Hollandalı avukat Reinout Sterk ile röportaj
– “Hollanda Başbakanı, Hollanda Dışişleri Bakanı ve Hollanda Dış Ticaret Bakanı aleyhine açılacak davanın amacı elbette onları hapse atmak değil. Amaç, bu askeri teknolojileri ve askeri parçaları İsrail ordusuna teslim etmelerini engellemek”
AMSTERDAM (AA) – SELMAN AKSÜNGER – İsrail’e F-35 parçaları satılması nedeniyle Hollanda’da geçici hükümetin Başbakanı Mark Rutte ve iki bakanı hakkında suç duyurusunda bulunan avukat Reinout Sterk, “(Gazze’de işlenen) Savaş suçlarının delilleri uzaktan da açıkça görülüyor.” dedi.
Hollanda’daki “Müslüman Hakları İzleme Grubu” adına, İsrail’e F-35 parçaları satılarak ülkenin işlediği savaş suçlarına iştirak edildiği gerekçesiyle geçici hükümetin Başbakanı Mark Rutte ve iki bakanı hakkında suç duyurusunda bulunan savaş hukuku uzmanı avukat Sterk, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Hukuk eğitiminden sonra Hollanda donanmasında iki yıl silahlı çatışmalar hukuku alanında eğitim gören Sterk, “Bu iki yıl içinde uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası ceza hukuku alanında eğitimler aldım. Sonrasında, İtalya Sanremo’daki Uluslararası İnsancıl Hukuk Enstitüsüne ve Almanya’nın Oberammergau kentindeki NATO okulunda kurslara gönderdiler. Ondan sonra dokuz yıl daha orduda kaldım.” diye konuştu.
Sterk, Birleşmiş Milletler Mali Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonunun (MINUSMA) hukuk danışmanı olarak 2015’te Mali’ye gittiğini ve uluslararası insancıl hukukta aldığı uzmanlığına binaen, “Filistin’deki durumun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu” kaydetti.
İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında muhtemel savaş suçu işlediğine dair yaptığı uyarılara rağmen hükümetin İsrail’e F-35 savaş uçağı malzemeleri gönderdiğini, dolayısıyla bu suçlara iştirakten sorumlu olduğunu belirten Sterk, bu nedenle Başbakan Rutte, Dışişleri Bakanı Hanke Bruins Slot ve hamilelik sebebiyle 4 Aralık itibarıyla görevinden ayrılan eski Dış Ticaret ve Kalkınma ve İşbirliği Bakanı Liesje Schreinemacher hakkında ceza davası açılması için suç duyurusunda bulunduğunu anlattı.

– “Savaş suçlarının delilleri uzaktan da açıkça görülüyor”
Reinout Sterk, Gazze’deki saldırılara ilişkin olay yerine ve delillere erişilememesi sebebiyle kesin ifadelerle konuşmanın güç olduğunu belirterek “Fakat İsrail tarafından yapılan birçok uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin, bu mesafeden ve tüm delillere ulaşmadan bile oldukça açık olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Gazze’deki sivillerin bulunduğu yaşam alanlarını ve binaları bombaladığını hatırlatan Sterk, “Uluslararası insancıl hukukta sivil zayiatı her ne kadar yasaklanmasa da askeri bir komutan olarak orantılılık testi yapmanız gerekir.” dedi.
Sterk, bir hedefe yapılan saldırıdan önce meydana gelebilecek sivil kayıplarının da hesaplanması gerektiğine işaret ederek, saldırı sonucundaki sivil kaybı, askeri faydadan fazlaysa bu saldırının “orantılılık ilkesi”ne ters düşeceğini söyledi.

-“İsrail uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal ediyor”
İsrail’in sivil alanlara, mülteci kamplarına ve hastanelere yaptığı saldırıların gerekçesi olarak Hamas komutanlarını göstermesi, bombalamalarını bu sebeple yapması ve savaş hukukuna uygun olduğu şeklindeki savunmalarının geçerli bir hukuki argümana dayanmadığını vurgulayan Reinout Sterk, şöyle devam etti:
“Gazze’deki tüm bu konutlara yönelik saldırıların her birinde Hamas komutanlarını hedef aldığını söyleyemezsiniz. Tüm bu saldırılarda elde edilebilecek muhtemel askeri avantajın sivil zayiatının önüne geçeceğine inanmıyorum.”
İsrail’in orantılılık değerlendirmesini dikkate almadığını belirten Sterk, İsrail’in uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal ettiğinin altını çizdi.
Avukat Sterk, “Savaş suçları delilleri uzaktan da açıkça görülüyor ve orantılılık ilkesinin ihlali bunlardan sadece biri, daha başka ihlaller de var.” dedi.

