ANKARA
Turus, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye Stajları Programı’nın yalnızca klasik bir staj programı olmadığını, yurt dışında yaşayan gençlerin Türkiye ile aidiyetini güçlendiren çok boyutlu bir çalışma olduğunu söyledi.
Yurt dışında yaşayan Türk gençlerinin özellikle mühendislik, yazılım ve uzay teknolojileri gibi alanlarda dünyanın önde gelen üniversitelerinde eğitim gördüğüne dikkati çeken Turus, bu gençlerin Türkiye’de deneyim kazanmalarının Türkiye ile bağlarının güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Bu kapsamda yurt dışında yaşayan ve iyi üniversitelerde eğitim alan gençleri belirlemek için kapsamlı bir tarama yaptıklarını aktaran Turus, seçilen gençleri Türkiye’nin savunma sanayisinin önde gelen kuruluşlarıyla buluşturduklarını aktardı.
Turus, “Onlara dedik ki; ‘Gelin, sizi TUSAŞ’ta, ASELSAN’da, HAVELSAN’da, ROKETSAN’da ve STM gibi şirketlerimizde stajlara dahil edelim.'” ifadesini kullandı.

500’ün üzerinde başvurudan 115 genç Türkiye’ye geldi
Türkiye Stajları’na şirketlerin gösterdiği ilginin de programın başarısı açısından önemli olduğunu vurgulayan Turus, bu yıl 500’ün üzerinde başvuru aldıklarını ve bunların arasından 115 genci Türkiye’ye getirdiklerini bildirdi.
Bu gençlerin ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve STM gibi savunma sanayisi şirketlerinde staj yaptığını aktaran Turus, programın mesleki deneyimin yanında kültürel faaliyetleri de içerdiğini söyledi.
Gençlerin Türkiye’de bulundukları süre boyunca tarihi ve kültürel mekanları ziyaret ettiğini anlatan Turus, böylece gençlerin hem Türkiye’nin bugün ulaştığı teknolojik seviyeyi hem de ülkenin kültürel ve tarihi birikimini yakından tanımalarının sağlandığını ifade etti.
Turus, “Bu sadece bir staj programı değil. Onların içerisinde biz günlük stajlara giderken bir yandan da kültürel niteliklerimizi onlara aktarmak istiyoruz.” diye konuştu.
“Türkiye’nin teknolojisini bizatihi görmelerini istiyoruz”
Dünyada algının zaman zaman gerçeğin önüne geçtiğine işaret eden Turus, Türkiye Stajları ile yurt dışında yaşayan gençlerin Türkiye’nin teknolojik kapasitesini doğrudan görmelerini amaçladıklarını söyledi.
Turus, özellikle Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimin gençler tarafından yerinde gözlemlenmesinin önemine değinerek, “Türkiye’nin gerçekten nereye gittiğini, nasıl yükseldiğini, onların bizatihi görüp bir ay boyunca o teknolojinin içerisinde yaşamalarını istiyoruz.” ifadesini kullandı.
Gençlerin Türkiye’de edindiği deneyimleri yaşadıkları ülkelere taşımalarını istediklerini vurgulayan Turus, bu gençlerin Türkiye hakkında oluşan yanlış algıların düzeltilmesine de katkı sunabileceğini belirtti.
Avrupa’da yükselen yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığın Türk gençlerinin eğitim ve iş hayatında karşılaştıkları sorunlardan biri olduğunu ifade eden Turus, Türkiye Stajları’nın bu gençlerin özgüvenlerini güçlendiren bir işlev de gördüğünü vurguladı.
Turus, gençlerin burada akademik bilgilerini pratiğe dökme fırsatı bulduklarını ve Türkiye’nin savunma sanayisindeki gücünü yakından gördüklerini dile getirdi.
Bu deneyimin gençlerin özgüvenini artırdığını belirten Turus, Türkiye ile yaşadıkları ülkelerdeki savunma sanayisi şirketleri arasında yeni bağlantılar kurulmasının önünü açtığını kaydetti.
