
1960’lı yıllarda, ellerinde bir bavul, ceplerinde birkaç fotoğraf ve kalplerinde büyük hayallerle geldiler Hollanda’ya. “Biraz çalışır, para biriktirir, döneriz” dediler. Dönemediler. Bugün Hollanda’da binlerce Türk yaşlı, bu hayalin yarım kalmış hikâyesini yaşıyor. Ali Amca, Rotterdam Limanı’nda yıllarca ağır işlerde çalıştı. “İki sene” diye çıktığı yol, kırk yıla uzandı. Bugün küçük bir evde, duvara asılı sararmış bir Türkiye fotoğrafına bakarak yaşıyor. Eşi vefat etmiş, çocukları başka şehirlerde. Günlerce kimseyle konuşmadan geçen zaman, artık onun için sıradan. “Çocuklarımız okusun, rahat etsin” dediler. Çocuklar büyüdü, bu ülkenin sistemine uyum sağladı. Ama anne babalar, yavaş yavaş sistemin kenarında kaldı. Bugün Hollanda’nın modern, zengin ve düzenli görünen şehirlerinin arka planında; temiz ama sessiz, bakımlı ama ruhsuz evlerde bir nesil yalnız yaşıyor.
Bugün Hollanda’nın modern, zengin ve düzenli görünen şehirlerinin arka planında; temiz ama sessiz, bakımlı ama ruhsuz evlerde bir nesil yalnız yaşıyor.
Rakam Olarak Görülen, İnsan Olarak Unutulan Türk Yaşlılar
Hollanda devleti yaşlılığı rakamlarla tanımlar: AOW yaşı, bakım bütçesi, sağlık harcaması, maliyet hesabı…
Ama yaşlılık bir istatistik değildir.
Yaşlılık, Yusuf Dayı’nın sabaha karşı uyanıp mutfağa geçmesi, kendi kendine çay koyması ve sessizce “Bugün benimle kim konuşacak?” diye düşünmesidir.
Bu ülkede on binlerce Türk yaşlı, yardım istemekten utanacak kadar gururlu, yalnızlıktan yorulacak kadar sessizdir.
AOW ve Emeklilik Gerçeği: En Büyük Adaletsizlik
Türk yaşlılarının büyük bölümü eksik AOW alıyor.
Neden mi?
Çünkü:
- Hollanda’ya geç geldiler
- İlk yıllar kayıt dışı çalıştılar
- Türkiye-Hollanda arasında gidip geldiler
- AOW’nun ne olduğunu yıllarca bilmediler
Hollanda’da tam AOW için 50 yıl prim gerekiyor.
Ama birinci neslin çoğu bu sürenin ancak bir kısmını doldurabildi.
Sonuç:
- Eksik AOW
- Düşük emekli maaşı
- Sürekli ek yardım başvuruları
- Ve “muhtaç” hissi
Bugün birçok Türk yaşlı:
- Kirasını zor ödüyor
- Enerji faturasıyla korkuyor
- Sağlık katkı payını dert ediyor
Yani çalışarak geçen bir ömür, yaşlılıkta yoksullukla cezalandırılıyor.
Sağlık Sistemi: İlaç Var, İlgi Yok
Hollanda sağlık sistemi teknik olarak güçlü olabilir; ama Türk yaşlılar için insani olarak yetersizdir.
Mehmet Abi doktora gider. Türkçe düşünür, Hollandaca anlatmaya çalışır. Anlatamadığı her cümle içinde kalır.
Duyduğu cevap çoğu zaman aynıdır: “Bu yaşta normal.”
Ağrı yazılır, ilaç yazılır.
Ama:
- Yalnızlık yazılmaz
- Anlaşılmama yazılmaz
- Kültürel kopukluk yazılmaz
Evde bakım dakikayla sınırlıdır.
Bakıcılar değişir, yüzler değişir.
Ama Türk yaşlının yalnızlığı hiç değişmez.
Bakım Evleri: Düzenli Ama Ait
Olunmayan Yerler
Huzurevleri temizdir.
Sessizdir.
Ama çoğu Türk yaşlı için yabancıdır.
Kendi dilini konuşamaz.
Kendi yemeğini bulamaz.
Hatırasını anlatacak kimse yoktur.
Bayram sabahı en güzel elbiselerini giyen teyzeler vardır.
Kapı çalınır mı diye beklerler.
Çoğu zaman çalınmaz.
Bakım vardır ama
ait olma duygusu yoktur.
STK’lar: İyi Niyetli Ama
Süreksiz
Ziyaretler yapılır.
Fotoğraflar çekilir.
Projeler yazılır.
Ama yaşlılık bir proje değildir.
Yaşlılık, ömürlük bir sorumluluktur.
Bir gün hatırlanıp,
bir yıl unutulmak
Türk yaşlıların kaderi olmamalıdır.
Herkesin görevi, sorumluluğunu var.
Evlatlar: En Derin Sessizlik
En büyük kırılma burada yaşanıyor.
İkinci ve üçüncü nesil bu ülkenin hızını öğrendi.
Ama anne babalarının yalnızlığını fark edemedi.
“Yoğunum” denilen her gün,
bir Türk yaşlının biraz daha içine kapanmasına neden oldu.
Ali Amca telefona bakar:
“Belki bugün ararlar.”
Ama Telefon çalmaz.
Çözüm Var mı? Var.
Ama Cesaret Gerekli.
Sorunlar biliniyor.
Raporlar yazıldı.
Araştırmalar yapıldı.
Ama samimi irade eksik.
Çözüm nettir:
- Türkçe ve kültürel hassasiyeti olan yaşlı bakım merkezleri artırılmalı
- Evde bakım, sadece temizlik değil insani temas içermeli
- AOW ve emeklilik danışmanlığı Türk yaşlılara aktif sunulmalı
- Belediyeler yaşlıyı projeye değil hayata dahil etmeli
- Evlatlar anne babalarını “sonra”ya bırakmamalı
Son Söz
Bu insanlar bu ülkenin yollarını temizledi.
Fabrikalarını çalıştırdı.
Ekonomisine omuz verdi.
Bugün istedikleri lüks değil.
Sadece:
Bir selam.
Bir hâl hatır.
Bir insan yerine konulmak.
Bir de sorunsuz yaşamak.
Hollanda’da Türk yaşlı olmak kader olmamalı.
Ama susarsak, bu kaderi hep birlikte yazıyoruz.
Oktay Ünlü – NOOM, OSO Rotterdam Yönetim Kurulu Üyesi
Serdar Çiçek – Hollanda Türk Yaşlılar Federasyonu Başkanı
—◄◄