– “Amaç bu askeri teknolojileri ve askeri parçaları İsrail ordusuna teslim etmelerini engellemek”
Sterk, “Hollanda hükümeti İsrail’e istihbarat ve en azından şu anda jet uçaklarının parçalarını sağlıyor. Yani Hollanda hükümeti, İsrail hükümetine askeri teçhizat ve askeri bilgi sağlıyor ve İsrail’in bu şekilde uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği açık olduğuna göre, Hollanda hükümeti bu ihlallere yardım ve iştirak ediyor.” diye konuştu.
Amacının, İsrail’e bu şekilde yapılan desteğin hukuken cezalandırılabilir bir eylem olduğunu kamuoyuna göstermek olduğunun altını çizen Sterk, şunları kaydetti:
“Hollanda Başbakanı, Hollanda Dışişleri Bakanı ve Hollanda Dış Ticaret Bakanı aleyhine açılacak davanın amacı elbette onları hapse atmak değil. Amaç, bu askeri teknolojileri ve askeri parçaları İsrail ordusuna teslim etmelerini engellemek. Böylece, uluslararası insancıl hukuk ihlallerine katkıda bulunmayız ve bu yasa dışı işlere katkıda bulunmayız.”

– “Hollanda hükümeti, İsrail hükümetine silah sağlamanın güvenli olmadığını zaten bilmeliydi”
Avukat Sterk, İsrail’e silah tedarikine devam edilmesi durumunda, Hollanda hükümeti yetkililerinin İsrail’in savaş suçlarından sorumluluklarının doğabileceği hususunda uyarıldığını aktardı.
Hollandalı yetkililerin, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiğini bilmeleri gerektiğini gösteren en az üç noktanın olduğunu vurgulayan Sterk, şöyle devam etti:
“En sonuncusu, az evvel söylediğim üzere, İsrail’in yaptığı tüm bu yıkımın görüntüleri, ambulansların, sağlık personelinin ve hastanelerin hedef alınması. Diğeri, Gazze Şeridi’nin abluka altına alınması ve Gazze’ye hiçbir ekipmanın girmemesi de uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali.”
Sterk, “Ancak bundan önce, Hollanda hükümeti zaten kendi yetkilileri tarafından, hukuk departmanı tarafından İsrail’in ihlalde bulunma riskinin çok yüksek olduğu konusunda uyarılmıştı. Bu sebeple, Hollandalı yetkililerin bilmesi gerekiyordu.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in, 7 Ekim’den öncesinde de hukuka riayet etmediğinin ve umursamadığının açık olduğunu anlatan Sterk, “Çünkü Batı Şeria’daki yerleşimcilerin yıllardır, Filistinlilerin topraklarını çaldığını görüyoruz. İsrail hükümeti bunu sadece bilmekle kalmıyor, aslında destekliyor.” dedi.
Sterk, “Bu açıdan bakıldığında İsrail hükümetinin Filistinlilerin haklarını gerçekten umursamadığı oldukça açık. Bu yüzden Hollanda hükümeti, İsrail hükümetine silah sağlamanın güvenli olmadığını zaten bilmeliydi.” diye konuştu.

– “Amerikan politikalarını takip etmek Hollanda’nın ekonomik çıkarlarına hizmet ediyor”
Sterk, İsrail’in hukuk ihlallerini öngörmesinin gerekmesine ve bu konuda uyarılmalarına rağmen Hollanda hükümetinin İsrail’e F-35 parçaları göndermesinin gerekçesi olarak, “Bence, Amerikan çıkarlarını ve Amerikan politikalarını takip etmek Hollanda’nın ekonomik çıkarlarına hizmet ediyor, bu sebeple gönderdiklerini düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.
Sterk, Hollanda’nın İsrail’e karşı ABD’yle benzer tutum göstermesini şöyle değerlendirdi:
“Bence Rutte, NATO Genel Sekreteri olmak istiyor ve bu bağlamda ABD’yle dost kalması gerek ve bildiğimiz gibi ABD her zaman İsrail’in yaptıklarını takip ediyor. Sorunun bir diğer kaynağı olarak da bunun olduğunu düşünüyorum.”

