Hollanda hükûmeti, 2020 Şubat ayında “özgür olmayan ülkelerden” finansman alan camilere yönelik gerçekleştirilen meclis soruşturmasının nihai raporuna cevap olarak, 23 Kasım tarihinde resmî açıklama yaptı. Açıklamanın merkezinde üç yasa tasarısı var. Bunlar; “özgür olmayan ülkelerden” yurt dışı finansmanının yasaklanması, sivil toplum kuruluşlarının yurt dışından aldıkları bağış hakkında bilgi verme zorunluluğu ve antidemokratik derneklerin daha kolay kapatılabilmesini öngören tasarılar. Söz konusu yasa tasarıları hakkında Hollanda Danıştayının görüş raporu ve 30 Mayıs 2018 tarihli önergeye binaen Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi’nin (WODC) dinî kuruluşların yurt dışı finansmanı hakkında yaptığı araştırma esas alınıyor.

Hollanda hükûmeti meclis ile paylaştığı açıklama metninde, öncelikle amacın “demokratik hukuk düzenini korunması” olduğunu ifade etti. Hollanda toplumunda çeşitli inanç, düşünce, değer yargıları ve yaşam tarzlarına alan sunulduğu, bu çerçevede sivil toplum kuruluşlarının ve dinî kuruluşların yurt içinden veya yurt dışından finansman alma hakkına sahip oldukları ve diğer ülkelerin Hollanda’da yaşayan vatandaşlarının dinî ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla diaspora politikası uygulamalarına izin verildiği belirtildi. Bunun ardından hükûmet, “yurt dışı etkisi ne zaman arzu edilmez olur?” sorusunu sorarak söz konusu çeşitliliğe müdahale gerektiren sebepleri sıraladı. Özetle, bu sorunun cevabı, yurt dışındaki aktörlerin (devletler veya bunun dışında kalan kurumlar) ideolojik ve siyasi amaçlarla Hollanda toplumu üzerinde etki oluşturmaya çalışması olarak veriliyor. Açıklamada genel olarak hükûmetin, yasa tasarısına zemin oluşturmak amacıyla “problemli davranış” gibi belirli olgu ve kavramları daha somut tanımlamalara kavuşturmak istediği gözlemleniyor.

Reyhan Sena Üçok/ Perspektif