Hollanda Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi Programı; İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığının çabaları ve Hollanda İslam Federasyonu (NIF) Eğitim Başkanlığının katkılarıyla, Belçika İbn-i Sina Enstitüsü’ne bağlı olarak 2017-2018 eğitim yılında Schiedam Yıldız Eğitim Merkezi’nde başladı. 2020 yılı itibariyle 25 öğrenci diplomasını aldı. Şu an 47 öğrenci ile eğitime devam edilmektedir.

Niçin İmam Hatip Lisesi?

Şu an için Hollanda’da İmam-Hatip eğitimi veren bir kurum bulunmamaktadır. Halbuki gün geçtikçe ve Müslüman nüfus çoğaldıkça bu konudaki açık ortaya çıkmakta ve doldurulamamaktadır. Bundan dolayıdır ki; Hollanda’da yetişen, buranın kültürünü bilen, gelenek ve göreneklerine aşina, Hollandacanın inceliklerine sahip ve bu dilin kodlarını bilen imamlar yetiştirmek amacına matuf bir girişim olarak başlatıldı.

Diploma ve Sonrası?

Açık Öğretim İmam Hatip Programını başarıyla bitiren öğrenciler, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı’ndan AÖHL Diplomasını alacaktır. Bu diploma Türkiye’de verilen İmam Hatip Lisesi Diploması ile aynı denkliktedir. Öğrenci diplomasını aldıktan sonra istediği takdirde Türkiye’de üniversite sınavlarına girebileceği gibi Hollanda’da İslam üniversitelerine, HBO ve Hogeschool’a  kayıt yaptırabilmektedir.

Mezuniyet töreninde coşkulu ve duygulu anlar yaşandı

Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi Programı geçtiğimiz hafta sonu mezuniyet töreni düzenleyerek, ikinci mezunlarının sevinçlerine ortak oldu.

Derslerin verildiği Schiedam Yıldız Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, IGMG Teşkilatları Başkan Yardımcısı ve Eğitim Başkanı Abdulhalim İnam, Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Yılmaz, Lahey Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Haluk Songur, Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Ali Parlak, Lahey Eğitim Müşaviri Niyazi Kaya, Hollanda İslam Federasyonu Başkanı Mustafa Aktalan, Kuzey Hollanda Millî Görüş Teşkilatları Eğitim Başkanı Cemil Uslu, NIF Eğitim Başkanı İsmail Kızılırmak, Amsterdam İlahiyat Üniversitesi Rektörü Bahaeddin Budak, Yıldız Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Zeynep Eker, Belçika Açık Öğretim İmam hatip Lisesi Sorumlusu Elif Topal, NIF Dış İlişkiler Sorumlusu Kenan Aslan, Schiedam İslam Merkezi Camii Başkanı Zekeriyya Budak, öğretim görevlisi Erol Musab Adıgüzel, Çiğdem Biçer,  İmam Hatip Lisesi Programı öğrencileri ve aileleri katıldılar.

Schiedam Yıldız Eğitim Merkezi Eğitim Başkanı Mustafa Yüce tarafından sunulan program, kurs talebelerinden Mehmet Ali Kırmızıyüz tarafından okunan Kur’an-ı Kerîm ile başladı.

Ardından IGMG Teşkilatları Başkan Yardımcısı ve Eğitim Başkanı Abdulhalim İnam bir selamlama konuşması yaptı.

“Tarihî bir ana şahitlik ediyoruz”

Abdulhalim İnam konuşmasında özetle şunlara değindi: “Bugün burada tarihî bir ana şahitlik ediyoruz. 2012 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devletinin emri, bilgisi ve desteği ile Batı Avrupa’da başlatılan İmam Hatip Lisesi programının bugün burada meyvelerini toplayacağız. İmam hatip neslinin Türkiye’de ortaya koyduğu güzellikleri bütün dünyaya yaymak istedik. İlk önce Belçika İbn-i Sina İmam Hatip Lisesi’nde temeller atıldı. Ardından Danimarka, Avusturya, Fransa, Avustralya ve  Hollanda’da bu eğitim çalışmalarımız devam etmekte. Bazı ülkelerde İslamofobi nedeniyle yavaş ilerlese de bugün burada benzersiz bir heyecana ve güzelliğe tanıklık edeceğiz.

