Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 83. yıldönümünde Rotterdam Başkonsolosluğunda, Aytaç Yılmaz, konsolosluk çalışanları ve vatandaşların katılımlarıyla saygı ve minnetle anıldı.

Tören programında bir konuşma yapan Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Yılmaz özetle şunları söyledi:

“Kıymetli vatandaşlarımız, değerli mesai arkadaşlarım, sevgili konuklar, bugün Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 83ünci yıldönümünü anmak üzere toplandık.

Öncelikle bu anma töreninde bizimle birlikte olduğunuz için hepinize teker teker şükranlarımı sunuyorum.

10 Kasımların, Atatürk’ün 57 yıllık o kısa ama dolu dolu hayatını, mücadelesini, milletimize kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru anlama bakımından önemi büyüktür. Bu çerçevede, 10 Kasımları yalnızca Atatürk’ü saygıyla yad ettiğimiz bir vesile olarak değil, ayrıca şöyle bir gerilere uzanıp, Ulu Önder Atatürk’ün ülkemizi nerelerden alıp nerelere getirdiğini bir kez daha hatırlamak için bir fırsat olarak görmek gerektiği kanaatindeyim.

Atatürk’ün yaşadığı dönemi kısaca bir hatırlar isek, dünya haritası 10 yılda bir neredeyse yeniden değişiyordu. Türk halkı savaşlardan ve yoksulluktan yıpranmış ve büyük moralsizlik içindeydi. Şanlı Türk milleti, bu zor zamanlarda arkasından gidebileceği güçlü liderini Mustafa Kemal Atatürk’te bulacaktı.

Yeisin kol gezdiği o dönemde, halkına inancını hiçbir zaman kaybetmeyen Atatürk, Türk milletine, teslimiyet yerine bağımsızlık fikrini işledi. Yalnızca sözleriyle değil yaptıklarıyla. Kurtuluş Savaşını büyük imkânsızlıklar içinde mükemmel yönetti. Anadolu’yu karış karış dolaştı. O milletini, milleti onu çok sevdi, ona inandı. Artık yetenekli bir kurmay subay, büyük bir kumandan ve lider haline geliyordu.

Peki bitti mi? Hayır. Saltanat yerine millî iradeyi hâkim kıldı. Kapalı ve totaliter rejimlerin güçlendiği bir dönemde, hangi rejimler bunlar? Hitler’in Almanyası, Mussolini’nin İtalyası, Stalinin Sovyetler Birliği ve daha niceleri…. İşte böyle bir dönemde demokratik açılımları olanaklı kılacak, serbest seçimlere kapı aralayacak Cumhuriyet rejimini kurdu ve yaşattı. Böyle bir dünyada Atatürk, yabancı bir gazetecinin sorusuna “Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim” diye cevap vermiştir.

Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan liderler, bugün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak, Türk milletini, bilim çağıyla tanıştırmaya gayret edip, varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir.

Atatürk’ün zorluklara teslim olmayan, mücadeleci ve kurucu vasıflarını gençlerimize ve çocuklarımıza iyi anlatmalı, onun ‘en büyük eserim’ dediği Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak için üzerimize düşen sorumlulukları hep birlikte yerine getirmeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnetlerimizi sunuyor ve aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Beni dinledikleri için tüm saygıdeğer konuklarıma teşekkür ediyorum.”

Haber: Sedat TAPAN