‘Hafta sonu okullarında’ anti-demokratik eğitim verilirse Eğitim Müfettişliği müdahale edecek. Endişeleri olan bilgi servisleri, veliler veya normal okulların öğretmenleri bunu gelecekte teftiş kuruluna bildirebilecekler.

Hollanda’da hükümet, devlet bütçesi tarafından finanse edilmeyen ve Eğitim Müfettişliği tarafından denetlenmeyen, aralarında Kur’an kursları ve İslami eğitimin de bulunduğu hafta sonu eğitimlerini mercek altına alacak, gerekirse kapılara kilit vurulacak.

Tıpkı normal okullardaki öğretmenler için olduğu gibi, bu tür yaygın eğitimde öğretmenlik yapan kişiler için de bir Davranış Bildirgesi (VOG) zorunlu olacaktır. Bu ‘dersler’ genellikle hafta sonu verildiği için şu anda denetim mümkün değil.

Nieuwsuur ve NRC tarafından 2019’da yapılan araştırmada, yaklaşık elli Selefi cami okulunda anti-demokratik fikirlerin öğretildiği iddia edilmişti.

Hükûmet, kontrolü sağlamak için yasayı değiştirecek. Son yıllarda, bazı Türk hafta sonu okullarında demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne aykırı dersler verildiğine dair işaretler olduğu söyleniyor. Ancak hafta sonu Türkçe okullarına fon sağlayan Türkiye’ye göre ağırlık, dil öğretiminde olacak. Kabine okulları yasaklamak istemedi.

Gelişime yardımcı olur

VVD’li ilk ve Orta Öğretimden Sorumlu Bakan Dennis Wiersma, resmî olmayan ‘okulların’ çoğunun çocukların gelişmesine yardımcı olduğunu vurguluyor ve “Örneğin orada çocuklar büyükanne ve büyükbabalarının dilini konuşmayı öğreniyor ya da kültürleri hakkında bir şeyler öğreniyorlar. Ancak bu hafta sonu okullarının ufak bir bölümünde işler “gerçekten ters” gidiyor. Hafta içinde istediğiniz kişiye âşık olabileceğinizi, hafta sonu ise eşcinselliğin yasak olduğunu ve bir eşcinseli apartmandan atabileceğinizi öğreniyorsunuz. Buna karşı harekete geçmeliyiz” diyor.

Wiersma’ya göre yaygın eğitimde, aynı zamanda anti-Semitizm ve Holokost inkârı yapılmakta ve bilim komplo teorileri ile diskalifiye edilmekte. “Ayrıca burada totaliter diktatörlerin, sürüngenlerin bizi yönettiğinden bahsedenler var. Bu radikal ideoloji çocukların kafasına yerleştirilmemeli.”

Wiersma’nın planına göre, ‘hafta sonu okullarında’ verilen derslerden endişe duyan istihbarat servisleri, ilk ve orta okulların velileri ve öğretmenleri bunu bağımsız bir ihbar noktasına bildirebilir. Bakan düzenli olarak verilen hizmetlerden sinyaller ve ihbarlar alıyor. “Şu anda onunla çok az şey yapabilirim. Bu da kendini güçsüz hissetmene neden oluyor.”

Bu bildirim noktasının Eğitim Müfettişliğine mi yoksa başka bir yere mi yerleştirileceği henüz belli değil. Ancak Müfettişlik daha sonra sinyalleri inceleyecek ve bu kurum, görevini kötüye kullanım durumunda derhal müdahale edebilecektir.

Müfettişlik, hafta sonu okullarının kendilerini Kur’an okuma kulübü veya sosyal akşam olarak sunması durumunda da müdahale edebilir. Wiersma, “Nerede bir araya gelirseniz ve çocukların kafalarına bilimin ‘sadece bir fikir’ olduğu gibi belirli fikirleri yerleştirirseniz, o zaman bunu yüzeye çıkarmalı ve müdahale etmeliyiz” diyor.

Bu mümkün olmadan önce, kabinenin yasal bir tanım üzerinde çalışması gerekiyor: eğitim ne zaman entegrasyona, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye aykırıdır? Bu tanım belirlendikten sonra kanunda yer alacaktır.

Bakan Wiersma, tasarıyı gelecek yılın başlarında Alt Meclis’e göndermeyi planlıyor.

Koalisyon anlaşmasında, VVD, D66, CDA ve ChristenUnie, ‘entegrasyon karşıtı, anti-demokratik veya hukukun üstünlüğüne aykırı’ faaliyet göstermeleri hâlinde bu ‘okullara’ daha hızlı müdahale etmeyi kabul ettiler.

 

DM/AD – Fotoğraf: Facebook Wiersma…