“İlla buraya gelmesini istemiyoruz ama gönlünün burada olmasını istiyoruz”
Türkiye Stajları’na katılan gençlerin ilerleyen yıllarda Türkiye’ye dönerek savunma sanayisi şirketlerinde çalışmasının mümkün olduğunu ancak YTB’nin temel hedefinin bundan daha geniş olduğunu anlatan Turus, şöyle konuştu:
“Biz biraz o tarafta değiliz. Biz diyoruz ki bulunduğu ülkede, yaşadığı ülkede, sosyolojisini bildiği ülkede Türkiye’ye o alanda nasıl katma değer sağlayacak, o ülkenin savunma sanayisi şirketleriyle, bizim savunma sanayisi şirketlerini nasıl bir araya getirecek, oradaki pazara bizim savunma sanayisi şirketlerimizi nasıl sokacak? Asıl önemli olan bu.”
Turus, yurt dışında yaşayan gençlerin Türkiye’ye dönmesinin yanı sıra bulundukları ülkelerde Türkiye’nin teknolojik kapasitesine katkı sunmalarını istediklerini vurgulayarak, “Biz illa buraya gelmesini istemiyoruz ama gönlünün burada olmasını istiyoruz. Gönlünün Türkiye ile atmasını istiyoruz. Rüyalarını Türkiye ile görmesini istiyoruz. Fakat oranın da tecrübesini alsın istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
2023’ten bu yana yaklaşık 375 genç programa dahil edildi
Türkiye Stajları’nın 2023’te başladığını hatırlatan Turus, “Bugüne kadar yaklaşık 375 nitelikli genci Türkiye’ye getirerek staj programlarına dahil ettik.” dedi.
Bu gençlerin önemli bölümünün halen Türkiye’deki şirketlerle iletişim halinde olduğunu belirten Turus, bazı gençlerin yaşadıkları ülkelerdeki savunma sanayisi şirketleriyle Türkiye’deki şirketler arasında bağlantı kurulmasına katkı sağladığını ifade etti.
Turus, bu gençlerin farklı ülkelerdeki teknoloji ve savunma sanayisi tecrübelerini Türkiye’ye taşımalarının da önemli bir kazanım olduğunu kaydetti.
Türkiye Stajları’nın gelecek dönemde daha geniş bir ağa dönüştürülmesini hedeflediklerini belirten Turus, yurt dışında yaşayan Türk mühendislerin de dahil olacağı küresel bir Türk savunma sanayisi mühendisleri ağı oluşturmak istediklerini söyledi.
Turus, bu ağ sayesinde Türkiye’deki ve yurt dışındaki mühendislerin bilgi, tecrübe ve bağlantılarını birbirleriyle paylaşmalarının sağlanacağını belirtti.
Gençlerin sadece Türkiye’deki şirketlerde çalışmasını değil, bulundukları ülkelerde kendi şirketlerini kurmasını da önemsediklerini dile getiren Turus, “Gençlerimiz firma kursunlar, mazlumları koruyan bir teknoloji oluşturmaya çalışsınlar.” dedi.
Program kapsamında gençlerin Türkiye’nin bugünkü savunma sanayisi kapasitesinin hangi mücadelelerin sonucunda ortaya çıktığını öğrenmelerine de önem verdiklerini belirten Turus, Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş gibi isimlerin gençlere anlatıldığını dile getirdi.
Turus, Türkiye’nin teknoloji alanındaki dönüşümünün bugünkü temsilcileri olarak gördükleri Selçuk Bayraktar ve Özdemir Bayraktar gibi isimlerin çalışmalarının da gençlere aktarıldığını söyleyerek, gençlerin bu mücadele ruhunu benimsemelerini istediklerini kaydetti.
“Bu mücadeleyi ve misyonu gençlerimiz üstlensin istiyoruz.” diyen Turus, gençlerin karşılaştıkları ayrımcılık ve zorluklara rağmen hedeflerinden vazgeçmemelerinin önemine işaret etti.
