Giethoorn, Hollanda’nın şirin ve turistik bir köyü. Her yıl binlerce insan ülke içinden ve dışından ziyaret ediyor. Böyle şirin bir köyde ırkçılık zirve yapıyor ve kendilerinden başkasına yaşam hakkı tanımıyorlar. Köydeki polis dâhil, yerel yönetimler sessiz ve suskun…Hollanda’nın dünyaca ünlü turistik köyü Giethoorn’un tek Türk ailesinin ırkçı saldırılara uğramasına seyirci kalan polis ve belediyeye tepkiler yağıyor.

DENK Partisi, Hollanda gündemine oturan olayı Salı günü meclise taşıdı… Konu hakkında Tunahan Kuzu şunları söyledi: “Sözcümüz Stephan van Baarle salı günü konuyu meclise taşıdı. Hükûmet yakın zamanda bu konu hakkında meclise mektup gönderecek. Onun yanı sıra içişleri komisyonunda gorüşülecek. Aileyi ziyaret ederek hem son durumları hakkında bilgi aldık hem de gelişmeleri kendileriyle paylaştık” dedi

Tunahan Kuzu ve Stephan Baarle  Giethoorn’da Türk aileyi ziyaret ederek başlarından geçenleri dikkatlice dinlediler ve kendilerine destek vereceklerini söylediler. Milletvekilleri,
“Son derece çirkin olan bu ayrımcılık  olayına ortak olanlar bunun hesabını verecekler. Bu olayı suistimal edenler konuya açıklık getirmeliler” dediler.
Savcılığın ve polis teşkilatının Türk ailenin bir yıl boyunca maruz kaldığı şiddet, mal varlıklarına zarar ve tehditler sonrasında hiçbir şey yapmayışı da aynı zamanda tartışma konusu olmuştu.

Ziyaretleri sonrasında açıklama yapan vekiller şunları dile getirdiler: “Giethoorn yüzbinlerce turist tarafından masal köyü olarak ziyaret ediliyor ama Yılmaz ailesi için kabus köyüne dönmüş bulunmakta. Yılmaz ailesine her türlü desteği sağlayacağımızın sözü ile buradan ayrılıyoruz”

Meclis acil oturum talebini geri çevirdi
Salı günü DENK partili milletvekili Stephan van Baarle tarafından acil oturum talebinde bulunulmuş ama meclis çoğunluğuna erişilemeyince oturum devam etmemişti. Acil oturum talebine SP ve CDA tarafından destek verilmemesi dikkatlerden kaçmadı.