NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, güvenlik ve caydırıcılık söz konusu olduğunda Avrupa’nın Amerika Birleşik Devletleri olmadan yapamayacağını söylüyor. Het Financieele Dagblad’a verdiği röportajda, Amerikan desteğinin Avrupa savunmasının omurgası olduğunu ve bu bağımlılığın yakın zamanda ortadan kalkmayacağını vurguluyor.

Rutte’ye göre Amerikan desteği vazgeçilmez olmaya devam ediyor
Rutte şüpheye yer bırakmıyor: ABD, Avrupa’nın korunması için çok önemli. Ona göre, tarih, NATO içindeki işbirliği ve ortak çıkarlar, Avrupa ve Amerika’yı ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlamıştır. Rutte’ye göre bu bağ sadece pratik değil, aynı zamanda stratejiktir. Amerikan askeri kapasitesi, özellikle nükleer caydırıcılık olmadan, Avrupa’nın güvenliği risk altındadır.

Daha fazla Avrupa bağımsızlığı tartışması
Rutte’nin açıklaması, Avrupa’nın bir kez daha daha fazla stratejik özerklik konusunu değerlendirdiği bir dönemde geliyor. Washington ile son zamanlardaki gerilimler ve ABD’nin Grönland planları gibi önceki siyasi fırtınalar, tartışmayı yoğunlaştırdı: Avrupa askeri ve ekonomik olarak daha bağımsız olmalı mı? Rutte, Avrupa’nın kendi ayakları üzerinde daha güçlü durma arzusunu anlıyor, ancak bunun Amerika olmadan da yapabileceği anlamına gelmediği konusunda uyarıyor. Kendi sözleriyle: ABD ile ortaklık, güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor.

Amerikan nükleer şemsiyesinin rolü
Rutte’nin argümanının merkezinde Amerikan nükleer şemsiyesi yer alıyor. Bunu Avrupa için nihai güvenlik garantisi olarak görüyor. Avrupa’nın kendi başına, güvenilir ve kolektif olarak desteklenen karşılaştırılabilir bir caydırıcı gücü olmadığı sürece, Washington’dan gelen bu koruma vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Bu, NATO’nun onlarca yıldır temelini oluşturuyor ve Rutte’ye göre bu durum bir gecede değişmeyecek.

Avrupa hâlâ savunmaya çok az yatırım yapıyor
Aynı zamanda Rutte, Avrupa ülkelerinin kendilerinin neler yapabileceğine ve yapması gerektiğine de bakıyor. Değerlendirmesi açık: savunma bütçeleri çok uzun zamandır geride kaldı. Daha fazla ülke NATO standardına doğru ilerlerken ve ekipman, mühimmat ve personele daha fazla yatırım yaparken iyileşmeler görülüyor. Ancak Rutte’ye göre bu sadece başlangıç. Eğer Avrupa daha fazla sorumluluk üstlenmek istiyorsa, bu yatırımların istikrarlı ve uzun vadeli olması gerekiyor. Ayrıca Avrupa savunma sanayisinin ölçeklendirilmesinin gerekliliğini de vurguluyor. Tedarik zincirleri daha güvenilir hale gelmeli, üretim kapasitesi artmalı ve ortak projeler daha hızlı başlatılmalıdır. Bu, siyasi tercihler gerektirir, ancak aynı zamanda net bir pazar talebi de gerektirir: kesin siparişler, ortak tedarik ve ülkeler arasında daha az parçalanma.

NATO içinde işbirliği…
Rutte, bu güçlenmenin en iyi şekilde gerçekleşebileceği çerçeve olarak NATO’yu görüyor. İttifak içinde görevler, konuşlandırma ve caydırma konusunda anlaşmalar yapılıyor. Ona göre, Avrupa üye devletleri daha fazla katkıda bulunabilirse, bu sadece Avrupa’yı değil, NATO’yu da bir bütün olarak güçlendirecektir. Amaç, Avrupa ve Amerika arasında seçim yapmak değil, birlikte daha güçlü olmaktır. Artan Avrupa kapasitesi, caydırmanın güvenilirliğini ve NATO’nun yanıt verme hızını artırır.

Daha Fazla Sorumluluk ve Gerçekçilik
Stratejik özerklik tartışmasında Rutte bu nedenle ikili bir yaklaşımı savunuyor: Avrupa savunma alanında daha olgunlaşmalı ve daha fazla sorumluluk almalı, aynı zamanda kısa ve orta vadede neyin mümkün olduğu konusunda gerçekçi kalmalıdır. Amerikan desteği, özellikle nükleer caydırıcılık ve stratejik yetenekler, basitçe değiştirilemez. Bu, yıllarca sürecek yatırım, koordinasyon ve siyasi uzlaşma gerektirir.

Bu, önümüzdeki yıllar için ne anlama geliyor?
Rutte’nin mesajının özü: Avrupa, ABD ile güçlü bağlarını korurken yatırımı, işbirliğini ve üretimi hızlandırmalıdır. Başka bir deyişle, dünya tahmin edilemez ve istikrar güvenilir bir savunmayla başlar. Bu, Avrupa ülkelerinin anlaşmalara uymasını, sanayiyi büyütmesini ve stratejik seçimler yapmaya cesaret etmesini gerektirir.

Rutte’ye göre, ilerlemenin yolu açıktır: NATO temel taşı, ABD vazgeçilmez ortak ve Avrupa kendi katkısını hızla artırması gereken oyuncudur. Ancak o zaman kıtanın güvenliği, şimdi ve gelecekte garanti altına alınabilir.

Sonuç
Rutte, yanlış anlaşılmaya yer bırakmıyor: Amerika Birleşik Devletleri olmadan Avrupa kendini tam olarak koruyamaz. Aynı zamanda, Avrupa ülkeleri için açık bir görev görüyor: yapısal olarak yatırımları artırmak, daha akıllıca işbirliği yapmak ve savunma sanayini hızlandırmak. Bu parçalar yerine oturduğunda, Avrupa NATO içinde ve ABD ile omuz omuza daha güçlü hâle gelecektir.

Footbal Vikings