Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5’te gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5’te ‘Buyurun Başlıyoruz’ programında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Mısır‘ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi şehadetinin dördüncü yılında anan Kurdaş, “Şehit Mursi zalime karşı büyük bir direnç ortaya koydu, oturup pazarlık yapmadı buna ABD ve Avrupa’da dahil. Hiçbir zaman benim iktidarım demedi, güce teslim olmadı” dedi.

Kurdaş, şöyle konuştu:

“Bir defa şehit Mursi gerçekten de bir tavır geliştirdi. Zalime karşı büyük bir direnç ortaya koydu. ABD ve Avrupa dahil hiç pazarlık yapmadı. Mısır ile Türkiye’yi ya da Türkiye ile bir başka Müslüman ülkeyi karşılaştırmak doğru değil. Burada önemli bir nokta şu: Türkiye’nin anayasası ile Müslüman ülkelerin anayasası arasında çok farklar var. Mesela Pakistan ile Türkiye birbirine benzer hatta darbeleri de bir birine benzer; ama Pakistan’ın anayasasında İslam vardır. İşte Mısır’ın anayasasında İslam vardır. Bu bakımdan bunlar göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak gerekir. Aynı zemin değil, aynı seçim ve siyasi tecrübe aynı değil. Bu bakımdan da Mursi bir davranış göstermişti, örnek göstermiş ve güce teslim olmamıştır. İktidar anlamında da söylenecek şeyler vardır: Mesela Türkiye’de Erbakan Hoca, 28 Şubat sürecinde Amerikan Büyükelçisinin getirdiği çalışma alanında daha rahat olabilirdi. Altı tane şart koşmuşlardı: İran‘a gitmeyeceksin, Irak petrol boru hattını açmayacaksın, Çekiç Güce dokunmayacaksın, diğer İslam ülkeleriyle ticaret hacmini muhafaza edeceksin gibi altı tane şart vardı. Ama Erbakan Hoca buna şartlara karşı geldi ve ‘kendi politikalarımızı yürüteceğiz’ dedi. Bu bakımdan Mursi de küresel güçlere karşı ciddi bir tavır ve direnç göstermişti.”

“MURSİ’NİN HESABI SORULMALIDIR”

Türkiye ile Mısır arasondaki diplomatik ilişkilerin başlamasının önemli olduğunu ifade eden Kurdaş, şöyle devam etti:

“Mısır ile Türkiye arasında ilişkiler yeniden başlıyor. Davet de var. Ama ben buna ‘niye başlanıyor’ demem. Ne olursa olsun İslam halklarının birbirinden kopmaması lazım. Birileri bir şey yaptı diye o ülkeyi cezalandırmamak lazım. Bir taraftan İsrail ile normalleşme de problem yok, öbürüne ‘normalleşme’ diyemezsin. Ama şu var: soğukluk tabi ki olmalıdır. Mursi’nin hesabı mutlaka sorulmalıdır. Orada İhvan için, Mısır halkı için yapılabilecekler varsa mutlaka yapılmalıdır. Orada binlerce insan hapiste ve hapisten çıkmasına yönelik diplomatik adımlar atılmalıdır. Sadece ticaret yapılım değil, orada ‘Müslüman Kardeşleri’ de kardeş bilip onları o zulümden kurtarmanın çabasına girmek lazım.”

Millî Gazete