Hollandalı eski diplomat Nikolaos van Dam, “Hollanda ve birçok Batı ülkesi, yıllardır bu konu hakkında gerçekten bir şey yapmadan tolerans gösteriyor. Bu nedenle onlar da şu anki durumdan kısmen sorumlu.” ifadesini kullandı.

Van Dam’ın İsrail-Filistin ve Gazze’deki gelişmelere ilişkin makalesi NRC gazetesinde yayımlandı.

Makalesinde Hollanda’nın Filistin konusunda “tarihin yanlış tarafında yer aldığını ne zaman fark edeceğini” sorgulayan Van Dam, Endonezya konusunda bunun 75 yıl sürdüğünü ve sadece özür dilediklerini anımsattı.

Van Dam, Hollanda hükümetinin Gazze’de devam eden yıkım, kayıp ve İsrail’in katliamına rağmen, Birleşmiş Milletler’in Gazze’de ateşkes çağrısını destekleme konusunda isteksiz kalmasının zalim ve ikiyüzlü olduğuna işaret ederek, “(İsrail) nasıl olsa en önemli BM kararlarını görmezden geldi ancak bu Hollanda’nın ahlaki iflasının bir işareti. Bu, buz dağının sadece görünen kısmı.” ifadesini kullandı.

Hollanda’nın neredeyse 50 yıldır pek çok Batı ülkesi gibi “Orta Doğu Barış Sürecini” desteklediğini aktaran Van Dam, fakat hiçbir zaman çözüm sağlanması için zorlayıcı bir tedbir alınmadığını sadece siyasi açıklamalar yapıldığını belirtti.

“Batı ülkeleri de kısmen şu andaki durumdan sorumlu”

Van Dam, bunun İsrail’in “savaş suçlarına ve Filistinlilere karşı insan hakları ihlallerine” dokunulmaz bir şekilde devam etmesini sağladığını vurgulayarak, “Filistin ve Suriye topraklarını işgal ediyor, Batı Şeria ve Kudüs’te yasa dışı Yahudi yerleşimleri kuruyor, bazı Arap ülkelerini bombalıyor ve daha fazlasını yapıyor. Hollanda ve birçok Batı ülkesi, yıllardır bu konu hakkında gerçekten bir şey yapmadan tolerans gösteriyor. Bu nedenle onlar da kısmen şu anki durumdan sorumlu.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in bu sürede giderek “daha saldırgan ve küstah” hale geldiğine işaret eden Van Dam, Gazze, Kudüs ve Batı Şeria’daki şiddet içeren faaliyetlerinin İsrail’e sahip olduklarından daha fazla düşman kazandırdığını ve bunun giderek arttığını söyledi.

Van Dam, bunun sonucunda bölgede barış olasılıklarının daha da azaldığının altını çizerek, “İsrail’in 75 yıldan fazla bir süredir çok kez yaptığı gibi, kaba kuvvetle düşmanlarına diz çöktürmeye ya da öldürmeye çalışarak barışa ulaşabileceğini düşünmek safça.” yorumunda bulundu.

İsrail uluslararası hukuk uyarınca bir barış sağlamaya istekli olsaydı bu meselenin çok uzun süre önce çözülmüş olabileceğine dikkati çeken Van Dam, “Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırısı da olmazdı. Ancak İsrail, nehirden denize Yahudi devleti ve olabildiğince az Filistinli istiyor. Bu görüşle, barışa ulaşmak imkansız.” ifadesini kullandı.

“Barış İsrail’in güvenliğinin garantisi”

Van Dam, çözümün basit olduğunu kaydederek, İsrail’in 1967’de işgal ettiği Arap topraklarından geri çekilmesi, tüm Yahudi yerleşimlerine son vermesi, bağımsız Filistin devletinin kurulmasına olanak sağlaması gerektiğini belirtti.

İsrail’in gönüllü olarak bu konuda işbirliği yapmayacağını çünkü kesinlikle ve hiçbir zaman Filistin devleti istemediğini aktaran Van Dam, “İsrail’in bu konuda işbirliği yapmak istediğine inananlar yıllardır uyuyor.” dedi.

Van Dam, İsrail’in Orta Doğu’daki en etkin askeri güç olmasına ve nükleer silah bulundurmasına rağmen güvenliği konusunda takıntılı olduğunu, saldırgan faaliyetlerle daha fazla düşman kazandığını kaydetti.

İsrail’in yalnızca Filistinlilerle eşitlik temelinde kalıcı bir barış sağlayarak tehditleri ortadan kaldırabileceğini vurgulayan Van Dam, “Barış, İsrail’in güvenliği için en iyi garanti.” ifadesine yer verdi.