
İş göremezlik veya hastalık nedeniyle uzun süreli olarak işten ayrılan çalışanların sayısı 2022’den bu yana %10 arttı. Aynı dönemde çalışan sayısı ise yalnızca %4 yükseldi. Günümüzde 900 binden fazla kişi çalışma hayatının dışında bulunuyor.
Randstad Hollanda CEO’su Jeroen Tiel, “Bu durum iş gücü piyasasında bir dengesizlik yaratıyor” diyerek uyarıda bulundu. “Hastalık izinleri ve uzun süreli iş göremezlik vakaları artarken, çalışan sayısındaki artış bunun gerisinde kalıyor. “Bunun üretkenlik üzerinde çok büyük etkileri var ve iş yükünün artmasına neden oluyor. Artan iş yükü de daha fazla devamsızlığa yol açıyor. Bunu özellikle sağlık sektöründe açıkça görüyoruz. Bu nedenle çalışanların iş gücü piyasasında kalabilmesi için sürdürülebilir istihdam ve çalışan sağlığına çok daha fazla önem verilmesi gerekiyor.”
Randstad Hollanda iş gücü piyasası uzmanı Bart van Krimpen’e göre çalışanların uzun süreli olarak işten uzak kalmasının birkaç nedeni var: “Bu durum nüfusun yaşlanmasıyla ilgili olduğu gibi emeklilik yaşının yükselmesiyle de bağlantılı. Yaşlı çalışanlar hastalandığında, iyileşme sürecinin daha uzun sürme olasılığı daha yüksek.”
Buna ek olarak Van Krimpen, koronavirüs krizinin gecikmeli etkilerinin hâlâ hissedildiğini belirtiyor; çünkü çok sayıda uzun COVID (long COVID) hastası bulunuyor.
“Ayrıca stres ve tükenmişlik (burnout) şikâyetleri de söz konusu. Bu özellikle genç kadınlar arasında daha yaygın.”
Kısa süreli hastalık izinlerinde de hafif artış
Uzun süreli iş göremezliğin yanı sıra kısa süreli hastalık izinlerinde de hafif bir artış görüldü. Bu durum özellikle iş yükünün yüksek olduğu büyük şirketler, sağlık hizmetleri, temizlik sektörü, kamu yönetimi ve sanayi gibi alanlarda yaşanıyor.
Tiel, uzun süreli iş göremezliği azaltarak bu kişilerin daha hızlı şekilde iş gücü piyasasına dönmesini sağlayacak imkânlar bulunduğunu vurguluyor.
“Öncelikle hastalık döneminde maaş ödemesi sisteminin modernize edilmesi gerekiyor” diyor. “Ancak ödeme süresi kısaltılacaksa, uzun süreli hasta çalışanların ilk günden itibaren yoğun destek alması ve mümkün olan en kısa sürede iş yerine dönmeleri büyük önem taşıyor. Ayrıca çok fazla düzenleme ve prosedür var. Bu da etkinliği azaltıyor.”
“WIA’da değişiklikler gerekli”
Hollanda hükümeti sosyal güvenlik harcamalarında 6,8 milyar avroluk tasarruf yapmayı planlıyor. Bu kesintilerden biri de iş göremezlik yardımı sistemi olan WIA olacak. Bu durum sendikaların tepkisini çekiyor. Taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğu için sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz net değil.
Hans Vijlbrief, daha önce sosyal taraflarla anlaşmaya vararak WIA sisteminde değişiklik yapılmasını istediğini belirtmişti. Ancak bütçe kesintileri gündemden kalkmış değil.
Tiel bu konunun oldukça karmaşık olduğunu söylüyor: “WIA’da değişiklik yapılması gerekiyor, ancak hükümet hâlâ çözüm arıyor ve mali sürdürülebilirliği de göz önünde bulunduruyor. Sistemi, iş göremez durumda olan kişilerin bir kısmını yeniden iş gücü piyasasına kazandıracak şekilde düzenlemeliyiz.”
İş gücü piyasasındaki eleman açığı yüksek seviyede kalıyor
Randstad Hollanda’ya göre iş gücü piyasasındaki personel açığı yüksek seviyede istikrarını koruyor. Özellikle hemşireler, bakım çalışanları, eğitim asistanları, makine operatörleri ve elektrik teknisyenleri konusunda ciddi eksiklik bulunuyor. Bu mesleklerde zaten uzun süredir personel sıkıntısı yaşanıyordu.
Buna karşılık fotoğrafçılar, metin yazarları, çevirmenler, finansal analistler, yazılım geliştiriciler, posta ayıklama çalışanları ve tarım sektöründeki yardımcı işçiler için iş piyasası daha durgun hale geliyor.
Van Krimpen, “Bu nedenle iş gücü piyasasındaki farklılıklar giderek büyüyor” diyor.
İşsizlik oranı nisan ayı itibarıyla %3,9’a geriledi ve bu düşüş tüm yaş gruplarında görüldü. Geçen yıla kıyasla daha fazla saat çalışmak isteyen yarı zamanlı çalışanların sayısı %7 artarak 40 bine yükseldi. Bu grubun büyük kısmını 15-25 yaş arasındaki gençler oluşturuyor. Bu gençler daha fazla çalışmak istese de işverenleri çoğu zaman buna imkân tanımıyor.
