
Hollanda Türk Federasyon (HTF)’a bağlı Hoca Ahmet Yesevi Türk Kültür ve Eğitim Merkezi, kuruluşunun 30. yılı dolayısıyla düzenlediği geniş katılımlı ve duygu yüklü programla anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
Türk kültürünün köklü mirasını yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan Hoca Ahmet Yesevi Türk Kültür ve Eğitim Merkezi, 30 yıllık bu yolculuğunu; teşkilat yöneticilerinin, sanatçıların, iş insanlarının, öğrencilerin ve ülkücülerin yoğun ilgi gösterdiği özel bir etkinlik ile taçlandırdı.
Arnhem Musis Sacrum Salonu’nda düzenlenen şölen hem geçmişin muhasebesinin yapıldığı hem de gelecek vizyonunun masaya yatırıldığı bir buluşmaya dönüştü. Program boyunca katılımcılar, merkezin 30 yıllık süreçte üstlendiği kültürel misyonu, eğitim alanındaki katkılarını ve toplumlar arası dayanışmaya sunduğu değerleri yeniden hatırlama fırsatı buldu. Yapılan konuşmalarda, Türk kültürünün Avrupa’daki temsilinin güçlenmesi adına atılan adımlar ve geleceğe yönelik projeler öne çıkarıldı.
HTF İmam Hatibi Ensar Kalemli’nin Kur’an-ı Kerim tilaveti, şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan programa; Hollanda Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik, Genel Sekreter Erim Uğurlu ve İcra Kurulu, HTF’ye bağlı teşkilatların başkan ve yönetim kurulu, HTF Gençlik Başkanı Mehmet Emin Eroğlu, Hollanda Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Tahsin Özer, STK temsilcileri, siyasiler, eğitimciler, iş insanları, gençler ve Hollanda’nın farklı kentlerinden yaklaşık bin kişi yoğun katılım gösterdi.
HTF Müzik Grubunun sahnesinden sonra ev sahibi Hoca Ahmet Yesevi Türk Kültür ve Eğitim Merkez Başkanı İbrahim Günay, teşkilat olarak Arnhem’deki 30 yıllık mücadelenin perde arkasını anlatarak, “Hoca Ahmet Yesevi Türk Kültür ve Eğitim Merkezi’miz, 30 yıllık süre boyunca Türk kültürünü yaşatma, gençlerimize kimlik ve aidiyet bilinci kazandırma, toplumlar arası köprüler kurma konularında çok önemli rol üstlendi. Merkezimiz yalnızca bir kültür ve eğitim kurumu değil; aynı zamanda nesiller arası bağları güçlendiren köklü bir değerdir. Bizim teşkilat kurmaktaki amacımız, burada yerleşik düzene geçen insanımızın gelecekteki soylarının kaybolmadan burada hayatını idame ettirmeleri içindi…Hollanda’daki teşkilatlarımıza birçok konuda öncülük yaptık. İlk Başbuğumuzu anma gecesini Arnhem’de yaptık” dedi.
Daha sonra kürsüye Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik geldi. Yaklaşık 20 dakika konuşan Gedik, gündeme dair konulardan, 30 yıl evvelki teşkilat çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede konuştu.
HTF Genel Başkanı Gedik, “Arnhem teşkilatımızın 30’uncu yılı kutlu olsun, nice 30 yıllara inşallah. Bugün Avrupa’nın en ücra köşesinde Türk bayrağı altında konuşuyorsak, Mustafa Kemal’in ve Başbuğumuzun fotoğrafları önünde bu salonda toplanabiliyorsak bu bir nasiptir. Türk var oldukça, Türk dünyası da var olacaktır. Hareketimizin özü, Türk töresi ve İslam ahlakıdır. HTF her badireye rağmen bugün ayaktaysa, ecdadın ulu ataların dualarının sayesindedir. Zaman zaman sıkıntı yaşayacağız elbette, mücadele alanımız değişecektir fakat değişmeyen tek bir şey vardır o da hiçbir zaman kerameti kendimizde değil, kerameti davamızın özünde aramaktan geçmektedir. Bizler nefer olarak, bizler aciz birer kul olarak Merhum Başbuğumuzun buyurmuş olduğu gibi, ‘Hepiniz birer Türk bayrağısınız, bu bayrağı yere düşürmeyin, bu bayrağı lekelemeyin’ düsturuna göre hareket ediyoruz. Mücadelemiz son nefesimize kadar her daim nefsimizle olacaktır. Çünkü biz inanıyoruz ki teşkilat var ise biz varız, biz var isek aziz Türk milleti var, diyoruz. Çünkü bizler bu disiplin içerisinde terbiye aldık, çünkü bizler bu doğrultuda hareket ettik. Onun için de sözlerimizden biri de ‘Başbuğumuza sadakat, lidere itaatten geçmektedir. Dün Başbuğumuza sıkıntı yapanlar, dün Başbuğumuza dirsek gösterenler, dün Başbuğumuzu yarı yolda bırakanlara mesafemiz her daim var olmuştur var olmaya da devam edecektir.” dedi.
