1 Temmuz, 2009 yılında Dresden Eyalet Mahkemesi’nde Mısırlı eczacı Marwa El-Şerbini’nin İslam düşmanı saiklerle öldürülmesinin yıl dönümü olarak anılıyor.

Marwa El-Şerbini Cinayeti Bir Dönüm Noktasıydı

IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Aynur Handan Yazıcı, El-Şerbini’nin öldürülmesini “bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Yazıcı, “Bu cinayet, insanların inançları, kökenleri veya görünür Müslüman kimlikleri nedeniyle insanlıktan çıkarılmasının nefreti nereye kadar götürebileceğini acı bir şekilde gösterdi. Bu nedenle anma günü sadece bir hatırlama günü olarak kalmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

2024 Yılında 4 Binden Fazla Vaka Kaydedildi

İslam dini cemaatlerinin aktardığı verilere göre, Müslüman karşıtı ayrımcılığı belgeleyen CLAIM İttifakı geçen yıl Almanya genelinde 4 bin 96 İslam karşıtı ırkçılık vakası kaydetti. IGMG, bu rakamların arkasında günlük yaşamda hakarete uğrayan, tehdit edilen veya saldırıya maruz kalan insanların bulunduğuna dikkat çekti.

IGMG Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı Zehra Karataş ise İslam karşıtı ırkçılığın yalnızca Müslümanları ilgilendiren bir sorun olmadığını belirterek, “Bu durum özgür ve demokratik bir toplumun temel değerlerini hedef almaktadır.” dedi. Karataş, siyaset, medya ve sivil toplumun ayrımcılığın her türüne karşı ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

DITIB: Siyaset Daha Fazla Sorumluluk Almalı

DITIB de yaptığı açıklamada, son yıllarda yaşanan aşırı sağcı saldırılara rağmen İslam karşıtı ırkçılığın hâlâ yeterince ciddiye alınmadığını belirtti. Açıklamada, Müslümanlara yönelik saldırıların toplumsal bir sorun olarak kabul edilmesi ve Müslüman karşıtlığı konusunda görev yapan Bağımsız Uzmanlar Kurulu’nun tavsiyelerinin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.

Camiler İçin Daha Güçlü Koruma Talebi

IGMG ve DITIB, camiler için güvenlik önlemlerinin artırılmasını ve İslam karşıtı ırkçılıkla mücadeleye yönelik kalıcı politikaların hayata geçirilmesini istedi. Her iki kuruluş, 1 Temmuz’un yalnızca Müslümanlar için bir anma günü olmadığını belirterek, bu tarihin demokratik hukuk devletinin insanları nefret ve ayrımcılıktan ne ölçüde koruyabildiğinin de önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.(bb)