
Ancak bu rakamların doğrudan Müslüman ailelerin derse ilgisizliğini gösterdiği değerlendirmesi eleştiriliyor. Çünkü Almanya’nın birçok bölgesinde İslam din dersi hâlâ bulunmuyor veya farklı geçici ve model uygulamalarıyla yürütülüyor. Beş doğu eyaletinde ise İslam din dersi veya İslam bilgisi şeklinde bir seçenek bulunmuyor.

Kesici: “Sorun Sadece Katılım Değil, Güven ve Sunulan İmkân Meselesi”
Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici ise İslam din derslerine katılım oranlarının gerçekten düşük olduğunu, ancak bu durumun doğrudan Müslüman ailelerin ilgisizliğiyle açıklanamayacağını belirtiyor. Kesici’ye göre öncelikle birçok okulda İslam din dersi hiç bulunmuyor. Bunun yanında mevcut derslerin yaygınlaştırılması için yeterli sayıda İslam din dersi öğretmeni de istihdam edilmiyor.
Devletin ve eyalet hükümetlerinin İslam din derslerinin yaygınlaştırılmasına yeterli desteği vermediğini ifade eden Kesici, sorunun sadece dersin açılmasıyla da sınırlı olmadığını vurguluyor. Bazı eyaletlerde İslam din dersi verilen okullarda Müslüman velilerin dersin içeriğine ilişkin soru işaretleri taşıdığını belirten Kesici, öğretmenlerin belirlenme ve dersin yapılandırılma süreçlerinin de güven açısından önem taşıdığını söylüyor.
Kesici’ye göre İslam din dersi konusunda Müslüman cemaatlerle yeterli ortak çalışma yürütülmemesi önemli bir eksiklik. Öğretmenlerin ve ders içeriklerinin belirlenmesinde cemaatlerin yeterince sürece dâhil edilmemesinin, bazı Müslüman velilerde “Bu ders gerçekten bizim din anlayışımızı ne ölçüde yansıtıyor?” sorusuna yol açtığını ifade ediyor.
Kesici, “Bir din dersinin verildiği kuruma karşı güven yoksa, öğretmenlere güvenilmiyorsa velilerin çocuklarını bu derse göndermemesi şaşırtıcı değildir” değerlendirmesinde bulunuyor. Bu nedenle düşük katılımın sadece ailelerin tercihleri üzerinden değil, dersin yaygınlığı, öğretmen yeterliliği, içerik ve kurumsal güven birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kızılkaya: “Aslında Talep Var; Talebe Cevap Verecek Siyasi ve İdari İrade Yok”
IGMG Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kızılkaya da “Müslüman öğrenciler İslam din derslerine itibar etmiyor” şeklindeki bir yorumun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
Kızılkaya’ya göre temel mesele, Almanya’da hâlâ yaygın ve düzenli bir İslam din dersi sisteminin bulunmaması. İslam din derslerinin birçok yerde model veya deneme uygulaması şeklinde yürütüldüğünü belirten Kızılkaya, bu durumun sürdürülebilirlik sorunları oluşturduğunu savunuyor.
Kızılkaya, hükümetlerin İslam din dersine zaman zaman güvenlikçi ve şüpheci bir perspektiften yaklaşmasının da yaygınlaşmayı zorlaştırdığını ifade ederek, “Aslında talep var, bu talebe cevap verecek siyasi ve idari irade yok” değerlendirmesinde bulunuyor.

Semerci: “Asıl Soru: Veliler İstemiyor mu Değil”
Kuzey Ren Vestfalya İslam Dini Cemaati Başkanı Yunus Semerci ise özellikle KRV’de 2025/26 eğitim yılında eyalette yaklaşık 509 bin Müslüman öğrencinin bulunmasına rağmen İslam din dersinin sadece yaklaşık 250 okulda verildiğini, yüz binlerce Müslüman öğrencinin büyük bir bölümünün okulunda böyle bir dersin zaten olmadığını açıkladı.
Semerci ayrıca birçok velinin, çocuklarının devlet okullarında İslam din dersine katılabileceğini veya okullarında ders bulunmuyorsa okul yönetimine talepte bulunabileceklerini bilmediğini ifade etti.
Semerci, “Müslüman veliler neden istemiyor?” sorusundan önce “Müslüman veliler bu imkândan yeterince haberdar mı ve taleplerini nasıl dile getireceklerini biliyorlar mı?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguladı.
Bu arad velilerin ders talebini okul yönetimine iletebildiği ve belirli şartlar karşılandığında dersin açılabildiği belirtiliyor.
Düşük Katılımın Ardında Yapısal Sorunlar Var
Almanya’daki mevcut tablo, İslam din dersine katılımın gerçekten düşük olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu rakamın tek başına Müslüman ailelerin ilgisini ölçtüğü söylenemiyor. Dersin bulunmadığı okullar, öğretmen açığı, farklı eyaletlerde uygulanan farklı modeller, velilerin yeterince bilgilendirilmemesi ve bazı uygulamalara yönelik güven sorunları katılımı etkileyen unsurlar arasında bulunuyor.
Bu nedenle tartışmanın yalnızca “Müslüman öğrenciler İslam din dersine neden katılmıyor?” sorusuna indirgenmesi yerine, “Almanya Müslüman öğrencilerin bu derse ulaşabilmesi için yeterli imkânı sunuyor mu?” sorusunun da gündeme alınması gerektiği belirtiliyor.
Camiahaber