Başkan Murat Gedik Konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkücülük yaşamayla olur, ülkücülük teşkilatına milletine hizmet götürmekle olur, ülkücülük sanal alemde, bıyık bırakmayla, rozet takmayla olmaz. Milliyetçi ülkücü hareketin temeli Türk töresi üzerinde kurulmuştur. Bu da adeta han ve yolcu misalidir. Han teşkilattır, yolcu ise gelip gidendir. Han hanlığını yolcu yolculuğunu bilecektir. Türk bayrağının dalgalandığı bir yerde, Gazi’nin sözlerinin söylendiği bir yerde, merhum Başbuğumuzun fotoğrafının asılı olduğu bir yerde çizgimiz bellidir. Teşkilatlarımızda fitneye fesada kesinlikle taviz vermedik ve vermeyeceğiz de. Bu doğrultuda kesinlikle hiçbir bölgeciliğe, hiçbir antropolojik ırkçılığa, hiçbir mezhepçiliğe de yol vermedik, vermeyeceğiz de…bir olmak demek, Türk olarak o büyük şemsiyenin altında buluşmak demektir. Yaşamış olduğumuz şu ülkeye entegre olmadığımız müddetçe, yaşamış olduğumuz devletin hem ülkesel hem yerel yönetimleriyle bir araya gelmediğimiz müddetçe, dört duvar arasında kendimiz çalar kendimiz oynarız. 7/24 Türkiye siyasetiyle yatıp kalkanlarla bizim işimiz olmaz. Sanal alemde Türkiye’nin siyasetiyle yatıp kalkanların bu teşkilata hiçbir zaman faydası olmamış, bilakis zararı olmuştur.
Siyaset yapacaksak öncülüğü şu yaşamış olduğumuz ülkenin siyasetine vermemiz gerekmektedir. Yeri geldiğinde elbette ki Türkiye siyasetine de çalışmamızı yapacağız.”
-18 Mart 2026 Yerel Seçim Çalışması-
“Genel başkan olarak şuradan ilk talimatımı vermiş olayım: 18 Mart 2026 tarihinde yapılacak olan Hollanda’daki yerel seçimlere şu andan itibaren çalışmalara başlayacaksınız. Bütün teşkilatlarımız bu konuda seferber olacak, gerekirse sandığa insan taşıyacak, gerekirse yol yordam gösterecek, fakat her şeyden evvel milli ve manevi kimliğimizle, yapımızla, dünya görüşümüzle sıkıntısı olmayan, bulunmuş oldukları belediyelerde insanımıza yardımcı olacaklar, destek verecekler, gerekirse onları gidecekleri yere kadar taşıyacaklardır.”
-Arnhem’e Tapulu Bina Şart-
“İkinci talimatım ise şudur, özellikle Arnhem teşkilatındaki Ülküdaşlarımıza ve Gönüldaşlarımadır. 30 yıl olmuş bu teşkilatı kuralı. Birinci gününden bugüne kadarı çok iyi bilirim, neler yaşandığı, neler geldi neler geçti. Arnhem’in bizim gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. Benim şahsen öğrencilik yıllarım burada geçti. Onun için diyorum ki, 30 yıl olmuş bu teşkilat kurulalı hala tapusu olan bir binamız yoksa, bu yazıktır, günahtır, diyorum. Şu andan itibaren bu doğrultuda hep beraber çalışmalarımızı hızlandıracağız Allah’ın izniyle. Arnhem’e 4 metrekare olsun, tapusu bizim olsun, diyor isek, fitneye ve fesada yol vermeden şu andan itibaren var ise çalışmalarımızı hızlandıracağız yok ise şu andan itibaren başlatacağız. Hollanda Türk Federasyon olarak gözümüz şu andan itibaren özellikle Arnhem üzerinde olacaktır. Arnhem’deki bütün Ülküdaşlarımıza tapulu binamızı yerimizi almayı Yüce Allah nasip etsin.”
Haftalar öncesinden biletleri tükenen gecede sahneye çıkan Mustafa Yıldızdoğan, eserleriyle salonda bulunanları coşturdu. Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik ve diğer protokol üyeleri de coşkuya ortak oldu.
Şölende ayrıca İbrahim Yıldız ve Burçe Bozkurt ta sahne aldı.
Kaynak: Manşet.nl

