IGMG Genel Sekreteri Bekir Altaş, Avrupa Adalet Divanı’nın helal ve koşer kesim yasağını onaylamasının ardından açıklama yaptı. Altaş “hayvanların korunması konusundaki vicdani rahatsızlığın, dinî azınlıklar üzerinden temize çıkarılmak” istendiğini belirtti.

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş, Avrupa Adalet Divanı’nın şoksuz kesimin yasaklanmasına dair kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Çok sayıda Müslüman ve Yahudi kuruluş, Belçika’daki Flaman hükûmetinin yayınladığı genelgeye karşı dava açmıştı. Altaş, karar hakkında “Dinî azınlıkların Avrupa’daki yaşamı gün geçtikçe daha da zorlaşmaktadır. Yasama ve yargı organları ikiyüzlülük ve yalan konularında birbirleriyle yarışmaktadır.” dedi.

“VİCDANİ RAHATSIZLIK DİNÎ AZINLIKLAR ÜZERİNDEN TEMİZE ÇIKARILMAK İSTENİYOR”

Altaş, “Avrupa Adalet Divanı’nın şoksuz kesim hakkındaki kararı, en iyimser tabirle, hayvanların korunması konusundaki vicdani rahatsızlığı dinî azınlıklar üzerinden temize çıkarmaya yönelik bir diğer gayret olarak tanımlanabilir. Yıllardan beri yasama ve yargı organları hayvanların korunması meselesini yanlış alanlarda gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.” dedi.

“HAYVANLARI KESİLMEDEN ÖNCE VE KESİLİRKEN KORUMAK DİNÎ VECİBEDİR”

Hayvanların kesilmeden önce, barındırılma ve yetiştirilme süreçlerinde dahi dini kurallar çerçevesinde koruma altına almanın dinî vecibe olduğuna dikkat çeken Altaş, “hayvanların korunması hususunun nihai boğazlama eylemine” indirgenmesinin yanlış olduğunu ifade etti. Altaş bu tutumun meselenin gerekli şekilde ele alınmasını engellediğini belirtti ve ekledi:

“Aynı yasama ve yargı organları diğer tarafta et endüstrisine bütün etik tasavvurlardan uzak, kontrolsüz şekilde en ucuz eti üretme adına pratikte sınırsız özgürlük sağlamaktadır. Oysa Müslümanlar ve Yahudiler hayvanların kesim sürecinde ve öncesindeki sayısız dinî yükümlülüğü yerine getirme adına, kendi marketlerinin raflarında yer alan et ürünlerine çok daha fazla ücret ödemek zorunda kalmaktadırlar.”

“BU İKİYÜZLÜLÜKTÜR”

Helal ve koşer kesim ile alakalı verilen kararı ikiyüzlülük olarak değerlendiren Altaş, “Yargıçlar avlanmada, kültürel faaliyetlerde veya spor etkinliklerinde, bunların dinî kesimle mukayese edilemeyeceği gerekçesiyle şoklamaya lüzum görmemektedirler. Anlaşılan kendi boş zaman eğlenceleri ve kendi tabakları ‘hayvanların korunması’ konusundan daha önce gelmektedir.” dedi.

Altaş, kararın Avrupa’da yaşayan dinî azınlıkların hayatını biraz daha zorlaştırdığını ifade etti.

Camiahaber