– “Asıl amaç, Hollanda hükümetinin savaş suçlarına yardım ve iştirak ettiğini duyurmak”
Rutte ve diğer bakanların ceza alma ihtimaline ilişkin de Sterk, “Umarım, bölge savcısının dava açmasını kabul eder fakat amaç bu insanları (Rutte ve bakanlar) parmaklıklar ardına tıkmak değil. Asıl amaç, Hollanda hükümetinin savaş suçlarına yardım ve iştirak ettiğini duyurmak ve insanların İsrail’in Filistinlilere karşı yürüttükleri savaşın yanlış olduğunu düşünmeye başlamalarını sağlamaktır.” dedi.
Sterk, insanların Rutte ve bakanlara açılan ceza davasının başarıya ulaşma ihtimalini düşük gördüklerini belirterek Hollanda’da bulunan iklim savunma örgütü ‘Milieudefensie’ tarafından Shell firmasına ve Urgenda Vakfı tarafından Hollanda devletine karşı açılan davaların da başta başarılı olmayacağı düşünülmesine karşın davacı grupların önemli sonuçlar elde ettiğine dikkati çekti.
Sterk, “Kimse başta onlara bir şans vermedi ama kazandılar. Bu, şunu kanıtlıyor; iyi argümanlarınız ve iyi bir hukuki dayanağınız varsa kazanabilirsiniz. Ben, iyi bir hukuki dayanağımız olduğuna inanıyorum. İyi argümanlarımız var, bu yüzden aslında kazanacağımızı düşünüyorum.” diye konuştu.

– “Kanıtlar çok açık”
Sosyal medya sayesinde İsrail’in işlediği savaş suçlarını gösteren çok sayıda görüntünün bulunduğunu belirten Sterk, İsrailli yetkililerin de medyaya yaptıkları açıklamalarda uluslararası insancıl hukuka uymadıklarını açıkça ifade ettiklerini vurguladı.
Sterk, “Sosyal medya aracılığıyla tüm bu videoları izleyebilirsiniz. Deliller bu mesafeden bile görünür durumda. Hukuku biliyorsanız, dünyanın öbür ucundan bile hukuku ihlal ettiklerini çok net bir şekilde görebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.
Sterk, şöyle devam etti:
“İsrail ordusu okulları, camileri, birkaç kez mülteci kamplarını, ambulansları, sağlık personelini hedef aldı ve ayrıca sanırım iki farklı olayda nüfusun yoğun olduğu bölgelerde fosfor bombası kullandılar ki bu, açıkça yasaklanmıştır.”
Davayı “Müslüman Hakları İzleme Grubu” adına açtığını kaydeden Sterk, “Ayrıca dava dilekçesini imzaya açık tuttuk. Şu anda 6 binden fazla kişi imzaladı ve hala imzalanmaya devam ediyor.” dedi.
Sterk, Bölge Başsavcılığının ceza davası için şikayet dilekçesinin işleme alındığını ve hükümet yetkilileri hakkında dava açılıp açılmamasına karar vereceklerini kendisine ilettiğini aktardı.
Başsavcılığın ya Rutte ve bakanlar hakkında ceza davası açılmasına izin vereceğini ya da suç duyurusunun reddedileceğini ifade eden Sterk, savcılığın kararının “dava açılamayacağı” yönünde olması durumunda, itiraz yolunun açık olduğunu vurguladı.

– “Hollanda halkı Yahudilere olanlardan dolayı suçluluk hissediyor”
Hollanda medyasının Rutte ve bakanlar aleyhine yaptığı başvuruya henüz yeterli ilgiyi göstermediğini kaydeden Sterk, bunun nedeni olarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bence, bunun (İsrail’in desteklenmesi) nedeni, Hollanda halkının büyük bir kısmının Holokost ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa’daki Yahudilerin başına gelenlerden dolayı hala büyük bir suçluluk duyması. Bunun sonucunda Hollandalılar, Yahudilere ve buna paralel olarak İsrail’e karşı konuşmakta çok isteksizler ki bunun çok ironik ya da karanlık bir sonucu var. Bu sonuç, böyle yaparak bir kez daha, büyük bir vahşete gözlerimizi kapatıyor olmamız.”
Sterk’in ceza davası açılması yönündeki başvurusuna ek olarak Hollanda’da; Oxfam Novib, Uluslararası Af Örgütü, PAX ve The Rights Forum gibi insan hakları örgütleri, İsrail’e F-35 parçalarının ihracatının, İsrail’in Gazze’de işlediği “muhtemel savaş suçlarına” Hollanda’nın ortak olması anlamına geldiği gerekçesiyle Hollanda hükümetine karşı hukuk mahkemelerinde açtığı davanın duruşmaları 4 Aralık’ta görüldü.

Selman Aksünger