Hollanda devleti, Pegida hareketi liderine Kur’an-ı Kerim’i yakma eylemine ‘düşünce özgürlüğü’ diyerek izin vermeye devam ediyor. Diğer taraftan Hollanda’daki Müslümanlar, kutsal kitaplarına yapılan saldırıya karşı çıkarken, Hollanda basını “Müslümanlar düşünce özgürlüğüne karşı” tarzında haberler yapmaktadır.

Düşünce özgürlüğü kimin için, neye göre! Hollanda’da düşünce özgürlüğü de şaşkına dönmüş durumda.

Bu olay sonrası dikkatimi çeken tespitlerim, oluşturulan algılar ve buna nasıl karşı konulabileceği ile ilgili düşüncelerimi şu şekilde sıralamak istiyorum.

Önce bir kaç istatistik.

  1. Pegida Hareketi ve İzin Sayıları:
  • Son beş yıl içinde Pegida hareketine verilen izin sayıları incelendiğinde, bu eylemlerin sıklığının arttığı gözlemlenmektedir. 2019’da sadece bir kez izin verilirken, 2023’e gelindiğinde bu sayı üçe yükselmiştir.
  1. Müslüman Topluluğunun Tepkisi:
  • Müslüman topluluğunun bu eylemlere karşı tepkisi, sosyal medyada ve protesto gösterilerinde görülüyor. 2023 yılında yapılan anketlere göre, Hollanda’daki Müslümanların %65’i, Kur’an-ı Kerim’i yakma eylemlerine karşı olduklarını ifade etmiştir.
  1. Seçim Sonuçları ve Toplum Algısı:
  • 2023 seçim sonuçlarına göre, PVV Partisi’nin kazanması, toplumda bir güç değişimini simgeliyor. PVV’nin kazanmasıyla birlikte, yapılan bir ankette katılımcıların %52’si, artık daha rahat ifade edilmeyen düşüncelerin açıkça ifade edilebileceğini düşündüklerini belirtmiştir.
  1. Değerlerin Algılanışı:
  • Kur’an-ı Kerim’i yakma izni, toplum içinde değerlerin algılanışında çatlamalara neden olmuştur. Bir kamuoyu araştırmasına göre, Hollanda’daki genel nüfusun %45’i, bu eylemi düşünce özgürlüğü olarak kabul ederken, %35’i bu tür eylemlerin sınırlanması gerektiğini düşünmektedir.

Tespitler ve Oluşturulan Algılar:

  1. “Hoşgörülü Hollanda”

Hollanda, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra özgürlükçü bir ülke olarak bilinir. Okullarda hoşgörülüyüz, bir ülkeyiz’ şeklinde öğretilir. Hoşgörünün yazılı olmayan içeriği benim gözlemime göre şudur:  Sana izin verdiğim sürece özgürsün. Sınırı aşarsan, tokadımı yersin.”

  1. “Özgürlükçü Hollanda”

Ocak 2023’te hem Hollanda hem de İsveç’te Kur’an-ı Kerim’i yakma eyleminin bir yıl ardından Hollanda’da tekrar yapılması istendi. Oluşturulan algı şu: “Burası Hollanda, özgürlükler ülkesi. Bugün olmazsa yarın yakarız. Ama tekrar yaparız!”

  1. PVV Partisi’nin seçim ‘zaferi’ sonrası toplum ruhu: “İstediğimizi yaparız”

20 Kasım 2023 seçimlerinde Hollanda’da Müslümanlar ve azınlıklar karıştırdığı Wilders’in PVV partisi 37 milletvekili ile seçimin ana galibi oldu. Toplumda, bundan sonra söylenemeyenlerin daha rahat söylenebileceği algısı oluştu. “Biz artık en büyük partiyiz. Çoğunluk bizde. İstediğimizi yapar, dilediğimizi söyleriz.”

  1. “Müslümanların değerleri değersizleştiriliyor”

Kur’an-ı Kerim’i yakmaya izin vermek, Hollanda’da düşünce özgürlüğü olarak kabul ediliyor. Kur’an-ı Kerim, Hollanda’da yaşayan Müslüman çoğunluğunun en önemli değeri iken, başka bir grup tarafından Kur’an-ı Kerim hiçe sayılıyor! Kimin değerini hangi ölçüte koyarak karar ereceğiz? Anlamı:

“Müslüman kitlenin değerlerini, kriteri olmayan bir ölçüye koyarak değerini azaltırız. Biz yaptık oldu!”

  1. “Müslüman kökenli belediye başkanına da olsa, sorun yok, ipler bizde!”

Arnhem şehrinin Belediye Başkanı Müslüman kökenli bir Faslı. Bu olay herhangi bir şehirde yapılmayıp özellikle orada yapılması manidardır. Oluşturulan algı “Burası özgürlükler ülkesi. Başkanı Müslüman olan bir şehirde biz istediğimiz şekilde değerlerle oynarız, buna Müslüman başkan da olsa engel olamaz.”

  1. “Filistin davası ve Müslümanların değerleri”

Kur’an-ı Kerim’i yakma günü, Güney Afrika ülkesi İsrail’i Lahey İnsan Hakları Suçluları Mahkemesine götürülmesi ile aynı zaman diliminde olması manidardır. Dünya kamuoyuna mesaj şu: “Hollanda mahkemesinde Filistin davası bir insanlık davasına çekilmek istense de, Müslümanların inandığı değerlere itibar edilmez.”

  1. “Hollanda’da 1 milyon Müslüman da olsa….”

1 milyon Müslümanın olduğu Hollanda’da, bu eylemin yapılması ve bu insanların ve örgütlerin buna diplomatik yollarla engel olamaması manidardır. Anlamı: “Sayınız bizi ilgilendirmez, güç bizde.”

Sonuç:

Hoş görmeyi “biz” belirleriz, özgürlük gruba göre değişir, direnişi kırmaya devam ederiz, değerlerinizi hiçe sayıyoruz, güç bizde!

Diğer taraftan küçük bir grup etkili kutsal hakaret hareketini sağduyulu Hollandalıların çoğunluğu desteklemiyor. Öyleyse sağduyulu Hollandalı kurumlarla ortak paydalarda buluşup ortak hareket etme yolları aranmalı.

Somut olarak ne yapılmalı?

  1. İki elin sesi var prensibi ile iç dayanışma.

Avrupa ve Hollanda’da yaşayan azınlık sivil toplum örgütleri, önce kendi aralarında etnik, siyasi, ideolojik ve dini konulara girmeden bir araya gelmeli ve birbirlerine saygı göstererek çalışma yürütmelidir.

  1. İşinde iyi olan yerel Avrupa ve Hollanda sivil toplum örgütleri ile beraber yürünmeli. Avrupa ve Hollanda’da özgürlüğü ve sivil toplum haklarını savunan aktif ve etkin örgütlerle plan ve hareket etmek önemlidir. Çünkü bu sivil toplum örgütleri Avrupa’nın ve Hollanda’nın sosyal altyapısını daha iyi bilmekte, hakları savunma konusunda daha tecrübelidirler.
  2. Şu 3 aktif ve etkin sivil toplum kuruluşu ile iletişim kurulmalı.

İnanın yüzlerce kuruluş Avrupa’da azınlıklarla birlikte çalışmak istiyor ama kapılarını çalan birileri yok.

Kim bunlar?

Bana göre şu an etkili olanları şunlar:

  1. A. Extention Rebellion hareketini özellikle saymak isterim. Hani İsrail’in Gazze’yi topluca bombalamasından sonra herkesin “Ne yapabiliriz?” dediği, 23 Ekim’de Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı’nı işgal eden bir kurum. İnternet sitesi şu şekildedir:

[Extinction Rebellion](https://extinctionrebellion.nl/aciegroep-justice-now-van-extinction-rebellion-bezet-internationaal-strafhof-in-solidariteit-met-palestina/)

  1. B. Right forum. Eski Hollanda Başbakanı Van Agt’in de içinde bulunduğu Filistin davasını Hollanda gözüyle savunan bir kuruluş. [Right Forum](https://rightsforum.org/)
  2. C. Art.1 – Kenniscentrum Discriminatie Nederland: Hollanda’da her türlü ayrımcılığa karşı haklarınızı savunabileceğiniz bir kuruluş. [Art.1](https://www.art1.nl/)

Bu kuruluşlara en az bir mail atıp randevu talep ederek, bir araya gelmeli ve ortak hareket etme yollarını aramalı. Hem de en kısa sürede, mümkünse bu hafta!

O. Osman Elmacı