Dil, bir milletin yalnızca iletişim aracı değil; tarihi, kültürü, hafızası ve gelecek nesillere bıraktığı en kıymetli mirastır. Türkçe de yüzyıllar boyunca milletimizi birbirine bağlayan, bizi biz yapan en güçlü ortak değerlerimizden biridir.

Kuşaktan Kuşağa Vakfı olarak kuruluşumuzdan bu yana Hollanda’da Türkçenin korunmasını, yaşatılmasını ve özellikle çocuklarımız ile gençlerimize sevdirilerek gelecek kuşaklara aktarılmasını temel görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki dilini kaybeden bir toplum, zamanla kültürüyle ve geçmişiyle olan bağını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Vakfımız bugüne kadar Türkçemizin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olan 13 Mayıs 1277 tarihini esas alarak Türk Dil Bayramı etkinlikleri düzenlemiştir. Karamanoğlu Mehmet

Bey’in Türkçenin devlet işlerinde kullanılmasına ilişkin tarihî kararından hareketle, 2025 ve 2026 yıllarında Hollanda’da Türk Dil Bayramı’nı geniş katılımlı programlarla kutladık. 2026 yılında bu tarihî sürecin 749. yılını hep birlikte anmanın gururunu yaşadık.

26 Eylül ise Türkçemizin tarihinde ayrı ve son derece önemli bir yere sahiptir. 26 Eylül 1932’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı, Türkçenin araştırılması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarılması yolunda tarihî bir dönüm noktası olmuştur.

Biz, 13 Mayıs ile 26 Eylül’ü birbirinin alternatifi olarak değil, Türkçemizin yüzyıllara yayılan yolculuğunun iki önemli kilometre taşı olarak görüyoruz. Biri Türkçenin devlet ve toplum hayatındaki yerinin güçlendirilmesini, diğeri ise Türk dilinin bilimsel ve kurumsal olarak geliştirilmesi yolunda atılan büyük bir adımı temsil etmektedir.

Bugün özellikle Avrupa’da yaşayan bizlere daha büyük bir sorumluluk düşmektedir. Çocuklarımızın ve torunlarımızın Türkçe konuşabilmesi, okuyabilmesi, yazabilmesi ve Türkçeyi severek kullanabilmesi ancak ailelerin, eğitimcilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak gayretiyle mümkündür. Türkçeyi sadece konuşmak yetmez; onu çocuklarımıza sevdirmek ve kuşaktan kuşağa aktarmak zorundayız.

Bu duygu ve düşüncelerle, 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyor; Türkçemize emek veren, onu yaşatan ve gelecek nesillere taşıyan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Türkçemiz dünümüzdür, bugünümüzdür ve yarınımızdır.

Türkçemiz kuşaktan kuşağa yaşasın.

Fehmi Uzun, Hollanda Kuşaktan Kuşağa Vakfı Başkanı