Bizler, çocuklarını, kültür ve değerleriyle barışık yaşayan, millî ve manevî değerlerle yetiştirmek isteyen ebeveynlerin ayağına imam hatip liselerini getirmek istiyoruz. Hatta içerisinde yaşadığı ülkenin diliyle dersler verilmekte. Avrupa ülkeleri zaten kendi imamımızı, din eğitimcimizi, manevî rehberimizi yetiştirmemiz için zaman zaman tavsiye ve telkinlerde bulunuyor. Bu manada değerlendirildiğinde bizim başlatmış olduğumuz bu çalışmalar hayli önem kazanmakta. 7’den 77’ye ilimle meşgul olmak bizim önceliğimiz olmalı. Buradan mezun olan talebelerimiz içerisinde yaşadıkları ülkeye İslam’ın evrensel mesajını ulaştıran, davet ve tebliğ elçilerimiz olacaklardır. Zira bizler artık buralıyız, Avrupalı Müslümanlarız. Kökümüz, tarihimiz Türkiye’de ancak burada da kök salıyor ve bir tarih yazıyor, tarih oluşturuyoruz. Bu kutlu hizmete öncülük eden başkanlarımızı ve yöneticilerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum.”

“Shakespeare birlikte Gazzâlî’yi, harmanlayabilme ayrıcalığı var sizlerde”

İnam’ın ardından kürsüye gelen Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Yılmaz konuşmasında şunlara değindi: “Değerli misafirler, geçen sene gerçekleştirilmesi öngörülen mezuniyet törenimizi, salgın nedeniyle gecikmeli de olsa yapabilmiş olmaktan, bu vesileyle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Maalesef bu salgın hepimiz açısından önemli sınamaları beraberinde getirdi. Ancak şunu da gururla söyleyebilirim ki, bu zorlu süreç toplumumuz bünyesindeki dayanışmanın da ne kadar kavi ve kuvvetli olduğunu gösterdi. Bu sürede sevdiklerine, komşusuna, arkadaşlarına sahip çıkan tüm kardeşlerimize, bu istikamette yoğun çaba sarf ettiğini bildiğim Hollanda İslam Federasyonu’na şükranlarımı sunuyorum. Bu toplumla gerçekten ne kadar gurur duysal azdır.

Mezun kardeşlerim,

Kaliteli ve önemli bir eğitim alarak mezun oldunuz. Öncelikle hepinizi yürekten tebrik ediyorum. Hayatınızın en verimli dönemine adım atmak üzeresiniz. Bir konuya özellikle dikkat çekmek istiyorum. İmam hatipli kardeşlerimizi, diğer öğrenci kardeşlerimizden farklı kılan önemli bir özelliğin, bu kardeşlerimizin batı ilim metodolojisi ile birlikte İslami ilimler metodolojisini bir arada görmeleri olduğuna inanıyorum. Shakespeare birlikte Gazzâlî’yi, Beethoven ile birlikte Itri’yi Dede Efendi’yi harmanlayabilme ayrıcalığı var sizlerde. Bu, hiç şüphesiz sizin bireysel gelişiminizde de inanılmaz bir katma değer sağlamaktadır. Bahsettiğim mukayeseli bakış açısının ne kadar kıymetli olduğunu bundan sonraki hayatınızda yakından göreceğinizi söyleyebilirim.

Sizler yaşadığınız ülkelerde, aldığınız eğitimle mütenasip şekilde ilkeli, ahlaklı ve erdemli bireyler olacaksınız. Öncelikle, sizlerin altyapınız sağlam. Kök sağlam olduğu zaman gövdeden de verim alırsınız. Sizler yaşadığımız bu interaktif çağda, hem kendi değerlerinize sahip çıkacak, hem de bulunduğunuz ülkelerdeki sosyal, iktisadi ve beşeri hayata katkılar sağlayacaksınız. Yerelde hareket edecek, ancak küresel düşüneceksiniz.

Değerli katılımcılar,

Milletimizin okulları olarak temayüz etmiş, geçmişi ve geleceği bir arada kucaklayan İmam Hatip okullarımız yüz akımız gençlerin yetişmesine vesile olmaktadır. Kaliteli eğitim ve öğretimiyle öne çıkan bu okullarımızın, bundan sonra da geleceğe damga vuracak proje ve yeni fikirlere öncülük edeceğine inancım tamdır. Bu vesileyle, imam-hatip okullarımıza ve hazırlanan programlara katkı sağlayan tüm hocalarımıza, eğitim öğretim camiamızın kıymetli mensuplarına buradan şükranlarımı sunuyorum. Genç kardeşlerime bundan sonraki hayatlarında muvaffakiyetler diliyorum. Selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

“Buradan 10 yıl sonra Avrupa’ya bir ışık yayılacak”