Turus, Türkiye Stajları kapsamında seçilen gençlerin yalnızca akademik başarılarıyla değil, Türkiye’ye duydukları aidiyet ve farklı kültürleri tanımalarıyla da öne çıktığını söyledi.
Bu gençlerin çoğunun birden fazla dil bildiğine dikkati çeken Turus, şöyle devam etti:
“Öyle bir insan kaynağı oluşuyor ki; Türkiye’ye muhabbeti olan, geçmişini iyi bilen, bulunduğu ülkede birçok sıkıntıya maruz kaldığı halde o sıkıntılar onu çelik bir irade oluşturmuş durumda, ‘Türkiye’ye nasıl hizmet edebilirim?’ diyen bir ekip oluşturuyoruz.”
Bu çalışmaların sonuçlarının kısa vadede tam olarak görülmeyebileceğini belirten Turus, “Belki bugün çok hızlı şekilde bunun karşılığını görmeyeceğiz ama 10 yıl sonra bu gençler, Türkiye’nin geleceğine en büyük katkıyı sağlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.
TEKNOFEST ile yurt dışındaki gençler aynı heyecanda buluşturuluyor
Türkiye Stajları’nın bir diğer ayağının da gençleri, Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon ekosistemiyle buluşturmak olduğunu anlatan Turus, bu kapsamda TEKNOFEST’in de önemli bir imkan sunduğunu söyledi.
Turus, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gençlerle yurt dışında yaşayan Türk gençlerini aynı teknoloji heyecanında buluşturmak istediklerini belirterek, “Diyarbakır’daki, Hakkari’deki, Edirne’deki, Mersin’deki çocuğu getirirken, Stuttgart’taki, Paris’teki, Berlin’deki, Brüksel’deki çocuğu da getirip aynı heyecanı hissetmesini istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Bu buluşmalarla küresel bir teknoloji ağı oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Turus, yurt dışında yaşayan Türk gençlerinin Türkiye’nin teknolojik kalkınma hamlelerinin bir parçası olmasını istediklerini dile getirdi.
“Türkiye Stajları, bir misyonu temsil ediyor”
Türkiye Stajları’nın yalnızca mesleki deneyim kazandıran bir program olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Turus, projenin Türkiye’nin kültürel, teknolojik ve insani değerlerini genç nesillere aktarma misyonu taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin sosyal bilimlerden teknolojiye, savunma sanayisinden kültüre kadar her alanda güçlü olması gerektiğini ifade eden Turus, yurt dışında yaşayan vatandaşların, soydaşların ve uluslararası öğrencilerin de bu vizyonun parçası olduğunu kaydetti.
Turus, “Türkiye Stajları bir misyonu temsil ediyor. Bu misyon, mazlumun yanında duracak, haklıya sahip çıkacak, adil bir dünyanın mümkün olabilmesi için mücadele edecek gençleri yetiştiren bir staj programı.” dedi.
YTB’nin gelecek dönemde Türkiye Stajları’nı farklı sektörlere de yayarak sürdürmeyi planladığını belirten Turus, sosyal bilimlerden mühendisliğe kadar Türkiye’nin nitelikli kurumlarıyla yurt dışında yaşayan gençleri buluşturmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Türkiye Stajları Programı
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) işbirliğiyle 2023’te “Sky Global Türk” adıyla başlatılan Türkiye Stajları Programı, yıllar içinde yeni savunma sanayi şirketlerinin katılımıyla kapsamını genişletti.
2026’da ASELSAN’ın dahil olması ve TEI’nin çevrim içi staj programıyla paydaş sayısı 6’ya yükseldi.
Başta Almanya, Fransa, Kanada, ABD ve İngiltere olmak üzere yurt dışında eğitim gören nitelikli genç mühendisleri Türkiye’deki savunma sanayi şirketleriyle buluşturan program kapsamında havacılık ve uzay, yazılım, makine, elektrik-elektronik ve endüstri mühendisliği alanlarında eğitim alan öğrenciler özel bir seçim sürecinden geçiriliyor.
