Hollanda istihbaratının Türkiye kökenlilerle ilgili basına sızdırılan raporuna yönelik eleştiriler gelmeye devam ediyor. Ülkede yaşayan Müslümanlar ve Türkiye kökenli siyasetçiler rapora tepki gösterdi.
Hollanda Ulusal Güvenlik ve Terörle Mücadele Kurumu (NCTV) tarafından hazırlanan ve Türkiye kökenlileri hedef gösteren rapora tepkiler büyüyor. Milli Görüş Kuzey Hollanda (MGNN) ile Hollanda İslam Federasyonu (NIF) konuya ilişkin ortak bir açıklama yaptı . Açıklamada, HP de Tijd gazetesinde yayımlanan ve rapora dayandırılarak yapılan değerlendirmelerdeki ciddi yanlışlıklardan endişe duyulduğu bildirildi.

Milli Görüş Kuzey Hollanda Başkanı Mustafa Hamurcu ile Hollanda İslam Federasyonu Başkanı Mustafa Aktalan imzası ile yapılan açıklamada, NCTV‘nin hazırladığı raporun basında yer alması, 2015 yılında Türkiye kökenli gençleri damgalayan ve adına Motivaction denilen girişime benzetildi.

Açıklamada, “2015 yılındaki bu temelsiz araştırmada da, Türkiye kökenli gençler damgalanmış, aradan 6 yıl geçmesine rağmen bu damgalanan gençler suçlamaların psikolojik tesirinden kurtulamamıştır” denildi.

Makalede Milli Görüs hakkında, kanıtlanmamış bir dizi varsayımda bulunulduğu, öne sürülen iddiaların ise gazetecinin kendi eklemesi mi yoksa NCTV’nin çıkarımları mı olduğu hususunun ise açık olmadığı ifade edildi. Bununla birlikte, makalede yer alan Kaplancılar ile selefi hareketlerle teşkilatlarının ilişkilendirilmesine karşı çıktıkları ifade edildi.

Açıklamada son olarak taslak aşamasında olan raporla ilgili olarak tüm araştırmacılar ve siyasilerden gerekli özenin göstermesini bekledikleri ifade edildi.
Hollanda’da Milletvekili Kuzu: “Her Seçimde Türkler Ve Müslümanlar Üzerinden Siyaset Yapılıyor”

Hollanda’da üyelerinin çoğu Türk ve göçmenlerden oluşan Denk Partisi milletvekili Tunahan Kuzu, ülkede her seçimde Türkler, Türkiye, Müslümanlar ve İslam üzerinden siyaset yapıldığını söyledi.

Kuzu, sosyal medya hesabından Hollanda istihbaratı NCTV’nin 15 Şubat’ta basına sızan Türkiye, Türkler ve ülkede yaşayan Müslümanlar hakkında güvenlik bilgilerini içeren taslak raporla ilgili bir video paylaştı.

NCTV’nin yalan, eksik ve varsayımlarla dolu güvenlik raporunun basında yer aldığını belirten Kuzu, “Her seçimde olduğu gibi bu seçimlerde de Hollandalı Türklere, Türkiye’ye, Müslümanlara ve İslam’a yönelik takıntılar gün yüzüne çıkıyor ve artıyor.” ifadesini kullandı.

Kuzu, “Basına sızdırılan taslak raporun tamamlanması için en az iki bakanlık ve çeşitli uzmanların bu taslak rapora göz atması gerekiyor, fakat bütün siyasi partiler kınamak için hazır hâlde çoktan sıraya girmiş durumda.” diye konuştu.

Kuzu, Denk partisi olarak Hollanda parlamentosunda bu tür haksızlıklara karşı her zaman mücadele edeceklerine dikkati çekerek, “Etnik kökenine veya dinine bakmadan Hollanda’da yaşayan herkesi sahiplenerek ayağa kalkıyoruz ve adaletsizliğe karşı asla gözlerimizi kapatmıyoruz.” dedi.

NIDA Partisi, Hollanda Güvenlik ve Terörle Mücadele Kurumunu Şikâyet Etti

Hollanda’da Müslümanların kurduğu NIDA Partisi de Hollanda İstihbaratının güvenlik bilgilerinin basına sızdırılmasına tepki gösterdi. NIDA Partisi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada NCTV gizli bir belgeyi basına sızdırmakla suçlandı.

Açıklamada, NIDA Partisi’nin NCTV’yi bu konu hakkında ilgili kurumlara şikayet ettiği belirtildi. 15-17 Mart’ta yapılacak Hollanda genel seçimlerinde NIDA Partisi’nden birinci sıra milletvekili adayı olan Nourdin El Ouali, siyasi bir kampanya yürütüldüğünü belirterek, “Bu raporu basına sızdıran kişi korku aşılıyor, kutuplaşmayı körüklüyor ve siyasi oyunlar oynuyor. İstihbarat servislerinin güvenilirliği için gerçekler ortaya çıkmalı.” şeklinde konuştu.

El Ouali’nin görüşlerine yer verilen açıklamada, siyasetçilerin ve medyanın bu tür “siyasi oyunlar” karşısında taraf olmaması gerektiği kaydedilerek, “Hiçbir siyasetçi böyle bir siyasi hassas bir bilginin seçimlere bir aya kala ortaya çıkmasını sorgulamıyor. Bu kabul edilemez. Bu kurumun devletin güvenliğinden ve terörle mücadeleden sorumlu olduğunun dikkate alınması lazım.” denildi.

Ülkedeki NCTV gibi istihbarat birimlerinin “yarı gerçek” olan belgelerinin daha önceleri de dışarıya sızdığı ifade edilen açıklamada, “Bu nedenle çarpık bir görüntü, korku, kutuplaşma ve siyasi yaygara oluşuyor. Geriye dönüp bakıldığında, çok da önemli bir şey olmadığı ortaya çıkıyor; fakat kötülük, korku ve kutuplaşma çoktan gerçekleşmiş oluyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, Hollanda’da yaşayan Türkiye kökenlilerin ve İslami kuruluşların sırtından yürütülen bir günah keçisi siyaseti uygulandığı ve bunun bir kampanya modeli olduğu aktarıldı.

(AA, P) Fotoğraf: Jarretera / Shutterstock.com