Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlallere en üst perdeden muhalefetinden dolayı “Aksa Muhafızı” olarak tanınan Şeyh Raid Salah, İsrail’in “iradesini kırmak için” 16 ay boyunca kendisini tek kişilik hücrede “özel uygulamaya” tabi tuttuğunu söyledi.

İsrail’in 2015 yılında yasakladığı 1948 Filistin İslami Hareketi’nin eski lideri Raid Salah, Kuran-ı Kerim’den ayetler de içeren bir konuşması nedeniyle aralarında “terör örgütüne destek” iddiasının da bulunduğu “4 ayrı suçlamayla” hapis cezasına çarptırıldı. Salah, 16 Ağustos 2020’den itibaren tek kişilik hücrede tutulduğu 16 aylık hapis cezasını pazartesi günü tamamladı.

Filistinlilerin hapishaneden çıktığı an tekbir ve sloganlarla yalnız bırakmadığı Salah, beldesi Ummu’l Fahm’a geldiğinde de binlerce kişi tarafından marşlar, havai fişekler, tekbir ve sloganlarla festival coşkusuyla karşılandı.

Şeyh Raid Salah, Filistin’in dört bir yanından gelen misafirlerini ağırladığı Ummu’l Fahm beldesindeki sosyal tesiste, AA ekibinin sorularını yanıtladı.

İsrail hapishanelerinde tek kişilik hücrede yaklaşık 1,5 yılda yaşadıklarını anlatan 63 yaşındaki Salah, “Esaretim sırasında bana baskı yapmak, beni aşağılamak ve benden intikam almak için ayrı muamele gördüm. Allah bilir ki benim yaşadığımı hiçbir siyasi tutuklu yaşamamıştır.” dedi.

Salah, normalde siyasi bir mahkumun hapse girdiğinde diğer siyasi mahkumlarla bir koğuşa yerleştirileceğine ancak burada sorun çıkarması halinde tek kişilik hücre cezası verileceğine işaret ederek, “Bunun aksine, ben hapishaneye girdiğim ilk andan itibaren tek kişilik hücre cezasına mahkum edildim.” ifadesini kullandı.

Tecridin kaldırılması talebi sürekli reddedildi

Hücre cezasının kaldırılması için avukatlarıyla başvuruda bulunduğunu paylaşan Salah, İsrail mahkemelerinin her türlü teklifini reddettiğini vurguladı.

Mahkemeden beş siyasi mahkumla bir arada tutulmayı talep ettiğini fakat bunun reddedilmesi üzerine tek bir siyasi mahkumla kalmayı teklif ettiklerini aktaran Salah, bunun da karşılıksız kaldığını, son olarak ağır ceza mahkumu bir kişiyle kalmayı istediğini ancak mahkemenin bu teklifi de geri çevirdiğini kaydetti.

İsrail yargısı ve ceza makamlarının amacını bildiğini ifade eden Salah, şunları söyledi:

“Bu tek kişilik hücre mahkumiyetinin azabıyla bana baskı kurmaya ve beni aşağılamaya çalıştılar. Tüm bu mahkumiyeti bana yıllar gibi yaşatmaya çalıştılar. Beni sürekli tecritte tuttukları bu baskı haliyle siyasi tutuklu irademi, karakterimin bütünlüğünü kaybedeceğimi, hapishaneye girdiğimden farklı çıkacağımı ve oynadığım rolü kaybedeceğimi düşündüler. Bu tüm haliyle berbat bir plandı. Allah’a hamdolsun, hapishaneye girdiğim gibi çıktım.”

Eşitlik ve adalet çağrısı

Şeyh Raid Salah, hapishaneden sonra sürdüreceği aktivist hayatında, yaşadığı Ummu’l Fahm beldesinden başlayarak, “1948 Filistinli Arapları, tüm Filistin coğrafyası, İslam alemi ve insanlık” için çalışacağını belirtti.

Baskı, adaletsizlik, tiranlık ve cahiliye dönemi kibrinin dolaştığı halkalarda eşitlik ve adalete katkı yapmak için çaba göstereceğini vurgulayan Salah, “Bizim mesajımız yanlış anlaşılamaz, müphem değil. Bu, Kur’an-ı Kerim’in mesajı ve bunun arkasında yürüyoruz: ‘Bizler seni alemlere rahmet olarak gönderdik’. Bu dünya, baskı ve adaletsizlikle dolu. Bizim görevimiz, adaletsizlik, baskı, sömürü, işgal gibi tüm çirkin eşanlamlı kötülüklere karşı eşitlik, adalet, dünya barışına davet etmek.” dedi.

Son hapishane tecrübesinin kendisine çok şey öğrettiğini dile getiren Salah, “Kur’an-ı Kerim’in siyasal okuması”, “Eski Ahit’in siyasal okuması”, “Yeni Ahit’in siyasal okuması” gibi kitapların yanı sıra “Hazreti Peygamber Baharı” isimli bir şiir kitabı olmak üzere 11 ayrı kitap kaleme aldığı bilgisini paylaştı.

“Mescid-i Aksa’yı özledim, mukaddes Kudüs’ü özledim”

İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalarına en üst perdeden karşı çıktığı için “Aksa Muhafızı” diye anılan Raid Salah, geçmişte de konuşmaları nedeniyle birçok kez hapis yattı ve liderliğini yaptığı 1948 Filistin İslami Hareketi, 2015’te “İsrail’e karşı kışkırtıcı eylemlerde bulunduğu” suçlamasıyla yasaklandı.

Salah, “Mescid-i Aksa’yı özledim, mukaddes Kudüs’ü özledim, mescidin koruyucularının kaynağı Kudüslüleri özledim. Başımızı yükselten bu mübarek mekanı ziyaret etmeyi istiyorum. İnşallah, bu kutsal mekan kalacak ve onu değiştirmek isteyenler kaybedecekler.” ifadelerini kullandı.

Arap dünyası ve İslam alemine, kardeşlik mesajıyla seslenen Salah, insanların “bir tarağın dişleri gibi eşit” olduğunu belirterek, “Bizler hepimiz kardeşiz. Türk kardeşim, Arap kardeşim gibi ve bunlar dünyanın herhangi bir yerindeki kardeşim gibi. Bizler acı çeken insanlığa karşı iyilik yapmakta birbirimizle yarışan inançlılarız.” diye konuştu.

İsrailli mahkumla diyaloğu

Hapishanede tecrit altında olduğu dönemde diğer mahkumlarla çok kısa konuşma imkanı bulabildiğini aktaran Şeyh Salah, İsrailli bir mahkumla unutamadığı bir anısını şöyle anlattı:

“Bazı durumlarda benim hakkımın yendiğini anlattım. Dini gerekçelerle burada tutulduğumu, benim Müslüman olduğumu, Kur’an okuduğumu, Hazreti Peygamber’e tabi olduğumu, bundan gurur duyduğumu anlattım. Onlara benimle ilgili bu gerçeği inkar edilemez biçimde kanıtladım. Bazıları da bundan etkilendi. İsrailli bir mahkum bana, ‘Eğer seni hapisten çıkarabilen ben olsaydım bundan onur duyardım’ dedi.”

Enes Canlı   |15.12.2021 Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA