BM kaynaklarına göre Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı açlık tehlikesiyle karşı karşıyayken, İsrail ordusu bölgeye girmesine izin verdiği az sayıdaki gıda yardımına ulaşmak isteyen halkı insansız hava araçları ile hedef alarak öldürüyor.

Fotoğraf: Abed Zagout- Anadolu Ajansı

Üç büyük Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşunun başkanlarının 15 Ocak Pazartesi günü yaptıkları açıklamada, Gazze’nin acilen daha fazla yardıma ihtiyacı olduğu belirtilerek, aksi takdirde çaresiz nüfusun yaygın bir kıtlık ve hastalığa maruz kalacağı uyarısında bulunuldu. Yapılan açıklamada “Gazze’deki insanlar gıda dolu kamyonlardan kilometrelerce uzakta açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya” ifadeleri kullanıldı.

Entegre Gıda Güvenliği ve Beslenme Aşaması Sınıflandırması (IPC) tarafından yayımlanan bir raporda Gazze nüfusunun tamamının – yaklaşık 2,2 milyon kişi – yüksek düzeyde acil gıda güvensizliği veya daha kötüsü ile karşı karşıya olduğu ve her dört haneden birinin felaket koşullarıyla karşı karşıya olduğu bildiriliyor.

IPC raporu neredeyse tüm Gazzelilerin her gün en az bir öğün atladığını gösteriyor ve pek çok yetişkinin çocukların yemek yiyebilmesi için aç kaldığının altını çiziyor. Bazı bölgelerde ise insanlar tüm günü ve geceyi yemek yemeden geçiriyor. Rapora göre mevcut ithalat kısıtlamaları ve özel sektörün ticari faaliyetlerini yeniden başlatmasının imkansızlığı da Gazze Şeridi’ndeki vahim gıda güvenliği durumuna katkıda bulunuyor. Diğer taraftan ise gıda fiyatları hızla yükselirken, bir elmanın fiyatının 8 dolar civarında olduğu bildiriliyor.

Gazze’de beş yaşın altındaki 335 bin çocuğun “özellikle savunmasız” olduğunu belirten UNICEF, önümüzdeki birkaç hafta içinde çocuklarda yetersiz beslenmenin kriz öncesi koşullara göre yaklaşık yüzde 30 artarak 10 bin kadar çocuğu etkileyebileceğini vurguluyor.

“Yetersiz beslenme ve hastalıklardan ölme riski yüksek olan çocukların tıbbi tedaviye, temiz suya ve sanitasyon hizmetlerine ihtiyacı var, ancak sahadaki koşullar ihtiyacı olan çocuklara ve ailelere güvenli bir şekilde ulaşmamıza izin vermiyor” diyen UNICEF açıklamasında devamla, “Onarım ve su tedarikini arttırmak için çaresizce ihtiyaç duyduğumuz malzemelerin bir kısmının Gazze’ye girişi hâlâ kısıtlı. Çocukların ve ailelerinin yaşamları pamuk ipliğine bağlı. Her dakika önemli.” sözlerine yer verdi.

“Tek Umut Ateşkes”

BM Filistinli mülteciler ajansı UNRWA Gazze Direktörü Thomas White, 28 Aralık’ta ajansın X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “Gazzeliler her gün hayatta kalma mücadelesi veriyor” ifalerini kullanmıştı. White paylaşımda şunları belirtti: “Gazze Şeridi felaket boyutunda açlık sorunu yaşıyor; nüfusun yüzde 40’ı şu anda açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Gerçek şu ki Gazze halkı için daha fazla yardıma ihtiyacımız var ve geriye kalan tek umut insani ateşkestir.”

 

“İsrail Ordusu Gazze’de Yardım Almayı Bekleyen Filistinlileri Öldürüyor”

Öte yandan, merkezi İsviçre’de bulunan Euro-Med Human Rights Monitor tarafından yapılan açıklamada İsrail ordusunun 11 Ocak’ta Gazze’de yardım almayı bekleyen onlarca Filistinliyi öldürdüğünü bildirdi. Euro-Med Monitor açıklamasında İsrail ordusunun Gazze Vadisi’nin kuzeyindeki Filistinlileri açlığa mahkum etmekle kalmayıp, oraya ulaşan yetersiz sayıdaki yardımdan faydalanmaya çalışan onlarca kişiyi de öldürdüğünü öne sürdü.