Programda söz alan Lahey Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Haluk Songur da verdiği bir örnek ile Avrupa’da kurumsallaşmaya çalışılan İmam Hatip Liselerini kıyas ederek bu gibi oluşum ve müesseselere sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Songur özetle şunlara değindi: “Burada büyük uğraşlar ve azimli çalışmalar neticesinde bir kurumun temelleri atılmaya çalışılıyor. Tunuslu zengin biri, 850’li yıllarda Fas’a göç eder ve orada vefat eder. Geride kalan kızları Fatıma ve Meryem babasının adına bir medrese yaptırırlar. UNESCO tarafından tescillenmiş tarihin Karayibi Üniversitesi kısmen işlev yürütmekte. Ben bütün kurumlarımıza bu gözle bakıyorum. 10 yıl sonrasında buradan yayılan ışık bir çok yeri aydınlatacaktır inşallah. Rabbim bereketli kılsın, hayırlara vesile olsun inşallah”

“Diplomanın açamayacağı kapı yoktur”

Lahey Eğitim Müşaviri Niyazi Kaya da konuşmasında şunlara değindi: “Tahsili olmayan bir anne ve babanın çocuğu olarak eğitimimi tamamladım ve Hollanda’ya Eğitim Müşaviri olarak atandım.  Kariyerime baktığınızda zengin güçlü bir ailenin çocuğu olmadığımı göreceksiniz. Siyaset torpili olmayan biri olarak buralara eğitimimle, sınav kazanarak ve yükselerek geldim. Eğitimin, tahsilin, diplomanın size açamayacağı kapı yoktur. Bunun canlı örneği olarak karşınızda duruyorum. Rabbimiz bizim en hayırlımızın, kendisinden ilim ve fehim isteyen olduğunu buyuruyor. İlim sahibine mal da veriliyor, zenginlik de.”

Din Ataşesi Dr. Ali Parlak da kısa bir selamlama konuşması yaparak bu kurumun çok önemli hizmetler vereceğine olan inancını yineledi.

“Malın zekâtı gibi ilmin zekâtı da var”

Hollanda İslam Federasyonu Başkanı Mustafa Aktalan konuşmasında özetle şunlara değindi:

“Bizler ekilen bu fidanların meyvesini yiyenlerdeniz. Bizden önceki bölge, cemiyet ve eğitim başkanlarımızın çok büyük emekleri var. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbim onlardan razı olsun ve yaptıkları hizmetleri kabul etsin. Mezun olan öğrencilerimizi de tebrik ediyorum. Onlar da artık malın zekâtı olduğu gibi ilimlerini insanlığın faydası uğruna kullanarak zekâtlarını verirler.”

“Sefer bizden, zafer Allah’tan”

NIF Eğitim Başkanı İsmail Kızılırmak da kısa bir selamlama konuşması yaptı. Kızılırmak konuşmasında, Rabbimize güvenerek bir aşk ile yola çıktık. ‘Sabreden zafere ulaşır’ sözünden hareketle bizler de bu aşk ile bu kutlu yolda ilerleyeceğiz. Sefer bizden zafer Allah’tan. Desteğinizi, yardımınızı ve dualarınızı bizden esirgemeyin. Biz çıktığımız bu yolda yürümeyecek koşacağız. Buraya başlayan öğrencilerimize ön kayıt için sorduğum sorulara aldığım cevaplar beni çok duygulandırmış, endişelendirmişti. Bugün onlar donanımlı, birikimli, ilim tahsil etmiş birer nefer olarak karşımızda duruyorlar. Bundan güzel bir tablo olur mu? Bundan dolayıdır ki bu güzelliği birlikte tadalım, yaşayalım, bu yolculuğu beraber tamamlayalım”

 “Avrupalı Müslümanlar asimile olmayacak inşallah”

Yaşadığı bir hatırayı anlatan Kuzey Hollanda Millî Görüş Teşkilatları Eğitim Başkanı Cemil Uslu şunları söyledi: “Deventer’de imam hatip olarak görev yaptığım bir dönemde Endonezyalı iki kadın geldi ve babalarının vefat ettiğini ve İslami usullere göre defnedilmesini vasiyet ettiğini söylediler. Bu konuda bilgimize başvurdular. Ben de gerekeni söyledim. Bazı halleri kabul etmediler ancak biz babalarının vasiyeti bunu gerektiriyor diyerek, yıkmamasını ve kefenlenmesini sağaldık. Bizler de göçmen topluluklar olarak eğer inanç ve değerlerimize sahip çıkmazsak, eğitimden, ilimden uzaklaşırsak hiç şüphesiz o insanlar gibi bu toplum içerisinde asimile olur, kaybolur gideriz. Ancak bugün burada gördüğümüz tablo bizim geleceğe olan umudumuzu heyecanımızı arttırıyor. Avrupalı Müslümanlar olarak biz asimilasyona uğramayacağız, dinimizi yaşayacağız ve onu anlatacağız, yayacağız”

