“Sakın Bir çiviyi küçümseme. Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu koca bir ülkeyi kurtarır”  (Atasözü)

2017’deki seçimlerde, 15 yeni parti için bir kutuyu kırmızıya boyadığınız seçmen listesini karalayıp atabiliyordunuz. Hollanda seçim kurulu raporlarına göre bu sefer tam 37 partiye oy verebilirsiniz.

Bu sayı, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en fazla parti ile katılım seçimi olacak. Bu arada, 1922’de parti sayısı 53 iken, 2017’de 28 siyasi parti seçimlere katılmıştı. Yazı notumda Hollanda Türk seçmenini ilgilendiren partilerin ana mesajlarını size vermek istiyorum. Amaç bilgilendirip, 17 Mart’ta oy kullanırken parti seçmeye yardımcı olmak.

10 adımda 15, 16 ve 17 Mart seçimlerine ısınma notları:

1- Dikkat: “Hollanda’da Devlet eliyle ayrımcılık var”

Hollanda hükûmeti, ayrımcılık yaptığını kabul ederek, bünyesinde ayrımcılık virüsü taşıdığını resmen kabul etti.

Ne oldu?

Hollanda’da 2009 – 2019 arası, tahmini 26.000 anne-baba, çocuk bakımı ödeneği ile ilgili yanlış dolandırıcılık şüphelerinin kurbanı oldu. Vergi Daireleri tarafından dolandırıcılığa karşı kullanılan sistematik algoritmalar yüzünden sırf Hollandalı olmadıkları için ayrımcılığa uğradı.

Sen oy verirsen virüse ilaç olursun. Vermezsen virüs çoğalır.

2- Hollanda siyaseti katılımcı toplumu seviyor

Bu hastalığı iyileştirmek için bünyesindeki virüs temizleme mekanizmasını harekete geçirdi. Hükûmet istifa etti. Şayet oy kullanmaya gidersen gelecek ilk seçimde senin isteklerine kulak verecek. Katılımcı ol.

3- Hükûmet genelde tüm

Hollanda’dan, özelde yabancılardan özür diledi. Yapılan hatadan geri adım attı. 2009 – 2019 arası çocuk parası müracaatında bulunan ve alamayan herkesten  özür diledi. Çok oy kullanmadığın hâlde senden özür diliyorsa oy kullanırsan neler olacağını sen bir düşün.

4- Duyduk duymadık demeyin.

€ 30.000 Euro’luk bonus var!

Hükûmet özrün yanı sıra mağdur olan herkese € 30.000 ile tazminat verdi. Sen oy kullanmaya devam edersen ekonomik ve sosyal imkânların genişlemesine katkı sağlarsın. Oy kullanmayı son kez bir düşün!

5- Bir oy geleceğimizi belirler.

Soru: Benim oyumdan ne çıkar?

El cevap: Sakın bir çiviyi küçümseme. Bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı, komutan bir orduyu, ordu koca bir ülkeyi kurtarır.

Sen oyunu bir çivi gibi edasında kullan ki çocuklarımızın geleceğini sen belirle.

6- Seçim sonrası Hollanda’yı neler bekliyor?

Bunun cevabı için partilerin programlarına bakmak gerek. Burada 37 partiyi incelemek mümkün değil lakin Türk kökenli seçmenler ile geçmişte yakın ilişkileri olan partilere bir göz atalım.

“İklim ve sürdürülebilirlik”, GroenLinks, D66 ve Hayvanlar Partisi seçmenleri arasında bir numara. D66 insanı, eşitsizliğe daha değer vererek diğer ikisinden ayrılıyor. Hayvan Sevenleri Partisi ise eğitimi diğer gruplardan daha az önemli buluyor.

PvdA ve soldaki SP seçmenleri arasında ilk ondaki benzerlikler de çarpıcı. Sağlık, eşitsizlik ve konut piyasası her ikisinin de ilk üçünde. İklim, PvdA seçmenleri için SP üyelerinden biraz daha önemli gözüküyor. Bakım/sağlık, normlar ve değerler, CDA ve PVV seçmenleri için nispeten önemli temalar. Ancak CDA seçmenleri göçmenliği ve güvenliği çok daha az önemli görüyor. Konut piyasası ve korona ile mücadele, normlar ve değerlerden sonra, PVV seçmenlerinden daha fazla dikkat ettikleri konulardır. Dolayısıyla bu seçimler, Korona ile mücadele/sağlık, özgürlük, fazla ulusalcı takılma, konut sıkıntısı  temaları üzerinde kurulmuş vaziyette. Son 2017 seçimleri islamofobi ve anti Türkiye – Erdoğan üzerine kurulmuştu.

