Lahey – Hollanda Temsilciler Meclisi binasına gökkuşağı bayrağı çekilmesi konusunda perşembe akşamı son anda yapılan oylama, cuma günü de siyasi tartışmaların odağında yer aldı. Öneri Meclis’te geniş bir çoğunluğun desteğini almasına rağmen, siyasetçiler arasındaki tartışma farklı platformlarda devam etti. Hükümet ise gökkuşağı bayrağının siyasi bir simge olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Devlet Sekreteri Tielen: “Özgürlük ve eşitlik herkes için”

Özgürleşme ve eşitlikten sorumlu Devlet Sekreteri Judith Tielen, cuma sabahı Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Gökkuşağı bayrağını siyasallaştırmak isteyenlerin bizi asıl konudan uzaklaştırmasına izin vermemeliyiz” dedi.

Tielen, tartışmanın siyasi bir mesele olmadığını belirterek, “Konu siyaset değil, herkesin özgür ve eşit olmasıdır” ifadelerini kullandı.

Gökkuşağı bayrağını desteklediğini belirten Tielen, bayrağın LGBTİQ+ bireylerin de özgürlük ve eşitlik hakkına sahip olduğunu gösterdiğini söyledi. Tielen ayrıca, Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığı binasında da pazar günü gökkuşağı bayrağının dalgalanacağını açıkladı.

Wilders: “Sapkınlık”

Hükümet gökkuşağı bayrağını siyasi olmayan bir sembol olarak değerlendirse de Temsilciler Meclisi’ndeki görüşler farklılık gösteriyor.

Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, cuma sabahı sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Meclis binasına gökkuşağı bayrağı çekilmesini “sapkın” bir tercih olarak nitelendirdi. Wilders, okullarda düzenlenen ve LGBTİ+ farkındalığını amaçlayan “Mor Cuma” etkinliklerine de karşı çıktı. PVV lideri, perşembe akşamı yapılan oylama sürecine ilişkin tepkilerini de aynı platformda dile getirmişti.

Pro partisinin lideri Jesse Klaver ise LGBTİ+ sembollerine yönelik bu karşı çıkışları, partisinin varlığının ne kadar gerekli olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi.

Klaver, sol eğilimli Bluesky platformundaki yaklaşık 15 bin takipçisine yaptığı açıklamada, “Bazı partilerin karşı oy kullanması ya da oylamaya katılmaması, ilerici mücadelenin henüz sona ermediğini bir kez daha kanıtlıyor” dedi.

Tartışma nasıl başladı?

Gökkuşağı bayrağının, 11 Ekim Pazar günü kutlanacak Uluslararası Açılma Günü (Coming Out Day) kapsamında Meclis binasına çekilmesiyle ilgili tartışma, Temsilciler Meclisi’nin günlük yönetiminden sorumlu başkanlık divanının bu girişime destek vermeme kararıyla başladı.

RTL’nin haberine göre, Wilders’ın da yer aldığı başkanlık divanı başlangıçta bayrağın çekilmesine sıcak bakıyordu. Ancak Reformcu Siyasi Parti (SGP), Hollanda bayrağı dışındaki bayrakların kamu binalarına çekilmesinin önceden Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması gerektiğini belirterek itiraz etti.

Bunun üzerine Pro milletvekili Kati Piri, dış politika konulu bir oturum sırasında konunun yeniden ele alınması için önerge sundu.

Piri, “Uluslararası Açılma Günü. Dolayısıyla bu, uluslararası bir etkinliktir” diyerek önerisini savundu.

90 milletvekili destekledi, 36 milletvekili karşı çıktı

SGP milletvekili Diederik van Dijk’in talebi üzerine, milletvekillerinin bireysel olarak oy kullandığı isim isim oylama yapılmasına karar verildi. Bu nedenle bazı milletvekilleri perşembe akşamı geç saatlerde Lahey’deki Meclis binasına geri dönmek zorunda kaldı.

Oylama sonucunda 90 milletvekili önergeyi desteklerken, 36 milletvekili karşı oy kullandı. PVV, Forum voor Democratie (FvD), DENK, BBB ve SGP önergeye karşı çıkan partiler arasında yer aldı.

Van der Plas: “Vergi parası boşa harcandı”

Bazı milletvekilleri ise gökkuşağı bayrağı üzerinden yürütülen ideolojik tartışmaların dışında kalmayı tercih etti.

BBB lideri Caroline van der Plas, kamu binalarının tarafsız kalması gerektiğini düşündüğü için önergeye karşı oy kullandı. Ancak asıl tepkisini, isim isim oylama nedeniyle kamu kaynaklarının harcanmasına yöneltti.

Van der Plas, oylamanın parti grupları üzerinden de yapılabileceğini belirterek, “Böylece binlerce kilometrelik yolculuktan ve Meclis çalışanlarının fazla mesailerinden tasarruf edilebilirdi” değerlendirmesinde bulundu. Van der Plas, söz konusu çalışanlar arasında görevliler, kâtipler ve güvenlik personelinin de bulunduğunu ifade etti.

Bazı milletvekilleri Lahey’e dönmedi

Van der Plas, perşembe akşamı Deventer’deki evinden Lahey’e yaklaşık 150 kilometrelik yolu kat ederek geri döndü. Ancak bazı milletvekilleri oylamaya katılmadı.

PVV’den ayrılan Gidi Markuszower, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, “Bırakın ne yaparsa yapsın. Ben evimde kalıyorum” dedi.

Joost Eerdmans’ın liderliğindeki JA21 partisi de oylamada hazır bulunmadı. Ancak önergeye verilen 90 destek oyu nedeniyle bu durum sonuç üzerinde belirleyici olmadı.

Tielen: “Özgürlük ve eşitlikten uzaklaşmamalıyız”

Devlet Sekreteri Judith Tielen, okullarda düzenlenen Mor Cuma gibi etkinliklere artık ihtiyaç duyulmamasını tercih edeceğini belirtti. Ancak mevcut koşullarda bu tür girişimlerin hâlâ gerekli olduğunu söyledi.

Tielen, “Hukuk devletinin temel değerlerini korumak için daha fazla çaba göstermeliyiz. Özgürlük ve eşitliğin ne kadar önemli olduğu gerçeğinden uzaklaşmamıza izin vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Telegraaf