30 Paylaşımlar

Değerli okurlarımız,
“Neler oluyor bize” diye sorgulayamadan, hızlı bir şekilde internet online aracılığı ile sosyal medya tüm alanlarımızı kuşattı. Toplantılarımızı, sohbetlerimizi, görüşmelerimizi, alışverişlerimizi kısacası hayatımızdaki tüm yaşam biçimimizi online yapar olduk.
Hayatımızı kolaylaştırdığı yönler olduğu gibi, fıtratımıza aykırı, insani boyutunda zorlaştırmalar oldu. Hele de bu virüs nedeni ile alınan tedbirler, yasaklamalar nedeni ile bir nevi robotlaştık, robotlaştırıldık. Yüreklerimiz yoruldu, aksini düşünen var mı?

Koronavirüsü dediğin ne ki?
Aylardır Covid-19 ile yatıp, Covid-19 ile kalkıyoruz. O kadar karma karışık bir hal aldı ki, insanlara bıkkınlık geldi artık. Beraber, yan yana, el ele, diz dize gelip spor yapabiliyoruz, lakin spor salonunun dışına çıktığımızda aramızda 1,5 metre mesafe olması gerekiyor.
Aynı araç içinde, beraber yolculuk yapabiliyoruz lakin araçtan inince aramızda 1,5 metre mesafe olması gerekiyor.
Uçak yolculuklarında yan yana, diz dize maske ile oturabiliyoruz, lakin restoranlarda, kafeteryalarda aramızda 1,5 metre yada aramızda plastik koruyucu olması gerekiyor. Temas sporlarını beraberce, birbirimize dokunarak yapmamızda sakınca yok, ama camide namaz kılarken safları 1,5 metre aralıkla tutmamız gerekiyor.
Bunlara benzer daha bir çok örnekler verebiliriz. Bu Koronavirüsü nasıl bir şey anlaşılır gibi değil. Bana kalırsa Koronavirüsü ekonomik mikrop vürüsünden ibaret.
Baksanıza virüsün yaygın olduğu ve ölü sayısı bilmem ne kadar çoğunlukta olan Avrupa ülkelerine tatile gitmek serbest, hiçbir sıkıntı yok, hatta teşvik ediliyor.
Avrupa dışı ülkelere özellikle “Türkiye’ye Koronavirüs nedeni ile, ölüm sayısı az olmasına rağmen tatile gitmek rizikolu” deniyor ve Başbakan Rutte tarafından önerilmiyor. Neden? Dedim ya, bunlar hep bir ekonomi tiyatrosu. Üstüne üstün sağlık sigortan herhangi bir durum olduğunda sorumluluk kabul etmiyor. Ayrıca iş sahipleri kolay bir şekilde işçilerini işten çıkartabilecekler yada parasız izine tabi tutabilecekler. Bunun adı Covid-19 değil, ülkeler birbirleri arasında güç gösterisi yapıyor. Tabi her zaman ki gibi olan vatandaşa oluyor.

Hoş geldin yeni yaşım
Hayatı ciddiye almamak gerektiği gibi çok hafife de almamak gerekiyor. Hep bir koşuşturma içerisinde, çok sevdiklerimizi ihmal ettik…
Yarım kalan hayallerim, hedefe koşar gibi uçuşlarım, tepetaklak ümitlerim olduğu gibi, anlamsızca sevinç kahkahalarım, mutluluklarım, huzurum da oldu, hamd olsun.
Akşam güle oynaya, güzel haberler verdiklerimizden, sabah yaşam sevincimizi yerle yeksan eden haberlerde aldık, üzüldük, ağladık ama ümit var olduk.

Bilmiyorum içinde bulunduğum bu durumda olgunlaştım mı, olgunlaşacak mıyım çok da umurumda değil. Böyle iyiyim sanki, insanız, insan…
Bir tarafım hüzün, bir tarafım heyecan, bir tarafım yarım mutluluk. Kanadı kırık kuş misali, sevinçten uçmak istiyorsun lakin sevdiklerimin yaşadığı acı âdeta ayaklarımda pranga ağırlığı yapıyor.
Belki de bu yıl her şey çok daha farklı olacak. Hoş geldin yeni yaşım, umarım sen bana, ben sana hayırlı olur, geri kalan ömrümü yaratılış gayemize uygun yaşarız…

Havva Koç

30 Paylaşımlar