
Osmanlı Beyliği, bir imparatorluğa dönüşürken bu durumda nüfusunun kalabalık olmasının da önemli bir rolü vardı. Bu dönemde Avrupa’daki birçok devletten daha fazla nüfusa sahip olan Osmanlı İmparatorluğu, 10 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya hükmetmişti. Ancak 17. yüzyıldan itibaren nüfus dengesi Osmanlı’nın aleyhine döndü.
İMPARATORLUĞU KAYBETTİK
Osmanlı İmparatorluğu’nun nüfusu 17-18. yüzyıllarda fazla artmazken, Avrupa’nın nüfusu 100 milyondan 190 milyona çıkarak iki misline yakın arttı. Tarihçi Charles Issawi, 17. yüzyılın başlarında Avrupa’nın altıda biri olan Osmanlı nüfusunun, iki asır sonra yani 18. yüzyılın sonlarında onda birine gerilediğini söyler.
Avrupa ülkeleri nüfus artışları sayesinde yavaş yavaş gelişmekte olan sanayi kollarına ucuz iş gücü temin edebildi. Ayrıca savaşlarda asker teminindeki zorluklar aşıldı ve Avrupa ordularının büyüklüğü arttı.
İmparatorluğun son iki asrında Osmanlı nüfusu hemen hemen aynı kalırken, Rusya’nın nüfusu 10 misli arttı. Ordu büyüklükleri karşılaştırıldığında Rus ordusu, Türk ordusunun beş misline yakın bir büyüklüğe ulaşmıştı. Bu yüzden Ruslara karşı yaptığımız savaşları kaybettik. Artmayan nüfusumuz bize milyonlarca kilometrekarelik bir imparatorluğu kaybettirdi.
CUMHURİYETİN NÜFUS POLİTİKASI
Cumhuriyet döneminde farklı nüfus politikaları uygulandı. 1923-1963 yılları arasında “pronatalist politikalar”, yani nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik politikalar uygulandı. Cumhuriyet kurulduğu zaman Atatürk’ün en büyük amaçlarından biri 13 milyona düşen Türkiye’nin nüfusunu artırmaktı.
Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren izlenen politikalarla nüfusumuz her yıl arttı.
1950’lerin sonlarından itibaren küresel örgütlerin propagandalarına göre hareket edenler, Türkiye’de nüfusun ekonomik kalkınmayı engellediği yönünde zemin oluşturmaya başladılar. Bunun sonucu olarak da 1963-2005 yılları arasında “antenatalist politikalar”, yani nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar izlendi. Vakıflar, dernekler, bazı politikacılar, bazı işadamları ve basın, nüfus artışının milli geliri düşürdüğünü ve büyük sorunlara yol açtığını söyleyerek nüfus artışını öcü gibi gösterdiler. İki çocuklu aile “ideal aile” olarak gösterildi.
Erhan Afyoncu/Sabah
