Değerli okuyucular ve özellikle gençler!

-Türkçe konuşanlar olarak- başka toplumlara göre az kitap okuduğumuz bir gerçek. Belki bazı problemler az kitap okuduğumuzdan, az bilgilendiğimizden, çevreyi, şartları, gelişmeleri, imkân ve tehlikeleri az tanıdığımızdan ortaya çıkmaktadır.

Toplum olarak neden az kitap okuyoruz?

Bu konuda şu gerçeklere dikkat çekelim:

1- İnsanın eğitimi gerçeği;

İnsan her hâlükârda eğitilir. Ya aile tarafından, ya çevre tarafından, ya okul, ya da yetiştirme kurumları tarafından, ya da özel eğitimciler tarafından. Herkes yeni nesilleri, yani elinin altında olanları kendine göre eğitim vermek, yetiştirmek ister.

2- Eğitimin ve öğrenmenin araçları

Eğitim veya ilmin araçları sayılamayacak kadar çoktur. Bunları göze, kulağa, her ikisine birden, anlayışa, dokunmaya, koklamaya ve yüreğe hitap edenler diye bir kaç kısma ayırmak mümkündür.

Günümüzde öğrenme araçları ne kadar gelişirse gelişsin sonun obje insan olduğuna göre, onun  öğrenme yetenekleri de bunlardır. Herkes bu yetenekleri kullanarak bilgi elde eder, yeni şeyler öğrenir.

Kitap da bilgiyi elde etme araçlarından birisidir.

3- Kitap okumalı mı?

Bir kaç soru:

* Kitap okumak gerekli midir?

* İlim öğrenmenin yolu kitap okumaktan mı geçer?

* Kitap okumayanlar bir şey bilmezler mi?

* Günümüzde eğitim ve öğretim araçları değiştiğine ve geliştiğine göre hâlâ kitap okuma bir işe yarar mı?

* Ya da hangi kitap? Öyle ya her ülkeden her gün belki yüzlerce kitap basılıyor. Bunlar işe yaramak için mi, para kazanmak için mi, propaganda için mi basılıyorlar?

* Kitap işi sıradan bir şey olsaydı bu kadar üzerinde durulur muydu? Ülkeler bu kadar kitaba önem verirler mi? Matbaalar bu kadar çalışır mı? Kütüphaneler ağzına kadar kitap dolar mıydı?

EK BİLGİ:

Müslüman insanı ve kâinatı bir kitap olarak kabul eder. Kâinattaki bir varlığı okumakla, bir Kur’an âyetini okumak arasında fark yoktur. Varlığa böyle bakan insan, kitabı da değerli bir varlık (servet) gibi bilir. Kitabı servet bilenler bilgiyi de değerli kabul ederler.

Müslüman, insanı ve kâinatı anlamak için İlâhî Kitabı ve ondan ışık alan diğer kitapları okumanın gereğini kabul eder.

4- Kitabın yerini başka bir şey tutar mı?

Öyle ya günümüzde bilgi edinme araçları çok gelişti.

Bugün bilgisayarla yapılan işlemler o kadar çoğaldı ki artık hayatın her alanına girdi. Bilgiyi, haberleri, resimleri ya da görüntüleri başka bir alana taşımak ve saklamak mümkün. Dijital ortamda devasa bilgileri saklamak, oradan öğrenmek mümkün. Öyle olsa da okuma, öğrenme yine söz konusu…

Bu durum kitabın etki alanını daraltacak mı? Kitabı işlevsiz hâle getirecek mi? Kitabın şimdiye kadar oynadığı olumlu rolü bunlar oynayacak mı?

Bunu şimdilik bilmiyoruz. Görünen o ki bütün bu teknolojik gelişmeler kitap basımını, kitap okumayı, kitaba ilgiyi azaltabilir ama  kitabın yerini tutmaz. Gelecekte de kitap önemini korumasını diliyoruz.

5-Kitap okumak zararlı mıdır? (Şaka)

1- Zamanınızı değerlendirirsiniz, boş işlerle uğraşmaya vaktiniz kalmaz.

2- Kitap okumak sizi oyalar ve haftalık maçlar, TV programları  konusunda bol bol konuşmaktan alıkoyar.

3- Yazarları tanırsınız, kafanız onların fikirleriyle dolar, hangisine inanacağınıza şaşırırsınız.

4- Az konuşmayı, çok düşünmeyi öğrenirsiniz. Hâlbuki bu devirde az konuşularak yaşanılır mı(!)

5- Televizyon seyretmek, telefona bakmak gibi kolay bir iş dururken kitap okumak gibi kafa işlerine zaman ayırmak olmaz.

6- Çok kitap okuyanlara bu devirde ‘kafayı yemiş’ diyorlar. Bu damgayı yemenin sırası değil…

7- Kitap okuyanların bilgileri artarmış, çok kültürlü olurlarmış. Ama geçinmek veya zengin olmak için kültürlü olmaya gerek yoktur.

8- Özellikle geceleri okuyacağınız kitaplar uykunuza engel olur. Ehh, gece yeterince uyumayınca gündüz iş başında uyumak tehlikesi olabilir.

9- Kitap okumak insanı merak etmeye sevk eder. Hâlbuki bu devirde fazla meraklı olmaya gelmez.

10- Kitap satın almak ilave bir masraftır. Mesela gösterişli bir elbise veya bir saat, parlak bir kolye, iyi bir araba ile hava atabilirsiniz. Bu zamanda kitap sahibi olmakla kime hava atılabilir ki?

11- Kitap okumaya ayırdığınız zamanlarda, yakın çevrenizde ne olup bittiğini, komşuların, tanıdıkların, ahbaplarını neler yaptıklarını yeterince takip edemezsiniz. Hâlbuki başkaları hakkında konuşmadan, onların ne yaptığını merak etmeden günler geçer mi?

12- Kitap okuyanlar, okudukları şeyler hakkında derin düşüncelere dalarlarmış, araştırmacı bir bakışa sahip olurlarmış. Ancak fazla düşünmenin sağlıklı olmadığı söylenmektedir. Üstelik kafayı üşütme tehlikesi de bulunmaktadır.

Bu şakaları tersinden anlayalım ve mutlaka kitap okumaya zaman ayıralım. Kesinlikle diyebilirim ki kitap okumanın zararı değil, çok faydası olacaktır.

Kerim Ece    —◄◄