Almanya’da sosyal yardım dolandırıcılığına ilişkin açıklanan yeni veriler, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Geçen yıl 133 binden fazla soruşturma başlatılırken, hükûmet ve muhalefet farklı yöntemlerle suistimalle mücadele çağrısı yaptı. Yeşiller ise mücadele edilirken yardım alan milyonlarca kişinin zan altında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Almanya’da sosyal yardım sistemindeki usulsüzlüklere ilişkin açıklanan yeni rakamlar, siyasetin gündemine oturdu. Birlik Partileri (CDU/CSU), sosyal yardım dolandırıcılığıyla mücadelede veri paylaşımının artırılması ve denetimlerin sıkılaştırılması için yeni adımlar atacaklarını açıkladı.

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı’nın verilerine göre, geçen yıl Jobcenter’lar tarafından sosyal yardım suistimali şüphesiyle 133 bin 640 soruşturma başlatıldı. Yaklaşık 110 bin dosyada ise şüphe doğrulandı veya savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Bu sayı, bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artış anlamına geliyor.

Veri Paylaşımı Güçlendirilecek

CDU Federal Meclis Grubu Çalışma ve Sosyal Politikalar Sözcüsü Marc Biadacz, açıklanan rakamların sosyal yardım sisteminde reform ihtiyacını ortaya koyduğunu belirtti.

Biadacz, kurumlar arasındaki veri paylaşımının güçlendirilmesiyle sosyal yardım dolandırıcılığına karşı daha etkili mücadele yürütüleceğini ifade etti. Hükûmetin temmuz ayında yürürlüğe giren yeni temel asgari sosyal güvence sistemiyle (Grundsicherung) Jobcenter’lara daha geniş denetim imkânları sağlamayı hedeflediği belirtildi.

Gerçek Sayının Daha Yüksek Olduğu Düşünülüyor

Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı, mevcut verilerin sorunun tamamını yansıtmadığına dikkat çekti. Özellikle belediyeler tarafından yönetilen bazı Jobcenter’lara ait verilerin merkezi sisteme dâhil olmaması nedeniyle sosyal yardım dolandırıcılığının önemli bir bölümünün kayıt altına alınamadığı ifade edildi.

Bakanlık ayrıca kurumlar arasındaki bilgi paylaşımındaki eksikliklerin birçok usulsüzlüğün tespit edilmesini zorlaştırdığını belirtti.

“Mafyavari Yapılarla Mücadele Edilecek”

Federal Çalışma Bakanı Bärbel Bas (SPD), kısa süre önce faaliyete başlayan “Sosyal Yardım Suistimali Yetkinlik Merkezi” aracılığıyla vatandaşlık parası, çocuk parası ve işsizlik ödeneğinde organize dolandırıcılık yöntemlerinin daha etkin şekilde inceleneceğini açıkladı.

Bas, sosyal yardım sistemini kötüye kullanan organize suç yapılanmalarını “mafyavari yapılar” olarak nitelendirerek, bunlarla kararlı şekilde mücadele edileceğini söyledi.

Öte yandan hükûmet, sosyal yardım dolandırıcılığının devlete verdiği mali zararın büyüklüğüne ilişkin kesin bir hesaplamanın henüz yapılamadığını bildirdi.

Muhalefetten Farklı Yaklaşımlar

AfD alınan önlemleri yetersiz bularak daha kapsamlı bir politika değişikliği talep etti. Parti, kamu kurumları arasında kesintisiz veri paylaşımı, kimlik ve ikamet kontrollerinin artırılması ile haksız yere alınan sosyal yardımların eksiksiz geri tahsil edilmesini istedi.

Yeşiller Partisi ise özellikle organize dolandırıcılık ağlarına karşı sert mücadeleyi desteklediklerini açıkladı. Parti yöneticilerinden Andreas Audretsch, kötü koşullarda barındırılan ve çalıştırılan kişilerin sosyal yardım sistemini kullanmaya zorlanmasının hem sömürü hem de suistimal anlamına geldiğini belirtti.

Ancak Audretsch, sosyal yardım alan milyonlarca kişinin bu tartışmalar nedeniyle zan altında bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Yeşil siyasetçi, temel sosyal güvence alanların büyük bölümünün düşük ücretli işlerde çalışanlar, tek ebeveynli aileler, eğitim gören gençler veya yakınlarına bakım veren kişilerden oluştuğunu hatırlatarak, bu insanların destek ve takdiri hak ettiğini ifade etti.