Asimilasyonu; Hollanda’da yaşayan gençlerin kendi Türkçe dillerini unutarak, Hollandaca konuşan, Hollanda kültür ve değerlerini kabul ederek bir Hollandalı gibi toplumsal yaşamda yerini alarak sadece isminin Türk olduğu yeni bir nesil olarak tanımlayabiliriz.

Evde konuşulan dil?

Üçüncü ve dördüncü nesil artık evde Türkçe konuşmuyor. Evde Hollandaca konuşan bir ailenin çocuklarının daha iyi bir eğitim yapabilecekleri ve okullarda daha başarılı olacaklarını  Türk toplumunun tüm katmanlarına kabul ettirdiler.

Evde konuşulan Türkçe dili ile, belirli ve kısmen de olsa o çocuklara Türk kimliğini aktarmak mümkündür. Her ne kadar derin dil ve kültür aktarımını sağlamak zor olsa da, kısmen iki kültürlü, gelenek ve göreneklerine bağlı bir nesil yetiştirmekte, Türk dili belirleyici.

Türk gençleri tatillerini Türkiye’de yapıyorlar…

Evet, 1 milyondan daha fazla Hollandalı komşularımız gibi Türk gençleri de tatillerini Akdeniz’de ve Ege’de yapıyorlar. Geneli baba ve anne memleketlerine bile uğramadan Türkiye’de sadece hoş, keyifli bir tatil yapıyorlar.

Hollandalıya benzemeye çalışırken kendi öz dilini, değer ve yargılarını kaybetmekte var. O zaman bizim en güzel atasözlerimizden birisi olan “Tosya’ya pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” bu durumu özetliyor sanki. En güzel olanı da kendi kültür ve kimliğimizle uyum sağlamak olmalıdır.

Ama nasıl, içeriği nasıl, kim ve nerede doldurulmalı?

Tek tip bir yaşam, kültür ve inanç toplumu olmadığımız için, her ailenin kendine göre doğruları ve öncelikleri de olacaktır. Geçmiş yıllarda kendi kültürel, inanç ve değer yargılarını gençlere aktarabildiğimizi söyleyemeyiz. Başka türlü düşünenlerde mutlaka olacaktır.

Yaşamda hayal kırıklığı da var.

İnsan yaşamında başarıların, duyumları ve mutlulukların yanında, hayal kırıklıkları, başarısızlıklar da olacaktır. “Mutsuz bir ömür geçti ve gidiyor” diyenlerin sayısı da az olmayacaktır. Çokça duyarız “Ben çocuklarımla rahat konuşamıyorum artık. Çünkü birbirimizden farklı iki kültürün insanlarıyız. Konuşmaya çalışıyoruz ama birbirimizi de artık anlayamıyoruz” diyen üzgün, kaygılı bir babayla her an, kimsenin olmadığı bir mekânda karşılamak mümkün.

Serbest seçim ve özgür irade…

Hollanda’da bireysel eğitim, kültür, değişim ve hür iradeye bağlı seçimler çok önemli olup, her ne kadar evde alınan kültür eğitim, arkadaş ve çalışma hayatı da farklı bir insan başarı modelini öne çıkarmaktadır.

Hollanda’da, bireysel, bencil ve de kendi egolarını mutlu ve tatmin eden bir insan tipinin öne çıktığını görmekteyiz.

Ondan olmalı; 17 milyon 500 bin Hollandalıdan, bölüşemeyen ve yalnız yaşayan 3 milyon 300 bin Hollandalının olması…

Saygı ve sevgilerimle.

Nejat Sucu / Facebook