Hollanda İslamofobi Bildirme Vakfının yayımladığı “Burka Yasağı” raporunda, peçeli veya peçesiz Müslüman kadınların, yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana İslamofobik saldırılara daha sık hedef alındığı belirtiliyor.

Hollanda’da bulunan İslamofobi Bildirme Vakfı (Fl. Meld Islamofobie), Avrupa İslamofobi ve Dinsel Hoşgörüsüzlüğe Karşı Mücadele Gününde “Burka Yasağı” isimli raporu yayımladı. Ağustos 2019’dan itibaren Hollanda’da yürürlükte olan “burka yasağı” yasasını ele alan rapor, bu yasağın toplumdaki etkisini öne çıkarıyor. Vakfın araştırmalarına göre, burka yasağı İslamofobinin artmasına neden oluyor.

Raporda, bu yasanın resmî olarak amaçlandığı gibi daha iyi iletişim veya güvenliğe katkıda bulunmadığı savunuluyor. Uygulamada, bu yasa, yüzünü örten kadınları ve diğer Müslüman kadınları dışlamak, onlara adaletsiz davranmak, ayrımcılık yapmak, sözlü ve fiziksel olarak saldırmak için bir meşruiyet olarak kullanılmaktadır.

Hukuktan “Burka Avcılığına”

Vakfa göre, yasanın yürürlüğe girmesi Müslüman kadınlara yönelik “sözlü ve fiziksel İslamofobik saldırılar dalgasına” yol açtı. Vakfın yayımladığı basın açıklamasında yasanın gazetelerde “burka yasağı” ile ilgili ilginç haberlere yol açtığı bildiriliyor. Örneğin, AD Gazetesi, okurlarına, yasağın yürürlükte olduğu bölgelerde yaptırım uygulanmadığını, gören vatandaşların sivil gözaltına alma hakkına sahip olduklarını hatırlatmıştı. Vakıf, “Bu, çeşitli biçimlerde “burka avcılığı” çağrısına yol açtı. Kitlesel “avcılık” yoktu, ancak Müslüman kadınlara yönelik sözlü ve fiziksel İslamofobik saldırı dalgası vardı” ifadelerini kullandı.

Rapora göre peçeli veya peçesiz Müslüman kadınların, yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana İslamofobik saldırılarla daha sık hedef alındığını belirtiyor. Müslüman kadınlar, özellikle dükkanlar ve oyun alanları gibi yasanın uygulanmadığı ve polisin her zaman olmadığı yerlerde hedef alınmaktadır. Bunun yanı sıra, polis memurlarının yasanın içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve Müslüman kadınlar tarafından güvenilmedikleri eklendi. Vakaların yaklaşık yarısının reşit olmayan çocuklara yönelik olması raporun en üzücü yanı. Çocuklar peçe takan annelerinin sözlü saldırılara ve şiddete hedef olmasını izlemek zorunda kaldılar.

“Peçesiz Kadınlar Da Mağdur Oluyor”

Hollanda Yayın Kurumunun Radyosu olan NOS Radio 1 Journaal’da Meld İslamofobi Vakfının kurucularından Ibtissam Abaaziz “İnsanlar bize çok üzücü hadiselerle ulaşıyorlar” dedi. Abaaziz “Yasanın amacı güvenliği ve iletişimi teşvik etmek ama bunun tersinin olduğunu görüyoruz. Sokakta insanlar taciz ediliyor ve fiziksel saldırıya uğruyor. Yasa İslamofobiyi ifade etmek için kullanılıyor. Yüzlerinde peçe olmayan, ama başörtüsü olan kadınların da mağdur olduğunu görüyoruz. ” ifadelerini ekledi. Vakfa göre, Hollanda’da tahmini 200 ila 400 kadın peçe takıyor. Rapor 57 vaka topladı, ancak Abaaziz başlarına gelenleri rapor etmeye cesaret edemeyen veya prosedürleri takip etmek istemeyen birçok kadının da olduğunu vurguladı.

Danıştay, Uluslararası Af Örgütü ve Hollanda İnsan Hakları Enstitüsü yasağı şiddetle eleştirmişti. Rapor, bu yasayla siyasetin daha önce sorun olmayan yerlerde sorunların oluşturduğunu savunuyor. Meld İslamofobie Vakfı bu nedenle Temsilciler Meclisi’ni bu yasağı yeniden ve normalden daha erken değerlendirip kaldırmaya çağırıyor. Normal şartlarda değerlendirmeler iki yıl içerisinde gerçekleşiyor. Vatandaşların bu çağrıyı DeGoedeZaak sivil hareketiyle iş birliği içinde bir dilekçe yoluyla destekleyebilecekleri aktarıldı.

(eh)

Fotoğraf: Shutterstock.com