu. Müslüman kimliğini yaşatmaya çalışan çok değerli bir kardeşimizdi. Vefat ettiğinde cenazesinin yakılması gündeme geldi. Bu haber bizi derinden sarstı.”

Bu olay üzerine toplum liderleri, dernek yöneticileri ve gönüllüler harekete geçti.

“Mehmet Bey’in cenazesi İslami usullere göre defnedildi. Ancak bu olay bize şunu gösterdi: Kurumsal bir sistem kurulmalıydı.”

Cenaze Fonu Nasıl Çalışıyor?

Cenaze Fonu üyeleri belirli katkı payları ödeyerek sisteme dahil oluyor.

Vefat halinde;

  • Cenazenin alınması,
  • Resmî işlemlerin yürütülmesi,
  • Gasil ve kefenleme,
  • Cenaze namazı organizasyonu,
  • Türkiye’ye nakil veya Almanya’da defin,
  • Aileye danışmanlık hizmetleri

tek merkezden koordine ediliyor.

Bu sayede aileler hem maddi hem de manevi açıdan büyük bir yükten kurtuluyor.

Türk ve Alman Makamlarının Güvenini Kazandı

Nihat Özkan, Cenaze Fonlarının zamanla yalnızca Türk toplumunun değil Alman makamlarının da takdirini kazandığını belirtiyor:

“Şeffaflık, güven ve dayanışma ilkelerine bağlı kaldık. Bugün Cenaze Fonları Türk-Alman iş birliğinin en güzel örneklerinden biri olarak görülüyor.”

Özkan’a göre sistem, göçmenlerin kendi sorunlarına çözüm üretebildiğinin de önemli bir göstergesi.

Yeni İhtiyaç: Tamamlayıcı Bakım Fonu

Röportajın sonunda her iki isim de Almanya’da yeni bir sosyal dayanışma modeline ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Artık birinci nesil işçiler yaşlanıyor.

Bakım, rehabilitasyon ve uzun dönem destek hizmetleri giderek daha fazla önem kazanıyor.

Nihat Özkan bu konuda şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Cenaze Fonları ölüm sonrasını güvence altına aldı. Şimdi yaşlılık dönemini güvence altına alacak yeni bir modele ihtiyacımız var.”

Sağlıklı Yaşlanmanın Finansal Güvencesi

Önerilen Tamamlayıcı Bakım Fonu modeli;

  • Sağlıklı yaşlanma programları,
  • Termal kür ve rehabilitasyon hizmetleri,
  • Evde bakım destekleri,
  • Kısa dönem bakım hizmetleri,
  • Uzun dönem bakım çözümleri,
  • Demans destek programları,
  • Aile bakım danışmanlığı,
  • Yaşlı dostu konut projeleri

gibi alanlarda destek sağlamayı hedefliyor.

Geleceğin Sosyal Dayanışma Modeli

Uzmanlara göre Almanya’daki Türk toplumu, Cenaze Fonlarıyla önemli bir başarı hikâyesi yazdı.

Şimdi benzer bir modelin “Tamamlayıcı Bakım Fonu” olarak geliştirilmesi, yalnızca Türkler için değil Almanya’daki tüm göçmen topluluklar için örnek bir uygulama olabilir.

Çünkü insan onuruna yakışır bir hayat kadar, insan onuruna yakışır bir yaşlılık ve bakım süreci de büyük önem taşıyor.

Cenaze Fonları geçmişte göçmenlerin en büyük kaygılarından birine çözüm üretmişti.

Bugün ise yeni hedef, sağlıklı yaşlanma ve bakım hizmetlerinde aynı dayanışma ruhunu geleceğe taşımaktır.

“Doğumdan ölüme değil, sağlıklı yaşlanmadan onurlu vedaya kadar dayanışma.”