 “İlim yağmurdur, güneştir, kalplerimizde ışıktır”

Amsterdam İlahiyat Üniversitesi Rektörü Bahaeddin Budak da konuşmasında şunlara yer verdi: “İlim kadar güzel bir şey yoktur. İlim yağmurdur, güneştir, kalplerimizde ışıktır. İlimsiz yürek karanlıktadır. Ama ilme âşık olma gerek. İlmi sevmek ve talep etmek gerek ki, geri dönüşü olsun; dünyamıza yağmur olsun yağsın, güneş olsun doğsun, ışık olsun aydınlatsın.  Zamanında âlimler, bir hadis öğrenebilmek için ta Buhara’dan Mısır’a, Mısır’dan Medine’ye gitmişler. Zamanımızda ilimler insanların ayağına kadar geliyor, ancak onu talep eden yok. İlme, toplum olarak sahip çıkmak, sarılmak zorundayız. Hele ki Hollanda’ya kök salmak gibi bir niyetimiz varsa, mutlaka Hollanda dilinde ilahiyat eğitimi veren müesseslerin varlığı bizi sevindirmeli, heyecanlandırmalı. Bunun ne kadar önemli olduğunu konuşmacılarımız ifade ettiler.  Bundan dolayı da kurmuş olduğumuz Amsterdam Uluslararası İlahiyat Fakültesi’nde lisans seviyesinde imam ve manevi rehberlik bölümümüz, İslam din dersi bölümümüz ve bunların yanı sıra mastır düzeyinde ilahiyat eğitimimiz devam etmektedir.
Her yöneticimizin, her eğitim veren kardeşimizin en azından lisans seviyesinde bir eğitim görmesi gerekmekte. Böyle olursa hem bu toplumu iyi anlamış olur hem de İslam’ı ödün vermeden en iyi bir şekilde temsil eder, anlatır, aktarır. Şu an buradan mezun olan kardeşlerimizin ikinci adımı da Amsterdam İlahiyat Üniversitesi olmalıdır. Neslimizin en iyi ve güzel bir şekilde yetişmesi için bu çalışma ve hizmetlerimiz aksamadan, eksilmeden artarak devem edecektir.”

“Bu kurumların yaşaması için daha fazla emek vereceğiz”

SİM önceki  eğitim başkanlarından Kenan Aslan konuşmasında kendisiyle alakalı yaşadığı bir hatıradan yola çıkarak, “Bizler görev almaktan uzak idik, Zekeriya Budak Hocamız bizlere görev verdi ve eğitim kurumunun tepeden tırnağa yenilenmesine, hafızlık kursunun başlatılmasına ve yüzlerce talebenin yetişmesine vesile oldular. Sizler de bu yolla hareket edin. En az bir insanın elinden tutun ve ona görev verin, yetiştirin. Bu yolculuk, emek verilmedin, zahmet çekilmeden, kendi hayatından bazı fedakârlıklar yapmadan tamamlanmıyor.” ifadelerini kullandı.

Programda, ev sahibi olarak bulunan SİM Camii Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriyya Budak, Erol Musab Adıgüzel, Belçika Açık Öğretim İmam hatip Lisesi Sorumlusu Elif Topal, kurs müdür eski yardımcısı Çiğdem Biçer  ve bazı talebeler de birer konuşma yaparak düşüncelerini paylaştılar.

Program, toplu fotoğraf çekiminin ve verilen ikramın ardından sona erdi.

Mezuniyet diploması alan talebeler:

Ali Kırmızıyüz, Nefise Kondu, Zehra Türkan, Rabia Kaya, Esra Büçgün, M. Ali Koç, Yeter Öztürk, Songül Kaynarca, Esma Acer, Selim Kaya, Sümeyye Karagöz, Yusuf Kaya, Güllü Demir, Büşra Erdoğan, Rabia Yeşil, Serhat Ünal, İbrahim Özel, Havva Demirci, Ayşegül Korkmaz, Bilal Bilgin, Sümeyye Boysak, Beyzanur Baştuğ, Sabri Kaya, Talha Çelik

DN