
Sosyal yıkımı durdurun, insana yatırım yapın! Hollanda’da sendikalar alarm veriyor.
Hollanda’da son yılların en önemli siyasi tartışmalarından biri sosyal devletin geleceği üzerine yaşanıyor. Bir yandan savunma harcamalarının önümüzdeki yıllarda yaklaşık 35 milyar euro artırılması konuşulurken, diğer yandan sosyal güvenlik sisteminde yaklaşık 6,8 milyar euroluk tasarruf planları gündeme geliyor.
Peki soru şu:
Bir ülkeyi ayakta tutan nedir?
Daha fazla silah mı?
Yoksa geleceğe güvenle bakabilen insanlar mı?
Bu soruyu sormamın nedeni sadece bugünkü siyasi tartışmalar değil. Çünkü son kırk yılda Hollanda’nın sosyal güvenlik sisteminde önemli değişiklikler yaşandı.
Son kırk yılda ne değişti?
Bir zamanlar herkes için 65 yaşında başlayan emeklilik hakkı bugün 67 yaşın üzerine çıktı. Gelecekte yaşam beklentisinin artmasına bağlı olarak bu yaşın daha da yükselmesi bekleniyor.
İşsizlik ödeneği yıllar içerisinde önemli ölçüde daraltıldı. Bir dönem işsiz kalan çalışanlar daha uzun süre gelir güvencesine sahipken, bugün işsizlik ödeneğinin azami süresi 24 aya kadar düşmüş durumda. Son koalisyon görüşmelerinde bunun 12 aya indirilmesi dahi gündeme geldi.
Malullük sistemine erişim yıllar içinde zorlaştırıldı. Çalışma hayatında esnek ve geçici sözleşmeler hızla yaygınlaştı. 1980’lerde çalışanların büyük çoğunluğu kalıcı iş sözleşmesine sahipken, bugün Hollanda Avrupa’nın en yüksek esnek çalışma oranlarından birine sahip ülkelerden biri haline geldi.
Sağlık alanında da benzer bir tablo görüyoruz. 2008 yılında sağlık sigortasında zorunlu katılım payı (eigen Risico) 150 euro iken bugün 385 euroya yükseldi. Bu, vatandaşın cebinden çıkan sağlık harcamalarında yüzde 150’nin üzerinde bir artış anlamına geliyor.
Sendikalar profesörü Paul de Beer’in uyarısı
Hollanda’nın önde gelen çalışma ilişkileri uzmanlarından Prof. Dr. Paul de Beer, bu gelişmeleri değerlendirirken dikkat çekici bir tespitte bulunuyor.
Ona göre son kırk yılda farklı siyasi renklerdeki hükümetler değişse de sosyal devletin genel yönü pek değişmedi. Sosyal güvenlik sisteminin koruyucu niteliği adım adım azaltıldı. Emeklilik yaşı yükseltildi, işsizlik ödenekleri daraltıldı, malullük sistemine erişim zorlaştırıldı ve vatandaşlardan daha fazla bireysel sorumluluk üstlenmeleri beklendi.
De Beer’e göre bunlar kaçınılmaz gelişmeler değil, siyasi tercihlerdi.
Güvenlik sadece savunma değildir
Elbette savunma önemlidir.
Ancak güvenlik yalnızca tanklarla, savaş uçaklarıyla veya askeri bütçelerle ölçülemez.
Güvenlik bana göre şudur:
İnsanların hastalandığında sağlık hizmetine ulaşabilmesidir.
Yaşlandığında onurlu bir emeklilik yaşayabilmesidir.
İşini kaybettiğinde geçici de olsa gelir güvencesine sahip olmasıdır.
Çocuklarının iyi eğitim alabilmesidir.
Kısacası güvenlik, aynı zamanda sosyal devlettir.
Sendikalar neyi savunuyor?
Kamuoyunda bazen sendikaların sadece itiraz eden kurumlar olduğu düşünülüyor.
Oysa sendikalar yalnızca neye karşı olduklarını değil, neyi savunduklarını da anlatmalıdır.
Sendikalar;
- Sağlığa yatırım yapılmasını,
- Eğitimin güçlendirilmesini,
- Geçim güvencesinin korunmasını,
- Adil bir vergi sistemini,
- Toplu iş sözleşmelerinin güçlendirilmesini,
- Güvenceli ve kalıcı istihdamı,
- Mesleki eğitime yatırım yapılmasını,
- Kimsenin geride bırakılmayacağı bir sosyal güvenlik sistemini savunuyor.
