
Üç gündür aynaya baktınız mı ey hacılar?
Gördünüz mü Kendinizi?
Nasıl, değişiklikler var mı?
Aynı, eski kendini görüyor olamazsın,
Rasullullah’ın yanı başında namaz kılan, şefaat isteyen, Arafat’ta vakfeye durup,
Allah’ın evinden tavaf eden biri,
Eskisi gibi kalır mı hiç, değiştiniz, siz artık Hacı oldunuz?
Arafat’ta diz çöktünüz,
Elleriniz semaya kaldırdınız
“Ya Rabbi” dediniz, sesiniz titredi, ağladınız, siz Yaradan’a yalvardınız.
O an melekler bile sustu.
Çünkü sen, kul olarak Rabbini buldun.
Her “Lebbeyk” deyişinizde,
Dünya küçüldü, bir damla düştü gözünüzden.
Kibirler, kırgınlıklar, hepsi geldi geçti ihrama girdiğinizde.
Sen eskisi değilsin artık, sen Hacısın Hacı.
Heyecanla gittiğiniz Kabe’de kaç kere tavaf ettiniz…
Her bir dönüşün şavt olduğunu öğrendiniz,
Her adımda bin bir günah bıraktınız arkanızda.
Kim bilir Kaç yıllık yükü attınız sırtınızda, omuzlarınızda…
Nasıl hafiflediniz mi hacılarım?
Safa’dan Merve’ye koşarken,
Hz. Hacer’in yüreği çarptı göğsünüzde, onu hatırladınız.
“Evladım için” dedi Hacer annemiz.
Siz de “Allah’ım, affın için” dediniz ve Safa ile Merve arasında say yaptınız.
Hacı oldunuz artık…
Artık yalan size ağır gelir.
Artık gıybet boğazınızda düğümlenir.
Artık kibir, büyüklenme size yakışmaz,
Çünkü siz Allah’a söz verdiniz Arafat’ta.
Gidin, hakkını yediğinizden helallik dileyin.
Çünkü hacılık Arafat’ta vakfeye durmakla, Kabe’de tavaf etmekle bitmez,
İnsanlara iyi davranmakta başlar.
Kalp kırıklıklarını onarmakla devam eder.
Ağlayın şimdi, içinizden geldiği gibi.
Ama üzüntüden değil…
“Allah beni çağırdı, davet etti, ben hacı oldum” diye ağlayın.
Onca buralara gelmek için servet harcayan, yıllardır arzu edip gelemeyen, yanıp kavrulanlar arasında siz SEN seçildin, davet edildin ve geldin.
Ağla, ağla, ağla…
Hacı oldunuz artık ey hacılarım…
Allah haccınızı mebrur ve kabul etsin.
Kim bilir, bir daha nasip olur mu?
Kabe’yi son görüşünüz olmasın inşallah.
Hac Sevr Kafilesi 2026
Havva Koç—◄