Euro-Med Monitor açıklamasında, İsrail ordusunun 11 Ocak 2024 Perşembe günü Gazze Şehri’nin batısındaki Al-Rashid Caddesi’nde insani yardım almaya çalışan onlarca Filistinliyi öldürdüğüne ve yaraladığına dair şok edici tanıklıkları belgelediğini ifade etti. Kurum ilgili BM kuruluşlarının, halka insani yardım sağlamak için uygun kanalları garanti etmedeki başarısızlıklarından dolayı sorumlu tutulmasını talep etti. Euro-Med açıklamasında şu ifadelerin altını çizdi: “Tanıklıklara göre İsrail’e ait insansız hava araçları BM kamyonlarıyla getirilen unları almak üzere toplanan Filistinlilerin üzerine ateş açtı . Olay sırasında 50 Filistinli hayatını kaybetti, onlarcası da yaralandı. Euro-Med Monitor tarafından toplanan tanıklıklar, onlarca bölge sakininin Al-Rashid Caddesi’nde toplandığını gösteriyor.”

Olayla ilgili Euro-Med’e konuşan ancak güvenlik nedeniyle adını vermek istemeyen 20 yaşındaki A.F. yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Kardeşim ve ben birkaç komşumuzla birlikte Al-Rashid Caddesi’ne gittik. Beş kilometre yürüdükten sonra insanların toplanıp güneye doğru gittiğini gördük, biz de onlarla birlikte un taşıyan kamyonların gelmesi beklenen yola doğru yürüdük. Birdenbire robot helikopterler ortaya çıktı ve bize rastgele ateş etmeye başladı. Birçok insanın yere düştüğünü gördüm. Kurşunları yanımda hissettiğim anda bölgeden kaçtım. Daha sonra iki komşumun yaralandığını öğrendim.”

Bir Savaş Stratejisi Olarak Sivilleri Aç Bırakma Yöntemi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) 18 Aralık’ta yapmış olduğu bir açıklamada, İsrail hükûmetinin işgal altındaki Gazze Şeridi’nde sivilleri aç bırakmayı bir savaş yöntemi olarak kullandığını belirtmiş ve İsrail’in bu yönteminin bir savaş suçu olduğunu kaydetmişti:

“İsrail güçleri su, gıda ve yakıt sevkiyatını kasıtlı olarak engellerken, insani yardımı da kasten engelliyor, tarım alanlarını yok ediyor ve sivil halkı hayatta kalmaları için vazgeçilmez olan şeylerden mahrum bırakıyor.”

Netanyahu hükûmetinin Likud partili millevekili Tali Gotliv, “Açlık ve susuzluk olmadan işbirlikçi toplayamayız, istihbarat toplayamayız, insanlara yiyecek, içecek ve ilaçla rüşvet veremeyiz.” diyerek açlığın Gazze halkına karşı bir savaş silahı olarak kullanılmasını savunmuştu.

BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (Unctad) tarafından 2023 Ekim ayında yayımlanan bir raporda İsrail ablukasının Gazze’nin ekonomisini çökerttiğini ve mevcut kriz patlak vermeden önce bile halkın yüzde 80’inin uluslararası yardıma muhtaç olduğunu dile getirilmişti. Filistin topraklarındaki genel koşulları özetleyen raporda, 7 Ekim’den önce de Gazze nüfusunun üçte ikisinin yoksulluk içinde yaşarken, işsizlik oranının yüzde 45 ile dünyadaki en yüksek oranlardan birini teşkil ettiği aktarılmıştı.

Unctad raporunda ayrıca, “on yıllardır süren” ablukanın Gazze ekonomisine ağır bir darbe vurduğuna ve 2 milyonu aşan nüfusun yaşam standartlarını desteklemeye yardımcı olan yardım akışının kuruduğuna dikkat çekilmişti. (P)