FNV Kongresi’nin mesajı
4 ve 5 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen FNV Kongresi’nde yüzlerce delegeyle birlikte tam da bu konuları tartıştık.
Çünkü mesele yalnızca bütçe rakamlarından ibaret değil.
Mesele, nasıl bir toplumda yaşamak istediğimizdir.
Bugün Hollanda’da savunma bütçesi son on yılda yaklaşık üç katına çıkmış durumda. Buna karşılık sosyal güvenlik alanında yeni tasarruf planları tartışılıyor.
İşte bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor:
Toplumun geleceğine yapılacak yatırım nedir?
Daha fazla silah mı?
Yoksa daha fazla eğitim, daha fazla sağlık hizmeti, daha fazla sosyal güvence ve daha fazla fırsat eşitliği mi?
Rakamlar ne söylüyor?
Bugün Hollanda siyasetinde dikkat çekici bir tercih tartışılıyor.
Bir tarafta önümüzdeki yıllarda savunma ve silahlanma için yaklaşık 35 milyar euro ek yatırım konuşuluyor.
Diğer tarafta ise sosyal güvenlik alanında yaklaşık 6,8 milyar euroluk tasarruf planları gündeme geliyor.
Başka bir ifadeyle, milyarlarca euro yeni silah sistemlerine ayrılırken, çalışanların, emeklilerin, hastaların ve desteğe ihtiyaç duyan insanların haklarından tasarruf edilmek isteniyor.
Ama bu para devletin parası değil.
Bu para senin, benim, hepimizin ödediği vergilerden oluşuyor.
Üstelik tartışılan planlar arasında WMO kapsamında yaşlılara, engellilere ve günlük yaşamda desteğe ihtiyaç duyan kişilere verilen evde temizlik ve günlük yaşam desteğinin (thuishulp) azaltılması veya sınırlandırılması da bulunuyor.
Bu durum özellikle yalnız yaşayan yaşlılar, kronik hastalar ve engelliler açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bir toplumun seviyesi, desteğe en fazla ihtiyaç duyan insanlara nasıl davrandığıyla ölçülür.
22-25 Haziran: Çalışanlar seslerini yükseltiyor
Bu nedenle önümüzdeki günlerde Hollanda’nın dört bir yanında çalışanlar seslerini yükseltecek.
22-25 Haziran tarihleri arasında ülke genelinde çeşitli eylemler, toplantılar ve manifestasyonlar düzenlenecek. Sendikalar, sosyal güvenlik sisteminde yeni kesintilere karşı çıkıyor ve hükümete açık bir mesaj veriyor. “Sosyal haklarda yıkımı durdurun, insana yatırım yapın.”
25 Haziran’da Utrecht’teki Berlijnplein’de gerçekleştirilecek büyük manifestasyon da bu çağrının önemli duraklarından biri olacak.
Hollanda genelindeki eylem ve toplantılar hakkında bilgi almak isteyenler FNV’nin “De Toekomst is van Ons” kampanya sayfasını ziyaret edebilir.
Nasıl bir Hollanda istiyoruz?
Çünkü mesele yalnızca işsizlik ödeneği, emeklilik yaşı veya malullük sistemi değildir.
Mesele, çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir Hollanda bırakmak istediğimizdir.
Daha fazla güvencesizlik mi?
Yoksa insanların hastalandığında, işini kaybettiğinde veya yaşlandığında devletin yanında olduğunu hissedebileceği bir sosyal devlet mi?
Bu sorunun cevabı yalnızca siyasetçilerin değil, hepimizin vereceği bir cevaptır.
Çünkü bir ülkenin geleceği yalnızca savunma bütçeleriyle değil, eğitimli gençleriyle, çalışanlarıyla, emeklileriyle ve zor zamanlarda vatandaşına sunduğu güvenceyle şekillenir.
Sosyal haklar bir maliyet değil, toplumun geleceğine yapılan yatırımdır.
Bugün yapılacak tercihler, yarının Hollanda’sını şekillendirecektir.
Osman Elmacı
Tenkit ve görüşlerinizi duymaktan mutluluk duyarım: o.o.elmaci@gmail.com


…