2017 seçim sonuçları. VVD partisi 2017 yılında 33 milletvekili almışken, kamuoyu yoklaması yine 9 fazla alarak 42 milletvekili ile en büyük parti olacağını gösteriyordu.

Seçim sonrası yukarıdaki konuları önemseyen partiler yine VVD’li bir Rutte başbakanlığında bir koalisyon beklemekte.

Kesin olan ulusalcı sağcı PVV ve Forum voor Demokrasi koalisyon için zorlayacak ama, işleri zor.

7- Aşırı sağcı PVV Partisi yabancı ve Müslümanları seçim malzemesi yaptığı için PVV’nin parti programına bakılması gerek.

PVV Partisi...

Geert Wilders’ın PVV’si, Mart ayındaki parlamento seçimleri için parti programına Göçmenlik ve İslamiyet’ten Çıkarma Bakanlığı’nı dahil etti. Buna ek olarak, Avrupa Birliği’nden ayrılmayı vadediyor. PVV, özellikle Fas’tan gelen göçmen kökenli insanlara doğrudan saldırıyor. Parti, “Göçmen sokak teröristleri, çoğu zaman Faslılar, Hollandalıları her yerde terörize ediyorlar” diye yazıyor.

PVV programının birkaç finansal sürprizi de var. Örneğin, kira fiyatları ve enerji faturası gibi bakkaliye KDV’si de düşürülmelidir diyor. Aynı zamanda, asgari ücret yükseltilmesi ve devlet emeklilik yaşının 65’e geri dönmesini de istiyor

8- Türk ve Müslümanların kuruculuğunu yaptığı partiler var.

Bunlar ne durumda? Bu partiler ne vadediyor ve  nasıl bir geleceği var.

Burada DENK Partisi ve NIDA Partisi göze çarpmakta.

Denk partisi…

Parti lideri: Farid Azarkan. Önceki lideri Türk kökenli. Tunahan Kuzu.

Seçim programına göre, DENK partisi ayrımcılıkla mücadele için bir milyar Euro tahsis etmek istiyor ve Zwarte Piet’in kamusal alanda yasal olarak yasaklanmasını savunuyor. Program kapsayıcılığa (toplumda her kişinin hak ettiği yere sahip olması)  ve ayrımcılıkla mücadeleye odaklanıyor. Ayrımcılıkla mücadele etmek için parti ispat yükünü tersine çevirmek istiyor. Partiye göre, Vergi Daireleri gibi organların bekle ve gör tavrı yerine ayrımcılık yapmadıklarını “önden” göstermeleri gerekiyor.

‘Irkçılık dedektörü’

Hükûmette örneğin “opak algoritmalar” tarafından yapılan ayrımcılık, “Dijital Ayrımcılıkla Mücadele Görev Gücü” ve

“ırkçılık detektörü” tarafından da ele alınmalıdır diyor. Hollanda Veri Koruma Kurumu’nun daha önce bildirdiğine göre, Vergi ve Gümrük İdaresi, çocuk bakımı ödeneği ile dolandırıcılığı tespit etmek için ayrımcı algoritmalar kullanılıp binlerce ebeveyni sıkıntıya soktuğunu ifade ediyor DENK partisi.

DENK, “Kurumlarımızda ayrımcılık olduğu için, bu yetkilileri bu kurumlardan temizlemeliyiz” diyor. Ayrıca toplamda, ayrımcılığı azaltma konusunda uzmanlaşmış 500 ek polis memuru olmasını istiyor parti.

NIDA partisi..

DENK partisini zorlayacak sokaklarda zikredilen diğer parti de NIDA partisi.  İlham aldığı kaynak İslam.

Parti lideri: Nourdin El Ouali.

