DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, Türkiye’nin üretim gücünün Hollanda’da kalıcı bir ticari başarıya dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, bunun için yerel pazar bilgisi, doğru ortaklıklar ve düzenli işleyen bir satış ağına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Torunoğulları, “Türkiye’nin üretim gücünü Hollanda’da kalıcı satışa ve kendi markalarımızın büyümesine dönüştürmek için yerel pazar bilgisi, doğru ortak ve düzenli çalışan bir satış ağı gerekiyor. DTİK olarak Avrupa’daki Türk iş dünyası içinde daha güçlü bir iletişim ve iş birliği zemini oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.

İş insanları, beyaz yakalı profesyoneller, teknoloji alanında çalışanlar, Türkiye’den Avrupa’ya yatırım yapan girişimciler ve Avrupa’da yerleşik Türk yatırımcıları düzenli buluşmalarda bir araya getirdiklerini belirten Torunoğulları, Avrupa’da yetişen gençlerle Türkiye’den gelen gençlerin de bu çevreyle tanışmalarını, deneyim paylaşmalarını ve ortak iş fırsatları geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti.

Toplantılar ve hazırlanan raporlarla bu yönde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Torunoğulları, Türk tüketicilere yönelik etnik pazarın yanı sıra Hollanda’nın ana pazarına da Türk markalarıyla girilmesinin hedeflenmesi gerektiğini vurguladı.

Torunoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok üreticimizin Avrupa’da yerel ekibi, şirketi ya da doğru iş ortağı bulunmuyor. Ürünü iyi bilmek, Hollanda’daki müşteriyi ve satış kanalını bilmek anlamına gelmiyor. Bu nedenle firmalarımızın yalnızca Türkiye’den ürün göndermeye değil, pazarı yerinde takip edecek bir yapı kurmaya odaklanması gerekiyor.”

Her satış kanalının beklentisi farklı

DTİK Temsilciler Kurulu olarak alınan kararlar doğrultusunda, Hollanda pazarına girişte satış kanallarının özelliklerinin dikkate alınması gerektiği belirtildi.

Market zincirleri, toptancılar, restoranlar ve otellerin farklı müşteri gruplarına hitap ettiği, satın alma koşulları ile ürün beklentilerinin de birbirinden farklı olduğu ifade edildi.

Bir ürünün hangi satış kanalına uygun olduğunu belirlemek ve o kanaldaki doğru alıcıya ulaşmak, pazara girişin en önemli adımlarından biri olarak değerlendirildi.

Pazara girmeden önce dört soruya cevap vermeliyiz

Hollanda pazarına girmek isteyen firmaların öncelikle şu dört soruya cevap vermesi gerektiğine dikkat çekildi:

  • Kime satacağız?
  • Hangi kanaldan ulaşacağız?
  • Yerel satış ve dağıtımı kim yönetecek?
  • Müşteri geri bildirimini ve tekrar siparişleri nasıl takip edeceğiz?

Doğru yerel ortakla kalıcı bir yapı kurulmalı

Her firmanın Hollanda’da doğrudan şirket kurmasının gerekli olmayabileceği belirtilirken, çalışılacak yerel ortağın pazarı tanıması, doğru alıcılara ulaşabilmesi ve satış sonrasında müşteri ilişkilerini sürdürebilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Buradaki temel hedefin tek seferlik satış yapmak değil, sürdürülebilir bir ticari ilişki kurmak olduğu ifade edildi.

Kalite ve güvenilirlik her aşamada korunmalı

Gıda güvenliği, standartlara uygunluk, etiketleme, ambalaj, lojistik ve teslimat güvenilirliğinin pazara girişin temel unsurları olduğu belirtildi.

Kendi markalarımıza yatırım yapmalıyız

Fiyat rekabeti ve private label ihracatı devam ederken, Türk firmalarının kendi markalarına da yatırım yapmaları gerektiği vurgulandı.

Ürün kalitesi, tanıtım, fuar katılımı ve ihracat desteklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Türkiye’de de markaların güçlendirilmesi ve yalnızca düşük fiyat üzerinden rekabet edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.

Hedef tek seferlik satış değil, kalıcı olmak

Toplantıda, Türkiye’den Hollanda’ya ürün göndermenin yalnızca başlangıç olduğu, asıl hedefin ise Hollanda’da doğru müşteriye ulaşan ve sürdürülebilir şekilde çalışan bir satış yapısı oluşturmak olduğu vurgulandı.

“Türkiye’den Hollanda’ya ürün göndermek başlangıçtır; orada doğru müşteriye ulaşan ve kalıcı çalışan bir satış yapısı kurmak ise büyümenin asıl şartıdır” ifadeleri kullanıldı.

Hedef, Avrupa pazarının tamamına ulaşmak

Toplantının sonuç bölümünde, Türk firmalarının yalnızca Türk toplumuna yönelik pazara odaklanmak yerine Avrupa’nın genel pazarına ulaşmayı hedeflemesi gerektiği belirtildi.

Torunoğulları, bu yaklaşımı şu sözlerle ifade etti: “550 bin kişilik Hollanda’daki Türk pazarına hitap edeceğimize, 18 milyon kişilik tüm Hollanda pazarına hitap edelim. Almanya’da 4 milyon kişilik Türk pazarına hitap edeceğimize, 84 milyon kişilik Almanya pazarını kazanalım. Avrupa’nın 743 milyon kişilik pazarının tamamına ulaşmayı hedefleyelim. Bu da markalaşmakla olur. Sabır, kalite ve ticari disiplin gerekiyor. Zaman önemli; boşa harcamayalım.”

Toplantıya telekonferans sistemiyle Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan da katılarak değerlendirmelerde bulundu.

Toplantının sonunda ise Almanya’da yayımlanan İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak tarafından, başarılı çalışmalarından dolayı DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları’na plaket takdim edildi.

Haber: Mustafa Koyuncu