Hollanda, tarihinde ilk kez kritik bir eşiği geçti: 65 yaş ve üzerindeki nüfus, 20 yaş altındaki nüfusu geride bıraktı.

Hollanda İstatistik Kurumu’nun (CBS) açıkladığı rakamlar aslında uzun süredir gelen bir gerçeği net biçimde ortaya koyuyor: Ülke hızla yaşlanıyor. Bugün yaklaşık 3,76 milyon kişi 65 yaşın üzerinde, buna karşılık 20 yaş altı nüfus 3,72 milyon seviyesinde. Daha da çarpıcı olan ise 80 yaş üstü nüfusun neredeyse 1 milyona dayanmış olması. CBS’ye göre bu sayı önümüzdeki yıllarda 2,1 milyona çıkacak. 99 yaş ve üzeri nüfusun ise 4.400’lerden 38000 üzerine çıkması bekleniyor.

Bu tablo sadece sosyal değil, aynı zamanda ekonomik bir alarm niteliğinde.

Çünkü bir ülkenin bel kemiği olarak görülen 20-65 yaş arası çalışma çağındaki nüfus giderek daralıyor. Bugün nüfusun yüzde 59’u bu yaş grubundayken, yaklaşık 15 yıl içinde bu oranın yüzde 55’e düşmesi bekleniyor. Vergi gelirlerinden eğitime, sağlıktan sosyal güvenliğe kadar her alanda bu daralmanın bedeli ağır olacaktır.

CBS’nin 2070 projeksiyonları da düşündürücü. Nüfusun 20,6 milyonu aşması mümkün görülüyor. Ancak bu artışın büyük bölümü yaşlı nüfustan geliyor. Aynı yıl 65 yaş üstü nüfusun 5,4 milyona, 20 yaş altı nüfusun ise 4,1 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Kurum ayrıca uyarıyor: Bu tahminler kesin değil. Nüfus 17,5 milyona da düşebilir, 24 milyona da çıkabilir. Belirleyici olan ise çok net: doğumlar ve göç.

Ve tam da burada asıl çelişki başlıyor.

Hollanda’nın genç, nitelikli ve üretken insan gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Sanayide, sağlıkta, eğitimde, teknik mesleklerde ve hizmet sektöründe personel açığı her geçen gün büyüyor. Buna rağmen Hollanda, göç politikalarında hâlâ korku, çekingenlik ve maalesef zaman zaman ırkçı reflekslerle hareket ediyor.

Eğitimli göçmenlere kapı aralanacağına, gereksiz bürokrasi, ağır vergi yükleri ve caydırıcı düzenlemelerle bu insanlar sistemin dışına itiliyor. Ülkeye katkı sunmak isteyen vasıflı göçmenler “istenmiyoruz” duygusuyla başka ülkelere yöneliyor.

Oysa gerçek çok açık:

Hollanda yaşlandı. Ve gençleşmenin yolu duvar örmekten değil, akıllı, adil ve vizyoner bir göç politikasından geçiyor.

Yeni hükümetin en büyük sınavı da burada. Eğer geleceği doğru okuyamaz, ideolojik reflekslerle hareket etmeye devam ederse, Hollanda’nın birçok sektöründe ciddi darboğazlar kaçınılmaz olacaktır. Bugün görmezden gelinen sorunlar, yarın çok daha ağır bir fatura olarak önümüze çıkacaktır.

Vesselam…

Ömer Atıf  Schiedam 28.01.2026