“İslam” ve “çeşitlilikle büyümek” diye bir sloganı var.

NIDA’nın İslami bir temeli üzerine kurulduğunu ifade ediyor.

Misyonu:

“Bizim neslimiz, İslam’ı ve çok kültürlü olmayı sorun olarak gören bir siyaset içinde büyüdü.

Çözüm için ilham kaynağı olarak İslam ve çok kültürlülükle büyüyen yeni bir nesle inanıyoruz.”

Parti olarak 5 çarpıcı vaadi şöyle sıralanabilir:

* İnsan ve Güvenilirlik Bakanlığı’nın kurulması.

* Tren istasyonları ve toplu taşıma dahil kamusal alanlarda daha az reklam.

* (Alışveriş) merkezlerinde ibadethane imkânlarının yapılması.

* Dünya dinleri ve felsefesi okullarda herkes için bir sınav dersi olması.

* Millî bir buluşma ayı. (Müslümanların Ramazan ayına vurgu)

Denk ve Nida partisinin ayrıştıran en belirgin özelliği, Denk partisinin etnik kökene NIDA partisinin ise dini temele vurgu yapmasıdır.

Temel noktası ise aynı kitleden oy almak istemeleridir. Bu da  pastanın küçülmesi ve ikisinde seçimlerde istediği sonuca ulaşamayacakları anlamına gelebilir.

9-  300 bin Türk kökenli Hollanda seçmeni sandığa götürmenin yolları nedir?

Hollanda’da son 10 yılda parlamento seçimlere katılım ortalama % 77 lakin bu oran Türklerde % 40’larda. Bu durum 180.000 oyun çöpe gittiği anlamına gelir.

2017 yılında yapılan parlamento seçimlerinde 10.516.041 geçerli oy kullanıldı. Bu da 150 kişilik parlamentoda vekile düşen oy sayısı  (10,516,041: 150 koltuk) = 70,107’dir.

Yani Türk kökenli seçmen % 40  katılımla doğrudan bir vekil seçebiliyor. % 77 katılımla 2 vekilin çıkartılmasına katkı sağlayabiliyor.

Stratejik anlamda STK liderleri bir araya gelip ortak paydalarda buluşup parti desteklemeleri durumunda batılı olmayan yabancı kökenli 1 milyon 300 bin oy mevcut olduğunu (Devlet İstatistik Kurumu verilerine göre) göz önünde bulundurursak, yine sadece % 40’lık oy kullanımı durumunda bile 520.000 oy; 70,107 = 7 milletvekili çıkartabilir.

Hollanda meclisine, CU partisi (Hristiyan Birliği) ortalama 5 vekil vererek sürekli koalisyon partisi olmaktadır.

5 vekili olmanın gücünün etkisin varın siz düşünün.

10. Bu anlamda Sivil Toplum Kuruluşların (STK) bu konudaki hareket kabiliyet ve etki güçlerini gözden geçirmeli

Sonuçta Hollanda’da ortak sorunlar ancak ortak hareket ederek hallededilebilir. Bunun dışında seçimler dışında yerel ve ulusal partiler ile düzenli ilişkiler kurulmalı ki parti programlarına bu ortak sorunların çözümleri girmeli. Ayrıca yine STK’lar derhal Hollanda’nın en büyük sendikaları olan FNV ve CNV ile işsizlik, eğitim ve ayrımcılık gibi ortak sorunları beraber çözme çabası ve pratikliğini ortaya koymalılar.

Göreceksiniz sırf sorunlara sahip çıkıldığı için el üzerinde tutulacaklardır. Ayrıca sendika ve siyasi partilere üye olmayı ihmal etme..

Sonuç.

17 dakikanı ayır, 17 Mart’ta oyunu kullan!..

17 Mart sonrası gelecek ilk seçimler için üyesi bulunduğun dernek cemiyet ya da ulaşabildiğin STK’yı parti ve sendikalar ile irtibata geçmeleri için baskı kur, geleceğine sahip çık. Zamanın mı yok? O zaman bir kişi 3 vekalet alabildiğine göre bir kişiye vekalet ver.

Haydi 17 Mart’ta, sana yakın bir partiye oy kullanmaya git…    —◄◄

O. Osman Elmacı