
Fenomen denilince aklımıza çok fazla takipçisi olan, tarzıyla veya türlü işleriyle ön plana çıkan ‘İnternet Fenomenleri’ geliyor. İslam da Fenomen Kadınlar dememdeki sebep ise bambaşka. Tanınmak için bir çaba göstermeyen, yaşadıkları dönemde çok mütevazı, hatta zorlu imtihanlarla geçen bir hayat yaşamış hanımlar benim konuşmak istediğim. Öyle bir hayat yaşadılar ki takipçileri milyonlar değil, bir ümmet oldu. Gerçekte, örnek almamız gereken kişilerdi onlar. Peki biz kimlerin takipçileriyiz? Takip ettiklerimiz bizi hayra mı götürüyor, şerre mi?
İslam tarihinde yüzyıllar boyu bahsi geçen hanımlar hangi özellikleriyle ön plana çıktılar ve bu kadar sevilmeye ve anılmaya layık oldular bir düşünelim. İbn Abbas’ın verdiği bilgiye göre, Resulullah (asm) şöyle buyurdu: “Cennetlik olan kadınların en faziletlisi şu dört kişidir: İmran’ın kızı Meryem, Huveylid’in kızı Hatice, Muhammed (asm)’in kızı Fatıma, Muzahim’in kızı (Firavun’un hanımı) Asiye.”
Bu dört hanımefendi en çok anılmaya layık olanlardır değil mi? Bakışımızı bu cennetlik hanımların hayatlarına çevirip kendimize örnek alacağımız bir hayat yaşayalım. Telefon ekranından gözlerimizi çekip, hislerimizle ve duygularımızla onların hayat hikâyelerine eşlik edebilirsek, kendimize dersler çıkarabilirsek ne güzel olur.
İlk pencerede gözüme ve gönlüme düşen kişi Hz Hatice oluyor. Merhametli, sevgi dolu, aşık, fedakâr, dost, sırdaş, yoldaş, eş, anne. Bu kelimeler onun hayatında odaklanmamız gereken vurucu noktalar diye düşünüyorum. Sevmeyi, aile ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini Hz. Hatice’den öğreniyorum. Yeri geldiğinde tüm servetini Allah yolunda harcamayı, sadık bir eş olarak varlıkta da yoklukta da her daim eşinin yanında olmayı, eşine hizmet etmenin bir yük değil aksine ona bağlılığın ve sevginin bir göstergesi olduğunu. Ne güzel bir iz, anı bırakmıştı eşinin yüreğinde Hz. Hatice.
O vefat ettikten sonra bile Peygamberimiz (s.a.v.) O’ nu sevgi ve hürmetle anardı. “Ben Hatice’nin sevgisiyle rızıklandırıldım” diyerek sevgisinin derinliğini anlatırdı. Böyle güzel bir evlilik, eşler arası iletişim de bir rızıktır neticede. Bu pencerede payımıza düşen; ‘sevgi rızkımızı’ eşlerimizle karşılıklı olarak çoğaltmaya niyet etmemiz olabilir.
Bir diğer güzel hanımefendi Hz. Fatıma. Beni en çok etkileyen kişilerden biri. Babasının aynısı. Babasının annesi. Gözbebeği, sevgili kızı. Bir ebeveyn ve çocuk arasında olması gereken karşılıklı sevgi bağının en güzel örneği bize gösteriliyor. Kızı yanına geldiğinde ayağa kalkarak onu karşılayan ve öperek koklayarak sevgisini cömertçe sunan bir baba düşünün. Aynı şekilde şefkatle O’nu sarıp sarmalayan bir kız çocuğu. Babasına o kadar düşkün, o kadar merhametli ki, bir anne gibi sevdiğinden ötürü Hz. Fatıma’ya ‘Babasının Annesi’ lakabı verilmiştir. Dünya rızkı demiştik sevgi için, maddi dünyalıkları tercih etmeyen insanlara Allah Teala’nın vermiş olduğu manevi rızıklardır bunlar. Bunu anlamak da bizim rızkımız oldu. İnşallah yaşamakta nasip olur.
Hz. Meryem’i hatırladığımda sabır, teslimiyet, iffet, takva, cesaret geliyor aklıma. Kendini Allah’ a adamış bir genç kız. Gündüzü başka ibadet, gecesi bambaşka. Dünya nimetleri şöyle dursun, cennetten gelen ikramlarla karnını doyuran saliha bir kişi.
Bir peygamber annesi. Sadece İsa Peygambere, “Meryem oğlu İsa” diye hitap edilmiştir. Tüm yalnızlığı ile evladına sahip çıkan, O’ nu babasız büyüten bir anne. Başına gelen büyük mucize karşısında, insanların söylentileri karşısında vakarla durup, Rabbine sığınan koca yürekli bir hanımefendi. Bu pencere de payıma düşen, İlahî Aşk oluyor. Bu dünya imtihan yeri, Hz. Meryem gibi imtihanlara sabredip Allah’ a takva ile teslim olabilmek ne güzel.
Ve son pencerede Hz. Asiye çıkıyor karşımıza.
Hz. Asiye varlık içinde yokluk yaşayan, saraylarda yapayalnız kalan, çevresinde onca insan olmasına rağmen, içindeki boşlukla yaşayan, sonrasında o boşluğu Allah sevgisi ile doldurup, taşıran; Bundan dolayı da eşi tarafından türlü eziyetlere maruz kalan bir hanımefendi. Sabır, tevekkül, teslimiyet, zulüm karşısında direnme, dünya zevklerini ahirete tercih etme, imanını tüm zorluklara rağmen koruyabilme başlıca ders almamız gereken özellikleri Firavun’un karısı Hz. Asiye’nin.
Bu gün bu cennet hanımlarını ne kadar takip ediyoruz diye sorgulayalım kendimizi. Sizinle sadece dört güzel hanımefendinin hayatından alacağımız dersleri, takip edeceğimiz özellikleri paylaştım. Her birinde gördüğüm ana konu şu ki; ahireti dünya hayatına tercih etmiş olmaları. Bizim en çok unuttuğumuz şey de bu değil mi?.
Bu dünya oyalanma yeri, asıl yurt ahiret diyen Sevgili Peygamberimiz bize ne güzel öğüt vermiş. Biz ne çok daldık dünyaya. Mutlu olmaya empoze edilmiş, gösterişten ibaret hayat güzellemesi yaptık. Hakiki anlamda huzura, sevgiye, ilahi aşkı yaşamanın vereceği lezzeti tatmaya, rızkımızı manevî anlamda çoğaltmaya niyet edelim. Cennet hanımları, annelerimizin izinden gitmemiz duası ile.
Elif Bayraktar —◄◄
